fuse

/fjuːz/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"fuse" kelimesinin Türkçesi: fitil, erimek, eritmek, yapışmak, sigorta. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfitil
Genelerimek
Geneleritmek
Genelyapışmak
Genelsigorta
Genelhavai fişek fitili
Genelpatlayıcı maddenin patlama cihazı
Genel(elek.) (sig.)orta
Genel(sig.)orta takmak
Genelfitil koymak
Geneleriyip birbiriyle kaynaşmak

Görsel

Dekoratif Yeşil Sarı Geçişli Cam Kavanoz Mum ve Yanan Fitil DetayıÇift Fitilli Beyaz Mum: Kırmızı ve Mavi Detaylı Sade Dekorasyon ObjesiNötr arka planda yanan çift fitilli yeşil cilalı dekoratif mum objesiBeyaz ve sarı renkli cam kavanozda ahşap fitilli, alev şeklinde mum

Tanım

•make liquid or plastic by heating
•any igniter that is used to initiate the burning of a propellant

Diğer Dillerde

Rusçaдетона́тор, запа́л, огнепрово́дный шнур, пла́вкий предохрани́тель, предохранять, про́бка
Arapçaفَتِيل, مصهر, مُنْصَهِرَة
Farsçaفیوز
Azericefitil, piltə
Yunancaεμπύρευμα, θρυαλλίδα, λιώνω, τήκομαι, τηκτασφάλεια, τήκω
Korece도화선, 신관, 퓨즈
İsveççepropp, säkra, säkring, sammansmälta, stubin, stubintråd
Ukraynacaзапальни́й ґніт, запа́лювальний ґніт
Çekçedoutnák, pojistka, rozbuška, roznětka
Macarcabiztosíték, gyújtózsinór, gyutacs, hirtelen harag, kanóc, könnyen begurul
İbraniceהִתְמַזֵּג, מִזֵּג
Dancalunte, sikring, tændrør
Norveççefenghette, tennsats
Bulgarcaбушо́н, запа́лка, стапям, топя се, фити́л
Slovakçapoistka, poistky
Litvancasaugiklis
Letoncadrošinātājs
Estoncasütik

Etimoloji

From Italian fuso and French fusée, from Latin fūsus (“spindle”).

Kelime Ailesi

autofuse
Bickford fuse
circumfuse
concussion fuse
defuse
electrofuse
fuse box
fuse plug
fuselike
fusogen
fusome
fusor
hobby fuse
interfuse
long fuse
multifuse
percussion fuse
polyfuse

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Sigorta atmış.
The fuse has blown.
Sigorta patladı.
The fuse blew.
Sigortayı yaktım.
I lit the fuse.
Bir sigorta atmış.
A fuse has blown.
O çabuk öfkelenir.
He has a short fuse.
O kolay öfkelenir.
He has a short fuse.
O öfkelenmemeliydi.
She shouldn't have blown a fuse.
Tom fitili ateşledi.
Tom lit the fuse.
(Elektrik kesintisi)
(Fuse blowing)
Bütün gövde 50 kilo.
50 kilos for the entire fuselage.
O kolayca sinirlenir.
He has a short fuse.
Işıktan yaratılmıştır.
So the fuse is lighted.