dock

/dɒk/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"dock" kelimesinin Türkçesi: indirmek., rıhtım, ücret, mahkemede sanık yeri., (den) havuz. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelindirmek.
Genelrıhtım
Genelücret
Genelmahkemede sanık yeri.
Genel(den) havuz
Genelgemi havuzu
Geneldok: iskele
Genelkarabuğdaya benzer bir ot. patience dock labada
Genelrıhtıma yanaşmak
Genelhavuza çekmek
Genelhavuza girmek. dockage havuz veya rıhtım ücreti. docker havuz veya tersane işçisi. dockmaster tersane müdürü. dockyards tersane. floating dock yüzer havuz.
Genel(zool.) hayvan kuyruğunun etli kısmı
Genelkuyruğunu kesmek
Genel(bot.) Rumex patientia sour dock kuzukulağı
Genel(bot.) Rumex acetosa.

Tanım

•a short or shortened tail of certain animals
•maneuver into a dock

Diğer Dillerde

İspanyolcaacedera, acoplamiento, arribar, banquillo, banquillo de los acusados, curcusilla
İtalyancaattraccare, banco degli imputati, lapazio, molo, romice
Rusçaдок, лопу́х, пане́ль зада́ч, пирс, подреза́ть, подре́зать
İsveççeanklagades bänk, brygga, docka, komma i hamn, kupera, pir
Ukraynacaла́ва підсу́дних, пірс, при́плав
Hintçeगोदी
Fince-piste, -puoli, alentaa, hännäntynkä, hännäntyvi, hierakka
Macarcabojtorján, dokk, kiköt, sóska, stég, vádlottak padja
İbraniceמַעֲגָן, עגן
Latincenavale
Dancaanklagebænk, anløbsbro, beskære, dokke, gå i havn, halerod
Norveççebrygge
Vietnamcachút chít
Bulgarcaзакачане, ла́пад, орязвам, подрязвам, подсъди́ма скаме́йка, при́стан
Slovakçalavica obžalovaných
Taycaท่า
Katalancadàrsena, moll, paradella, romàs
Baskçamingarratz, nasa, uztao

Etimoloji

From Middle English dokke, from Old English docce, from Proto-West Germanic *dokkā, from Proto-Germanic *dukkǭ (compare Old Danish dokke (“water-dock”), West Flemish dokke, dokkebladeren (“coltsfoot, butterbur”)), from Proto-Indo-European *dʰew- (“dark”) (compare Latvian duga (“scum, slime on water”)).

Kelime Ailesi

airdock
balance dock
Barry Dock
bloody dock
butterdock
candock
cattle dock
curled dock
dock connector
dock door
dock leaf
dock pudding
dock walloper
dock walloping
dock warrant
dock worker
dockable
dockage

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom rıhtımda.
Tom is on the dock.
Panele ekleniyor
Docking in System Tray
Kız limana bakıyordu.
The girl was gazing at the dock.
Tom rıhtımdan atladı.
Tom jumped off the dock.
Öntanımlı AraçlarName
Default Dockers
Sistem Çubuğuna Yerleş
Docking in System Tray
Kanalın sahibi ARD'dir.
The dock belongs to Dave.
Yumuşak bir kilitlenme.
We have soft dock.
Sistem sekmesinde göster
Dock in system tray
Sistem Çubuğuna & Yerleş
& Dock in System Tray
Krita için DockerComment
Docker for Krita
1 dakika içinde oradayız.
All right, gentlemen. We're gonna dock in a minute.