detrimental
/ˌdɛtɹɪˈmɛntəl/4 hece
C2 seviye
EN → TR
"detrimental" kelimesinin Türkçesi: zararlı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelzararlı
Görsel

Tanım
•(sometimes followed by ‘to’) causing harm or injury
Diğer Dillerde
Almancaabträglich, schädlich
Fransızcanéfaste, nuisible
Rusçaвре́дный, вредоно́сный
Arapçaضَارّ مُضِرّ
Azericezərərli, zərərverici, ziyankar, ziyanlı, ziyanverici
Felemenkçenadelig, schadelijk
Portekizcedanoso, prejudicial
Yunancaεπιβλαβής
Korece해로운
İsveççeskadlig
Lehçeszkodliwy, szkodnik
Ukraynacaшкідли́вий
Hintçeअपकारी, हानिकारक
Rumencedăunător, vătămător
Macarcaártalmas, káros, kártékony
İbraniceמזיק
Dancaskadelig
Bulgarcaвреден, увреждащ
Litvancanuostolingas
İrlandacaaimhleasach, díobhálach, dochrach
Ermeniceվնասաբեր, վնասակար
Gürcüceსაზიანო
Bengalceক্ষতিকর, ক্ষতিকারক
Etimoloji
From Medieval Latin *dētrīmentālis, from Latin dētrīmentum (“harm”), from dēterō (“to rub off, wear”), from dē- (“down, away”) + terō (“to rub or grab”).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu tehlikeli ve zarar vericidir.
This is dangerous and detrimental.
Gerçekten, bilgisayarlar zararlıdır.
Indeed, computers are detrimental.
Ve bu pompa edilen denizin yerli ekolojisine zararlıdır.
And this is detrimental to the local ecology of the sea area that it's pumped back out into.
Toksin, insan ve bütün hayvanlar için oldukça tehlikelidir.
These toxins can be very detrimental to both humans and animals.
Ve aynı zamanda, başkalarının mutluluklarına da zarar verirler.
And also, they are detrimental to others' happiness.
Tom'un stresli işi sağlığı üzerinde zararlı bir etkiye sahiptir.
Tom's stressful job is having a detrimental effect on his health.
Oksijen safsızlıklarının yararlı veya zararlı etkileri olabilir.
Oxygen impurities can have beneficial or detrimental effects.
Hastalık salgınları meydana geldiğinde ekosistem için zararlı olabilir.
When disease outbreaks occur, it can be detrimental to an ecosystem.
Bunlardan yollar en yaygın ve zararlı etkilere sahiptir (Spellerberg 1998).
Of these, roads have the most widespread and detrimental impacts (Spellerberg 1998).
Yeşil şeftali yaprak bitinin varlığı, mahsullerin kalitesine zarar verebilir.
The presence of the green peach aphid can be detrimental to the quality of the crops.
Gemide bu kadar yüksek üst yapıların olması yelken performansını düşürmekteydi.
Having such tall upper works on the ship was detrimental to sailing performance.
Çoğu amaç için ozon üretimi lambanın çalışmasının zararlı bir yan etkisi olacaktır.
For most purposes, ozone production would be a detrimental side effect of lamp operation.