beating
/ˈbiːtɪŋ/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"beating" kelimesinin Türkçesi: dövme, vuruş, dayak, yenilgi, mağlubiyet. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldövme
Genelvuruş
Geneldayak
Genelyenilgi
Genelmağlubiyet
Genelatış (kalp)
Görsel




Tanım
•the act of inflicting corporal punishment with repeated blows
Atasözü & Deyim
“Harman dövmek keçinin işi değil”
“Kızını dövmeyen, dizini döver”
Diğer Dillerde
Almancabut see vernichtende Niederlage, Herzschlag, Prügel, Schlagen, Verprüglung
Fransızcabattage, battement
İtalyancabastonata, bastonatura, battito, sconfitta, smacco, sonora sconfitta
Rusçaбие́ние, битьё, избие́ние, побо́и, пораже́ние
Arapçaضَرْب
Ukraynacaбиття́, побиття́, побі́й
Macarcaverés
Norveççehjerteslag, slag
Slovakçatlkot
Katalancabatussa, fart de jacos, gec de jacos, pallissa
Galiçyacabatido, boura, latexo, malladura, malleira, palpitación
İrlandacagreasáil
Ermeniceծեծ
Malaycadebar, paluan
Tamilceஅடி
Telugucaకొట్టుట
Svahiliuchapaji
Esperantobatado
Belarusçaбіццё, пабiццё, пабо́i
Etimoloji
By surface analysis, beat + -ing.
Kelime Ailesi
ass beating
bare beating
beating heart
breast-beating
chest-beating
drumbeating
goldbeating
take some beating
unbeating
wife-beating
wifebeating
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Kalbim atıyor.
My heart is beating.
Lafı dolandırma.
Stop beating around the bush.
3-0 beni yeniyor.
He's beating me, three to zip.
O kanseri yeniyor.
She's beating cancer.
Tom davul çalıyor.
Tom is beating a drum.
Tom Mary'yi dövüyor.
Tom is beating Mary.
Mary kızını dövüyor.
Mary is beating her daughter.
'O dayak durmayacak.
'He won't stand beating.
Lafı dolandırmıyorum.
I'm not beating around the bush.
Meg bir davul çalıyor.
Meg is beating a drum.
Dolaylı konuşmayı kes.
Stop beating around the bush.
Kalbim atmayı bıraktı.
My heart stopped beating.