Ana içeriğe geç
Sözlük
/
lekeli

lekeli

C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"lekeli" kelimesinin İngilizcesi: splash, spotted, spotty, stigmatic. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsplash
Genelspotted
Genelspotty
Genelstigmatic

Görsel

Kırmızı lekeli kelebek kapalı doğa fotoğrafıDeri Berjere Dökülen Çikolata ve Lekeli Yastık: Koyu Ev AtmosferiAçık mavi arka planda bej boya lekeli modern karton ambalaj tasarımıdökülmüş sıvı lekeli beyaz kanepe ile minimalist stüdyo kompozisyonu

Tanım

sıfat: Herhangi bir sebeple üzerinde leke oluşmuş, lekesi olan
mecaz: Kötü tanınmış, lekelenmiş

Diğer Dillerde

past participle of beflecken
eş: fleckig
Und dies war damals ein Zeichen von Wohlstand und Reichtum.O dönemde, lekeli bir giysi zenginlik ve cömertlik belirtisiydi.
to spray, sprinkle · to splash, splatter
çekim: geçmiş aspergé · ortaç aspergé · şimdiki asperge · ulaç aspergeant
köken: Learned borrowing from Latin aspergō.
aile: syndrome d'Asperger
L'année suivante, elle est disponible en rouge et gris.Sonbaharda erişkini lekeli kırmızı ve gridir.
Hans Asperger, b. 1906
to wade (in shallow water) · to splash · to clatter
çekim: geçmiş chapaleé · ortaç chapaleado · şimdiki chapalea
eş: chapotear, chacolotear
Donald Trump les da mala fama a los pedazos de mierda.Donald Trump bokun adını lekeliyor.
stained · spotted (of the skin of an animal)
eş: sporco, sporcato, imbrattato, inzaccherato, unto, sudicio
aile: caffè macchiato
L'ala posteriore è molto scura.Opisthosoma koyu lekelidir.
перен. запятнанный, обесчещенный, опороченный
Молодые похожи на взрослых, но более тусклые.Gençler yetişkinlere benzer fakat daha fazla beyaz lekelidirler.
وهو من البرمائيات المهددة بالانقراض بشكل كبير في ولاية واشنطن وأوريغون.lekeli Oregon kurbağası yetiştirmeyi öğrenmesi olacak.
Azericesıçramaq /sɯt͡ʃrɑˈmɑx/
to jump up · to leap · to splash, to splatter
çekim: geçmiş sıçramış · ortaç sıçramış · şimdiki sıçrayır
köken: Probably a derivation of Proto-Turkic *sač- (“to scatter, spatter, sow”), whence also saçmaq.
aile: sıçrayış
ol kiši ki at üstindä yatur idi sïčradï vä ol oğlanï havada dutdï
slaan in water
eş: plassen, kletteren
Dat is een zeer bedreigde amfibie in de staat Washington en Oregon.lekeli Oregon kurbağası yetiştirmeyi öğrenmesi olacak.
inflection of chapar: · third-person singular imperative
Você deve-se ter observado como gasto, enrugada, e eles estavam manchadas.Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.
受刑者はこのカエルをもちろん囚われの身でlekeli Oregon kurbağası yetiştirmeyi öğrenmesi olacak.
Korece튀기다, 튀김 /tʰɥiɡida̠/
to fry · to splash, to splatter
çekim: geçmiş 튀겼다
aile: 튀김
그 개구리는 워싱턴주와 오레건에서 멸종위기에 처해진 양서류지요lekeli Oregon kurbağası yetiştirmeyi öğrenmesi olacak.
İsveççeplask, plaska, skvätta, stänka (nötr)
a splash
çekim: çoğul plasks · tamlayan plasks
köken: Onomatopoeic.
aile: magplask, plaska
På hösten blir de klart orangea eller röda.Sonbaharda erişkini lekeli kırmızı ve gridir.
Lehçecętkowany, plusk, pluskać, pstry /t͡sɛnt.kɔˈva.nɘ/
spotted, speckled, dappled, mottled
çekim: karşılaştırma bardziej cętkowany · üstünlük najbardziej cętkowany
köken: Etymology tree Polish cętkować Proto-Slavic *-anъ Proto-Indo-European *-(e-)nós Proto-Slavic *-ěnъ Old Polish -any Polish -any Polish cętkowany From cętkować + -any.
Na tle tej barwy rozłożone są ciemnobrązowe włosy tworzące jakby owal.Opisthosoma koyu renk lekeli olup balıksırtı gibi desenlidir.
Ви повинні самі помітили, як носити, зморшками, і фарбують їх.Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.
Hintçeछपाक
brief appearance or apparition; glimpse, touch, hint, trace
çekim: çoğul häivähdykset · tamlayan häivähdyksen
köken: häivähtää + -ys
Sinun on itse huomannut miten kuluneet, ryppyinen, ja värjätä ne.Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.
to splash
çekim: geçmiş cákala · ortaç cákala · şimdiki cáká
eş: stříkat, šplíchat, šplouchat, stříkat, šplíchat, šplouchat
Zadní část je zděná.Opisthosoma koyu lekelidir.
Malé děti rády cákají vodu.
Rumencepleosc
splash
köken: Onomatopoeic.
Trebuie să te purtat cum au remarcat, încreţită, şi se colorează au fost.Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.
to splash, plop once (to produce a splashing sound like that of an object falling into the water)
çekim: geçmiş csobbantak
köken: An onomatopoeia + -an (instantaneous verb-forming suffix).
aile: csobbanás, belecsobban, megcsobban
Hátúszója sötét szegélyű.Opisthosoma koyu lekelidir.
A vasmacska nagyot csobbant a tengerben.
stained, spotted, having been stained. · defiled, polluted, having been defiled. · dishonored, having been dishonored.
zıt: immaculātus
köken: Perfect passive participle of maculō (“stain, make spotted”).
Vietnamcatõm, tùm, tung toé, ùm /tɔm˦ˀ˥/
splish
köken: Onomatopoeic.
Bạn phải mình đã nhận xét như thế nào mặc, họ đã nhăn nheo, và nhuộm màu.Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.
dapple, spotted (covered in spots)
çekim: karşılaştırma по́-петни́сти · üstünlük на́й-петни́сти
köken: петно́ (petnó, “spot, stain”) + -ист (-ist)
Младите наподобяват възрастните в брачно оперение, но са с бели вежди.Gençler yetişkinlere benzer fakat daha fazla beyaz lekelidirler.
петни́ста хие́на
Slovakçačľup, plesk
Musíte si poznamenali, ako opotrebovaný, vráskavá, a farebné boli.Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.
Katalancaesguitar, esquitxar, plaf /əs.kiˈt͡ʃa/
to squirt, to spray, to splash · to spray, to splash, to dampen · to dampen (a reputation)
çekim: geçmiş esquitxí · ortaç esquitxat · şimdiki esquitxa
köken: Onomatopoeic, though influenced by Middle High German schiezzen << Old High German sciozzan (“to shoot”). Related to Italian schizzare (“to squirt”).
aile: esquitx, esquitxador, esquitxó, esquitxotejar
Galiçyacabatuxar, salseiro /batuˈʃaɾ/
to splash
çekim: geçmiş batuxei · ortaç batuxado
köken: Either from batuxo (“bateau”) or from bater (“to strike”).
İrlandacaballach, breac /ˈbˠal̪ˠəx/
spotted, blotchy, dappled, mottled, speckled
çekim: karşılaştırma ballaí · üstünlük is ballaí
köken: From Old Irish ballach. By surface analysis, ball (“spot, mark”) + -ach.
Malaycacebar-cebur

