"curdle" kelimesinin Türkçesi: pıhtılaştırmak, pıhtılaşmak, kesilmek. curdle the blood korku ve dehşet vermek, kanını dondurmak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpıhtılaştırmak
Genelpıhtılaşmak
Genelkesilmek. curdle the blood korku ve dehşet vermek
Genelkanını dondurmak.
Tanım
•turn from a liquid to a solid mass
Etimoloji
Metathesis of earlier dialectal cruddle, crudle, equivalent to curd + -le (frequentative suffix).
Örnek Cümleler
Tom kaymak tutmuş süt içti.
Tom drank curdled milk.
Eğer ciddiyseniz albümünü kıyaslayacağınız ölçüt budur."
Even intense charm can curdle if you lean on it exclusively."
Beni süt gibi dökmedin mi, Peynir gibi katılaştırmadın mı?
Haven't you poured me out like milk, and curdled me like cheese?
Jeremy Clarkson, 2008'de Curdle Hill Çiftliği dahil yaklaşık bin dönüm (4km2) satın aldı.
Jeremy Clarkson bought about a thousand acres (4 km2) in 2008 including Curdle Hill Farm.