Ana içeriğe geç
Sözlük
/
telkin

telkin

/telˈcin/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"telkin" kelimesinin İngilizcesi: inculcation, inspiration, teaching. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Dininculcationnoun
Genelinspiration
Genelteaching

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)telkini
Yönelme (-e)telkine
Bulunma (-de)telkinde
Çıkma (-den)telkinden
Tamlayan (-in)telkinin
Çoğul (-ler)telkinler

Tanım

isim: Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama
din bilimi: talkın
ruh bilimi: Bilinç dışı bir sürecin aracılığıyla, kişinin ruhsal veya fizyolojik alanıyla ilgili bir düşüncenin gerçekleştirilmesi

Atasözü & Deyim

Âleme verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı

Diğer Dillerde

to inhale, breathe in
çekim: geçmiş atmete ein · ortaç eingeatmet · şimdiki atmet ein · ulaç einatmend
eş: Atem holen, Luft holen, Luft schnappen, inhalieren
zıt: ausatmen
köken: ein- + atmen
aile: Einatmer, Einatmung, einatmend, eingeatmet
Entferne ein Paket ohne BestätigungsaufforderungBir paketi telkin olmaksızın sil
Fransızcadoctrine, enseignement, inspiration (dişil) /dɔk.tʁin/
doctrine
çekim: çoğul doctrines
eş: dogme, doxa, paradigme, théorie
köken: Learned borrowing from Latin doctrīna.
aile: doctrinaire, doctrinal, endoctriner
Supprime un paquet silencieusementBir paketi telkin olmaksızın sil
corps de doctrine
İspanyolcaámbito didáctico, docencia, enseñanza, inspiración (dişil) /doˈθenθja/
teaching · tutoring
çekim: çoğul docencias
eş: enseñanza
köken: From docente + -ia.
AA., Para hacerte saber mil cosas nuevas.Ayrıca ona bin bir zikir telkin eder.
electric shock, electrocution · brainwave
çekim: çoğul folgorazioni
eş: fulminazione, illuminazione, lampo di genio, intuizione, ispirazione
"Sostiene davvero le tesi del progetto intelligente?"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
Rusçaвнушение (nötr) /vnʊˈʂɛnʲɪje/
suggestion, infusion; hypnosis · reprimand, reproof
çekim: çoğul внуше́ния · tamlayan внуше́ния
köken: внуши́ть (vnušítʹ) + -е́ние (-énije)
"Он на самом деле утверждает разумный замысел?"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
"هل يؤيد رأي الحياة المخلقة؟"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
Farsçaالهام /ʔil.ˈhaːm/
inspiration
çekim: çoğul الهامها
köken: Borrowed from Arabic إِلْهَام (ʔilhām).
Azericetəlim /tæˈlim/
teaching, instruction · teaching (something taught by a religious or philosophical authority) · training, drill, exercise
çekim: çoğul təlimlər · tamlayan təlimin
köken: Borrowed from Arabic تَعْلِيم (taʕlīm).
aile: təlim-tərbiyə, təlim etmək
irimiqyaslı taktiki təlimlər
təlimlər keçirmək
Kazakçaшабыт
enthusiasm · inspiration
breath
köken: From Middle Dutch âdem, from Old Dutch *āthom, from Proto-West Germanic *āþm, from Proto-Germanic *ēþmaz.
aile: adembenemend, ademen, ademhalen, ademnood, ademtocht
"Bevestigt hij echt intelligent design?"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
Portekizceensinamento, ensino, inalação, inspiração (eril) /ẽ.si.naˈmẽ.tu/
the act of teaching something · teaching (something taught, especially by a religious or philosophical authority)
çekim: çoğul ensinamentos
köken: Inherited from Old Galician-Portuguese ensinamento, from ensinar (“to teach”) + -mento.
É para a cultura que devemos olhar em busca de orientação, consolo, moralidade.Kılavuzluğu, telkini, ahlakı kültürde aramalıyız.
το επιστέγασμα ή το συμπέρασμα μιας διδασκαλίας
"Πραγματικά προωθεί τον ευφυή σχεδιασμό;"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
teaching(s), as from a religious or moral authority; precept, instruction, doctrine
köken: 連(れん)用(よう)形(けい) (ren'yōkei, “stem or continuative form”) of the verb 教(おし)える (oshieru).
aile: 教えの庭
「彼は本当にインテリジェント・デザインを 創造説を支持しているのか?」"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
영향을 줘서 생각이나 행동을 변화시키는 것.
천 이상의 말을 늘어 놓아도...Ayrıca ona bin bir zikir telkin eder.
İsveççelära, lärande /ˈlæːˌra/
teachings · a creed, a doctrine, a tenet · an apprenticeship
çekim: çoğul läror · tamlayan läras
köken: Unclear when the noun entered the language, from Old Saxon lēra or Middle Low German lēre. Compare Old Norse læra (verb).
aile: evolutionslära, irrlära, kreationslära, läroanstalt, lärobok, lärobyggnad, lärodikt, lärofader, lärofrihet, lärogrund
Hur krossar man illusionen?Mekteplerde Ahlak nasıl telkin edilmeli?
female equivalent of belfer (“schoolmarm, teacher”) · teaching (profession)
çekim: çoğul belferki · tamlayan belferki
eş: nauczycielka, profesorka, bakalarstwo, belferowanie, belferstwo, nauczycielstwo
köken: Etymology tree Polish belfer Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish belferka From belfer + -ka.
Usuń pakiet bez pytaniaBir paketi telkin olmaksızın sil
Розмовляють нею більше тисячі осіб.Ayrıca ona bin bir zikir telkin eder.
Hintçeप्रेरणा (dişil) /pɾeːɾ.ɳɑː/
motivation, urge, inspiration
çekim: çoğul प्रेरणाएँ
köken: Borrowed from Sanskrit प्रेरणा (preraṇā, “driving, urging”).
माँ की प्रेरणा से मैंने नया घर लिया है।
inspiration
çekim: çoğul innoitukset · tamlayan innoituksen
köken: innoittaa + -us
"Tukeeko hän todellakin älykästä suunnittelua?""Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
Çekçeinspirace, nádech, učení (dişil) /ˈɪnspɪrat͡sɛ/
inspiration (stimulating influence upon the intellect or emotions)
çekim: çoğul inspirací · tamlayan inspirací
köken: Borrowed from Late Latin inspiratio.
"Opravdu zastává Inteligentní design?"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
Rumenceinspirație, învățătură, predare (dişil) /inspiˈrat͡si.e/
inspiration · brainchild
çekim: çoğul inspirații · tamlayan inspirații
köken: Borrowed from French inspiration, Late Latin inspiratio, from Latin inspiro. Equivalent to inspira + -ție.
"El chiar sprijină design-ul inteligent?"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
inhalation, breathing in
çekim: çoğul belélegzések
köken: belélegzik + -és
aile: belélegzési
Egy dolgot tudva, tudj tízezer dolgot.Ayrıca ona bin bir zikir telkin eder.
"האם הוא באמת תומך בתכנון תבוני?"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
Latincedisciplina, doctrina (dişil) /dɪs.kɪˈpliː.na/
teaching, instruction, education · training · learning, knowledge, discipline, science, study
çekim: çoğul disciplīnae · tamlayan disciplīnae
köken: For discipulīna, from discipulus + -īna.
Norveççeinspirasjon
Men det var Kaifas som hadde gitt jødene det råd at det var gagnlig at ett menneske døde for folket.Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.
Endonezceajaran, ilham, inspirasi, pengajaran /ad͡ʒaran/
teaching
çekim: çoğul ajaran-ajaran
köken: Affixed ajar + -an, inherited from Malay ajaran, from Classical Malay اجرن (ajaran).
Hapus tanpa konfirmasiBir paketi telkin olmaksızın sil
verbal noun of вди́швам (vdíšvam)
"Той наистина ли подкрепя интелигентния дизайн?"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
Letoncaiedvesma, ieelpa, ieelpošana, inspirācija (dişil) /ìɛdvɛsma/
inspiration (a sudden surge in mental activity that increases one's creative productivity; a sudden desire to create) · suggestion, hypnosis (an action on a given person that causes a certain desired mental state, attitude or behavior)
çekim: tamlayan iedvesmas
köken: A calque of Late Latin īnspīrātiō, coined in 1897 by Jānis Pliekšāns (Rainis) from iedvest (“to inspire”) + -ma (itself coined by J. Pliekšāns from ie- + dvest (“to breathe heavily”)).
pēkšņa iedvesma
rast iedvesmu
mākslinieka iedvesmas avots

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish تلقین, from Arabic تَلْقِين (talqīn).

Örnek Cümleler

Öğüt telkin edenlere;
And those that bring down the Reminder
Öğütleri telkin edenlere.
And those that bring down the Reminder
Telkinle tedavi işe yarar mı?
Does faith healing work?
Tom güven telkin etmeyen olabilir.
Tom might be undependable.
Sanırım, Tom güven telkin etmiyor.
Tom is undependable, I think.
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?
"Is he really endorsing Intelligent Design?
Hükümet başkanı, halka inanç telkin etmeli.
The head of the government must inspire the faith of the people.
"Yaratılışçılığı mı telkin ediyor?" diyorum.
Is he endorsing creationism here?"
Kılavuzluğu, telkini, ahlakı kültürde aramalıyız.
It's to culture that we should look for guidance, for consolation, for morality.
Öğrencilerimi daha çok çalışmaları için telkin ettim.
I inspired my students to work harder.
Hafızanın Yedi Günahı’ndan biri telkine açık oluşudur.
One of the seven sins of memory is suggestibility.
Mary onunla tanışan herkese huşu telkin eden bir kadın.
Mary is a woman who inspires awe in all who meet her.
telkin ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelinculcate
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod