winning

/ˈwɪnɪŋ/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"winning" kelimesinin Türkçesi: kazanma, kazanan, galip, cazip, alıcı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkazanma
Genelkazanan
Genelgalip
Genelcazip
Genelalıcı
Genelsevimli
Genelgalip gelme
Genel(gen.) (çoğ.) kazanç
Genelkazanılan para
Genelcazip bir şekilde.
Genelhoş. winning stroke başarı kazandıran vuruş. winningly cezbederek

Tanım

•succeeding with great difficulty
•very attractive; capturing interest

Atasözü & Deyim

“Kazanmayanın kazanı kaynamaz”
“Mal canı kazanmaz, can malı kazanır”

Diğer Dillerde

Rusçaвы́игрышный, побе́дный, привлека́тельный, располага́ющий
Portekizceganhador
İsveççesegrande, vinnande
Fincehurmaava, valloittava, voitto-
Macarcamegnyerő
Dancavindende
Norveççevinnende
Galiçyacatriunfador

Etimoloji

Scottish altered form of Finan.

Kelime Ailesi

don't change a winning team
prize-winning
sand winning
winning hand
winning hazard
winning is a great deodorant
winning post
winning streak
winning ways
winningly
winningness

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Kazandın mı?
Winning?
Kim kazanıyor?
Who's winning?
Tom kazanıyor.
Tom's winning.
Kazanan Diller
Winning Languages
Tom kazanmıyor.
Tom isn't winning.
Birisi piyango.
One of them is winning the lottery.
Biz kazanıyoruz.
We're winning.
Ben kazanıyorum.
I'm winning.
Tom kazanıyordu.
Tom was winning.
Kazanıyor musun?
Are you winning?
ESWC 2010 Zaferi
Winning the ESWC 2010
Sonunda kazandım.
I ended up winning.