brim

/bɹɪm/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"brim" kelimesinin Türkçesi: kenar, bardak veya fincan gibi çukur bir kabın ağzı, dışarı doğru taşan veya çıkıntılı olan kenar, ağzına kadar dolu olmak, ağzına kadar doldurmak. brimful ağzına kadar dolu. brimmer ağzına kadar dolu kadeh veya kâse.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkenar
Genelbardak veya fincan gibi çukur bir kabın ağzı
Geneldışarı doğru taşan veya çıkıntılı olan kenar
Genelağzına kadar dolu olmak
Genelağzına kadar doldurmak. brimful ağzına kadar dolu. brimmer ağzına kadar dolu kadeh veya kâse.

Görsel

Tenis kortu kenar çizgili sahada - dinamik sporŞık Siyah Kapı Önü Paspası ve Dekoratif Geometrik Kenar DetayıBeyaz Modern Villada Lüks Yaşam ve Sıfır Kenar Havuz AyrıcalığıGeleneksel Meksika Kokteyli, Tuzlu Kenar ve Taze Misket Limonu Süslemesi

Tanım

•a circular projection that sticks outward from the crown of a hat
•fill as much as possible

Atasözü & Deyim

“Anasına bak, kızını al, kenarına (kıyısına, tarağına) bak, bezini al”
“Deniz kenarında dalga eksik olmaz”
“Irmak kenarına çeşme yapılmaz”
“Yabancı koyun kenara yatar = Yabancı kuşun başı kanadı altında olur”

Diğer Dillerde

AlmancaRand
Fransızcabord, remplir à ras bord
İspanyolcaborde
İtalyancabordo, essere colmo, essere pieno zeppo, orlo, traboccare
Rusçaкрай, наполня́ться до краёв
Arapçaحَافَة
Felemenkçeboord, overlopen, rand, tot de rand toe vullen
Portekizceaba, boca
İsveççebrädd
Lehçekrawędź
Fincekaataa täyteen, laita, nokka, olla täynnä, pursua, reuna
Çekçehrana, okraj
Macarcacsordultig telt, száj, szél
İbraniceגדוש
Dancabramme med
Bulgarcaбряг, напълвам догоре, пълен догоре, ръб
Katalancavora
Galiçyacaarengo, beira, beiril, borda, borne, canto
Gürcüceგადაივსება, ლიცლიცებს
Khmerceមាត់

Etimoloji

As an English surname, spelling variant of Bream. As a Jewish surname, acronymically from Hebrew בן רבי (bén rabí, “son of Rabbi…”) followed by a Yiddish personal name. Compare Brill.

Kelime Ailesi

abrim
brim over
brimful
brimfully
brimless
brimmed
brimmer
brimming
brimmy
broadbrim
halo brim
hatbrim
overbrim
snapbrim
to the brim
underbrim

Örnek Cümleler

Blende Kükürt
Blende Brimstone – sulfur
Kupa ağzına kadar dolu.
The cup is filled to the brim.
Bardağı ağzına kadar doldur.
Fill the glass to the brim.
Fincanı ağzına kadar doldurdu.
He filled the cup to the brim.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.
I filled the jug to the brim.
Kahve fincanı ağzına kadar dolu.
The cup of coffee is full to the brim.
Tom fincanı ağzına kadar doldurdu.
Tom filled the cup to the brim.
Cehennem azabından da bahsedilmiyor.
But it's not about fire and brimstone either.
Tom, geniş kenarlı bir şapka giyiyor.
Tom is wearing a wide-brimmed hat.
Sepet ağzına kadar çileklerle doluydu.
The basket was filled to the brim with strawberries.
Tom geniş kenarlı bir şapka giyiyordu.
Tom was wearing a wide-brimmed hat.
Mary'nin gözleri gözyaşlarıyla doluydu.
Mary's eyes were brimming with tears.