Ana içeriğe geç
Sözlük

telkin ile cümle

telkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Öğrencilerimi daha çok çalışmaları için telkin ettim.I inspired my students to work harder.
Tom kesinlikle benim bir doktor olmam için telkin etmedi.Tom certainly hasn't inspired me to want to become a teacher.
Hükümet başkanı, halka inanç telkin etmeli.The head of the government must inspire the faith of the people.
Sanırım, Tom güven telkin etmiyor.Tom is undependable, I think.
Mary onunla tanışan herkese huşu telkin eden bir kadın.Mary is a woman who inspires awe in all who meet her.
Telkinle tedavi işe yarar mı?Does faith healing work?
Tom güven telkin etmeyen olabilir.Tom might be undependable.
“Türk tarihinin telkinatı”, Türk Yurdu, sayı 14, sahife 377.“Türk tarihinin telkinatı”, Türk Yurdu, sayı 14, sahife 377.
Birey bu inançları kendi kendine telkin ve tekrar ederek sürekliliğini sağlamaktadır.He propagated this belief and put it into practice by himself.
Hafızanın Yedi Günahı’ndan biri telkine açık oluşudur.One of the seven sins of memory is suggestibility.
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Is he really endorsing Intelligent Design?
"Yaratılışçılığı mı telkin ediyor?" diyorum.Is he endorsing creationism here?"
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.That drops the value of it, suggesting that that's one reason why we like it.
Kılavuzluğu, telkini, ahlakı kültürde aramalıyız.It's to culture that we should look for guidance, for consolation, for morality.
Genç olduğumuzdan ötürü, bize önceden belirlenmiş formülleri takip etmemiz telkin edildi.Since we have been young, we have been indoctrinated to follow a prescribed formula.
Öğütleri telkin edenlere.And those that bring down the Reminder
Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder.Satan threatens you with want, and orders you (to commit) shameful acts.
Öğüt telkin edenlere;And those that bring down the Reminder
Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar.Lo! the devils do inspire their minions to dispute with you.
Şeytanlar, dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar.Lo! the devils do inspire their minions to dispute with you.
Böyle meşrû olmayan kulisler, müminleri üzüntüye boğmak için şeytan tarafından telkin edilir.Conspiracy for evil purposes is the work of Satan, by which he means to bring grief to believers.
Guo usta bir ipnotizmacıdır; insanları uydurma bir entrikaya yönelterek güçlü telkinler yaratır.Guo is like an expert hypnotist, he creates strong suggestions leading people into a story plot.
Ayrıca ona bin bir zikir telkin eder.Sags ihm ruhig tausend Mal.
Mekteplerde Ahlak nasıl telkin edilmeli?Wie lässt sich Moral begründen?
Hicaz makamı ulvî bir hüzün telkin etmektedir.Malheur à ceux qui mènent une existence paresseuse.
Mekteplerde Ahlak nasıl telkin edilmeli?Par exemple, qu’est-ce que l’on ressent lorsqu’on se brûle le doigt ?
Ayrıca ona bin bir zikir telkin eder.AA., Para hacerte saber mil cosas nuevas.
Plasebo etkisi, farmakolojik olarak etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma halidir.Efecto placebo, capacidad curativa de un agente terapéutico que no produce ningún efecto farmacológico.
Lincoln Burrows oğlu L.J. ile konuşup ona telkinde bulunur.Ambos consiguen reunirse con el hijo de Lincoln, L. J. Burrows, y esconderse en una casa de las afueras.
Babasının ölümü üzerine çıktığı halvethaneden dostlarının telkinleriyle geri dönmemiştir.После гибели своего отца не желал иметь дела с вечножителями.
Telkine açıklık (sujestibilite) çocuklar arasında oldukça yaygındır.الخثرة الوريدية (الجلطات في الأوردة) شائعة جدا.
Bunlar inananları aldatmak için yaldızlı sözler fısıldar, telkinlerde bulunurlar.Hiermee werden van gelovigen die oprecht berouw toonden hun zonden vergeven.
Mektuplarda yazması telkin edilir, ama o niyetlense de bir türlü başlayamaz.Zij schrijft hem diverse brieven, maar hij wil deze in eerste instantie niet lezen.
Mekteplerde Ahlak nasıl telkin edilmeli?Hur krossar man illusionen?
Bununla beraber, bir tanığın telkine açık oluşunu etkileyen birden çok faktör vardır.Ett spår dyker emellertid snabbt upp i form av ett vittne.
Hicaz makamı ulvî bir hüzün telkin etmektedir.Förhindra böjning i sidled (solkurva) genom vridstyvhet.
Mektuplarda yazması telkin edilir, ama o niyetlense de bir türlü başlayamaz.Hon ber om att få följa med men oavsett vad du svarar så kommer det inte att ske.
Ayrıca ona bin bir zikir telkin eder.Розмовляють нею більше тисячі осіб.
Hafızanın Yedi Günahı’ndan biri telkine açık oluşudur.Sedm hříchů paměti : Jak si pamatujeme a zapomínáme.
Hicaz makamı ulvî bir hüzün telkin etmektedir.El răspândea în jur o duhoare greu de suportat.
Ayrıca ona bin bir zikir telkin eder.Egy dolgot tudva, tudj tízezer dolgot.
Acımasızdır ve insanlara acımasızlığı telkin eder.Kegyetlenséggel és embertelenséggel szeszélyezi az embereket a szegények felé.
Lincoln Burrows oğlu L.J. ile konuşup ona telkinde bulunur.Poika Lincoln Burrows Jr. on nimetty Lincolnin mukaan.
Hafızanın Yedi Günahı’ndan biri telkine açık oluşudur."Tujuh dosa utama yang mematikan.
Acımasızdır ve insanlara acımasızlığı telkin eder.Ia sangat pintar mencuri perhatian orang dan kejam.
Ayrıca ona bin bir zikir telkin eder.천 이상의 말을 늘어 놓아도...
Bu süreç içinde, bulunduğunuz konuma uygun telkinleri kendinize vermeye başlayabilirsiniz.אבל, באותו הזמן, למדו איך לחיות בתוך האני האמיתי שלכם.
Fakat kızkardeşinin telkinleriyle evde kalmaya ikna olur.Но седете си мирни във ваше отечество!
Bu süreç içinde, bulunduğunuz konuma uygun telkinleri kendinize vermeye başlayabilirsiniz.Teigiamas įspūdis gali būti paliktas tuo metu, kuriuo jūs pristatote save.
Bir paketi telkin olmaksızın silEntferne ein Paket ohne Bestätigungsaufforderung
Bir paketi telkin olmaksızın silHapus tanpa konfirmasi
Bir paketi telkin olmaksızın silSupprime un paquet silencieusement
Bir paketi telkin olmaksızın silUsuń pakiet bez pytania
Bu arada Beverly bazı telkinlerde bulunmadı değil.Dĩ nhiên là không thể thiếu được sự thúc giục từ Beverly rồi.
Bu arada Beverly bazı telkinlerde bulunmadı değil.물론 아내가 설득한 탓도 있었지만....
Bu arada Beverly bazı telkinlerde bulunmadı değil.בעידוד מרובה של בוורלי,כמובן
Bu arada Beverly bazı telkinlerde bulunmadı değil.وبدون اي ترويج لذلك .. كنا قد وصلنا الى الحدود
Bu arada Beverly bazı telkinlerde bulunmadı değil.限界に挑んで
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Asta îi scade valoarea, sugerând ca ăla ar fi unul dintre motivele pentru care ne place.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Ça fait chuter sa valeur, suggérant que c'est une des raisons pour lesquelles nous l'aimons.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod