failing

/ˈfeɪ.lɪŋ/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"failing" kelimesinin Türkçesi: kusur, zaaf, ayıp, eksilen., zail olan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkusur
Genelzaaf
Genelayıp
Geneleksilen.
Genelzail olan
Genel(edat) olmadığı takdirde. failing that aksi takdirde.

Görsel

Sürekli eleştiren, her şeyde kusur arayan insanlar aslında sizden değil, kendilerinden emin değildir. Kişinin muhatabına yaptığı her fena tavır, temelde kendinde de bildiği bir eksikliktendir. Eğer biri sizi durmadan eleştiriyorsa, kendisinde eksik, yanlış bir şey görüyor ve bunun yüzleşmeye gücü olmadığından size yükleyerek iyileşmeye çalışıyordur. Akılsız olmayan insanlar kendi akıllarını karşısındaki kişilerde kusur bularak ispat etmeye kalkar. Akıllı insanlar, onun bunun ne yaptığıyla ilgilenmez, yalnız işine bakar.Odun Ateşinde Izgara Et Şiş ve Renkli Sebzelerle Kusursuz Ahşap SunumGöl Yüzeyinde Kusursuz Yansıyan Sonbahar Ağacı ve Modern Ahşap KulübeYüksek Hızda Çekilmiş Su Sıçratma Anı ve Gölgede Kusursuz Yansıma

Tanım

•below acceptable in performance
•failure to reach a minimum required performance

Atasözü & Deyim

“Kadı kızında bile kusur olur”
“Her güzelin bir kusuru vardır”
“Kusursuz dost arayan dostsuz kalır”
“Kusursuz güzel olmaz”

Diğer Dillerde

Arapçaفِي حَال عَدَم حُدُوث
İsveççebrist, fel, svaghet
Rumencedefect
Bulgarcaако не, в отсъствие на, грешка, недостатък
İrlandacalaige

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Ne öğrenmiyorlar?
What are they failing to learn?
Tarihten kalýyorum
I'm failing history class;
Hafızam zayıflıyor.
My memory is failing.
İşimi başaramıyorum.
I'm failing at my job.
Onun sağlığı bozuluyor.
His health is failing.
Affetsinler, geçsinler.
They should forgive and overlook (their failings).
Denememek başarısız olmaktır.
Not trying is failing.
Öğrenmeyi neden başaramıyorlar?
What are they failing to learn?
Eğer bunu başaramazsa hasta ölür.
Failing this, the patient dies.
Böyle başarısızlığa uğramazlardı.
They shouldn't be failing like this.
Veritabanı açılmaıyor. Çıkılıyor.
Failing to open database. Exiting
Ben yemek yapmakta başarısız oluyorum.
I am failing at cooking.