Örnek Cümleler
Mary'nin gözleri gözyaşlarıyla doluydu.
Mary's eyes were brimming with tears.
Localar, kralın konuşmasını bekleyen monarşistlerle doluydu.
The balconies were brimming with monarchists, in anticipation of the king's speech.
Lynn Verinsky, profesyonel bir tırmanışçı, görünüşe bakılırsa kendine güveni tamdı.
Narrator: Lynn Verinsky, a professional climber, who appeared to be brimming with confidence.