Örnek Cümleler

Gömleğin lekeli.
Your shirt is stained.
Onun yüzü gözyaşlarıyla lekeliydi.
Her face was stained with tears.
Makedonya'nın STK kesimi lekeli mi?
Macedonian NGO sector tainted?
Donald Trump bokun adını lekeliyor.
Donald Trump gives pieces of shit a bad name.
Yılanın üstü koyu kahverengi lekeli gridir.
Dorsally, it is gray with four alternating series of dark brown spots.
Tavuk embriyosunda lekeli bir nöron fotoğrafı
Photograph of a stained neuron in a chicken embryo
Tohumlar 1.8-2.2 mm uzunluğunda, soluk veya mor lekelidir.[1]
The seeds are 1.8–2.2 mm long, pale or stained purple.[3]
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.
You must yourself have remarked how worn, wrinkled, and stained they were.
O dönemde, lekeli bir giysi zenginlik ve cömertlik belirtisiydi.
Red clothing was a sign of status and wealth.
Uyumlu optiklere, lekeli imajlama ve optik interferometreye bakınız.
See adaptive optics, speckle imaging and optical interferometry.
Muhteşem olmak zorunda değil. Biraz lekeli olabilir. Bütün göze uygulayın.
Just put it all on the eye, on the eye.
Genç kuşlar, kanatlar ve omuzlarda koyu lekelidir ve aksi takdirde dişilere benzer.
Young birds are dark blotched on the wings and shoulders, and otherwise resemble the females.
lekeli ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
lekeli humma
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod