curb

/kɜːb/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"curb" kelimesinin Türkçesi: mâni, tutmak, engel, fren, yenmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmâni
Geneltutmak
Genelengel
Genelfren
Genelyenmek
Genelatta suluk zinciri
Genelkuyu ağzı bileziği
Genelsokak kaldırımının kenar taşı
Genelmâni olmak
Genelhâkim olmak

Görsel

Sonbaharın Soluk Tonlarında Yapraklar Arasından Bakan Gizemli Yüz ManipülasyonuManitaya günde 8 kere sarılmak gerekiyormuş, kaldı 8Nude Pembe Oje Şişesi ve Sürülmüş Tırnaklarla Minimalist Manikür KonseptiBukleli Kızıl Saçlı Maniken Portre: Sıcak Altın Tonlu Stüdyo Çekimi

Tanım

•a stock exchange in New York, previously known as the New York Curb Exchange
•place restrictions on
•the act of restraining power or action or limiting excess

Diğer Dillerde

Fransızcabordure, bordure du trottoir
İtalyancacordolo, orlo del marciapiede
Rusçaбордю́р, обуздать, поре́брик, сдержать
Japonca縁石
Korece갓돌, 연석
İsveççetrottoarkant
Lehçekrawężnik
Ukraynacaбрі́вка, бро́вка
Finceajaa reunakiveykseen, este, hillitä, jalkakäytävän reuna, laita, pidike
Rumencebordură
Macarcajárdaszegély
Latincecompescō, crepīdō, refrēnō, reprimō
Dancakantsten
Endonezcekanstin, kereb
Bulgarcaобуздавам, обузда́ване, спира́чка, юзда́
Slovakçalem, lemovanie, obruba, olemovanie
Slovencerobnik
Katalancarastell, vorada
Galiçyacabordo, limitar, restrinxir
Galcegenffrwyn, ymyl pafin, ymyl palmant
İrlandacacolbha

Etimoloji

From Middle French courbe (“curve, curved object”), from Latin curvus (“bent, crooked, curved”). Doublet of curve.

Kelime Ailesi

bite the curb
curb appeal
curb bit
curb chain
curb crawler
curb cut
curb cut effect
curb extension
curb market
curb number
curb roof
curb service
curb strip
curb weight
curb-appeal
curb-bit
curbable
curber

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Kaldırıma kadar çekin.
Pull up to the curb.
Kaldırımın kenarına oturdu.
Tom sat on the curb.
Kaldırım kenarında oturdum.
I sat on the curb.
"Hareketleri engellenmelidir.
"Their movement must be curbed.
Kaldırım taşına çarpmamaya çalışın.
Try not to hit the curb.
Kaldırım kenarına çok yakın durmayın.
Don't stand so close to the curb.
Özgürlüğümüz yeterince engellenmiş değil mi?
Aren’t our freedoms curbed enough?
Genişleyen kaldırımlar trafiğin akışını yavaşlatıyor.
Curb extensions force traffic to slow down.
Bulgar ve Romen işçilerin engellenmesi nedeniyle hüsran
Disappointment over curbs on Bulgarian, Romanian workers
Çok naziksiniz ve coşkuyu dizginlediniz, sadece birazcık.
Curb the enthusiasm, just a little bit.
AK'den Yunanistan'ın Bütçe Açığını Kapatma Çabalarına Övgü
EC Praises Greek Efforts to Curb Budget Deficit
AK'den, Bulgaristan ve Romanya'ya yolsuzluğu önleme çağrısı
EC urges Bulgaria, Romania to curb corruption