broil
/bɹɔɪl/1 hece
EN → TR
"broil" kelimesinin Türkçesi: mücadele, kavga, kızartmak, münakaşa, kendi kendini yemek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmücadele
Genelkavga
Genelkızartmak
Genelmünakaşa
Genelkendi kendini yemek
Genelızgara. broiler et veya balık pişirmeye mahsus ızgara veya tava
Genelızgaralık piliç.
Genelkargaşalık: münakaşa etmek
Genelızgara yapmak
Genelpatırtı etmek.
Genelateşte pişirmek
Genelfazla ısıya maruz kalmak
Genelsabırsızlık v.b.'nden tutuşmak
Görsel




Tanım
•be very hot, due to hot weather or exposure to the sun
•cooking by direct exposure to radiant heat (as over a fire or under a grill)
Diğer Dillerde
Etimoloji
From Middle English broylen, brulen (“to broil, cook”), from Anglo-Norman bruiller, broiller (“to broil, roast”), Old French brusler, bruller (“to broil, roast, char”), a blend of two Old French verbs: * bruir (“to burn”), from Frankish *brōjan (“to burn, scald”) * usler (“to scorch”), from Latin ustulō (“to scorch”)
Kelime Ailesi
Örnek Cümleler
Aşçı eti ızgarada pişirdi.
The cook broiled the meat.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.
They gave him a piece of a broiled fish and some honeycomb.
Alevlenmemişse, karışım çabucak kızartılabilir.
If not flambéed, the mixture may be quickly broiled.
Et daha sonra fırınlanır, mangalda pişirilir veya ızgara yapılır.
The meat is then grilled, baked, barbecued, or broiled.
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?
What could be easier, more filling or healthier for your family than broiling a steak?