backbone
/ˈbækˌbəʊn/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"backbone" kelimesinin Türkçesi: belkemiği, şey, metanet., (anat.) omurga, görünüm veya görev itibariyle belkemiğine benzeyen herhangi bir. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbelkemiği
Genelşey
Genelmetanet.
Genel(anat.) omurga
Genelgörünüm veya görev itibariyle belkemiğine benzeyen herhangi bir
Genelkarakter kuvveti
Tanım
•the part of a network that connects other networks together
Diğer Dillerde
AlmancaRückgrat, Wirbelsäule
Rusçaкостя́к, осно́ва, позвоно́чник, сте́ржень, хребе́т
Arapçaدِعَامَة, شَجَاعَة, عَمُود فَقْرِيّ
Farsçaستون فقرات
Tatarcaумырткалык
Felemenkçeruggengraat
İsveççegrundstomme
Finceselkäranka
Çekçepáteř
İbraniceעַמּוּד שִׁדְרָה
Latincecolumna vertebralis
Norveççeryggrad, ryggsøyle, virvelsøyle
Vietnamcaxương sống
Slovencehrbtenica
Letoncamugurkauls
Taycaกระดูกสันหลัง
Etimoloji
From Middle English bakbon, bakebon, bac-bon; equivalent to back + bone. Compare the semantically analogous English ridgebone.
Kelime Ailesi
backboned
backboneless
Bustamante backbone
devil's backbone
to the backbone
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom'un omurgası yok.
Tom has no backbone.
3-karbon omurgası vardır.
It has a 3-carbon backbone.
Naylon 6,6'nın omurga kısmı
Portion of backbone of nylon 6,6.
- Ama glukozun karbon yapısı var.
And it breaks that carbon backbone into two.
She's not like Handan Hanım at all.
She's a lady to the backbone.
Bel ile kaburgalar arasından çıkar o su.
Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
Tarım, bölge ekonomisinin bel kemiğidir.
Agriculture is the backbone of the region's economy.
Söz ve müziği Soner Sarıkabadayı'ya aittir.
Conversation and music form the backbone of the weekends.
(O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar.
Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
Omurga ile kaburga kemikleri arasından çıkar.
Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
Belden çıkar ve kaburga kemiklerinin arasından.
Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
Tapınaklar ekonominin temel dayanağını oluşturdu.
The temples formed the backbone of the economy.