kuşkulu

C2 seviye
TR → EN
"kuşkulu" kelimesinin İngilizcesi: distrust, umbrageous. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldistrust
Genelumbrageous

Tanım

•kuşku belirten, kuşku anlatan, şüpheli
•kuşku içinde olan, şüpheli
•kuşkucu
•Açık bir biçimde kanıtlanmamış her şeyden kuşkuya düşen
•Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık belirten veya anlatan
•Kuşku içinde olan, şüpheli

Diğer Dillerde

Almancaverdächtig /fɛɐ̯ˈdɛçtɪç/
suspicious, suspect
eş: fragwürdig, suspekt
köken: From Middle High German verdæhtic, ferdæhtic, equivalent to Verdacht + -ig. Cognate with Middle Low German vördachtich, vördechtich, German Low German verdächtig.
aile: -verdächtig, verdächtigen
160 Personen starben unter verdächtigen Umständen. — 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
Fransızcadéfiance, méfiance, se méfier (dişil)
mistrust
çekim: çoğul défiances
eş: méfiance
zıt: confiance
300 morts environ furent décomptés. — 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
Desconfianza.
Supongo que no me creeréis. — Gerçi bana inanacağınızdan kuşkuluyum.
İtalyancadiffidenza, diffido, sfiducia (dişil) /dif.fiˈdɛn.t͡sa/
mistrust, suspicion
çekim: çoğul diffidenze
eş: apprensione, cautela, circospezione, dubbio, incredulità, prudenza
zıt: fiducia, sicurezza
köken: From Latin diffīdentia. By surface analysis, diffid(ente) + -enza.
Se da nessuna parte del numero c'è una virgola allora è tipo un po' ambiguo. — Eğer sayınızda virgül yoksa, bu biraz da kuşkuludur.
Rusçaнедове́рие, сомне́ние
Хотя вряд ли вы мне поверите. — Gerçi bana inanacağınızdan kuşkuluyum.
Felemenkçewantrouwen
to mistrust
çekim: geçmiş wantrouwden · ortaç wantrouwd · şimdiki wantrouwt · ulaç wantrouwend
zıt: vertrouwen
köken: From wan- + trouwen.
aile: wantrouwig
300 man vonden de dood. — 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
Portekizcedesconfiança, desconfiar de (dişil) /des.kõ.fiˈɐ̃.sɐ/
mistrust, distrust, suspicion
çekim: çoğul desconfianças
zıt: confiança
köken: From desconfiar + -ança or des- + confiança.
Embora duvide que acreditem em mim. — Gerçi bana inanacağınızdan kuşkuluyum.
το να είναι κάποιος καχύποπτος, η ιδιότητα του καχύποπτου
Αν και δεν περιμένω να με πιστέψετε. — Gerçi bana inanacağınızdan kuşkuluyum.
Japonca不信, 疑惑 /ɸɯ̟ɕĩɴ/
distrust; mistrust (having no confidence in someone or something) · insincerity; dishonesty · faithlessness
その場合にはあいまいになります. その場合はよくわからないのです. そういう状況があります. — Eğer sayınızda virgül yoksa, bu biraz da kuşkuludur.
しかしながら、判断基準が不透明で、被害者の不信を招いているのが現状でございます。
Korece불신, 의혹 /ɰiβo̞k̚/
doubt, suspicion
eş: 의아(疑訝)
köken: Sino-Korean word from 疑惑 (“doubt, suspicion”)
aile: 의혹하다
크게 무너져 3만여 명이 죽었다. — 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
İsveççemisstro
to distrust
çekim: geçmiş misstrodde · ortaç misstrodd · ulaç misstroende
köken: miss + tro
Men jag förstår om ni inte tror mig. — Gerçi bana inanacağınızdan kuşkuluyum.
Lehçeniedowierzanie (nötr) /ɲɛ.dɔ.vjɛˈʐa.ɲɛ/
disbelief, distrust
çekim: tamlayan niedowierzania
eş: powątpiewanie, nieufność, sceptycyzm
köken: Etymology tree Old Polish nie Old Polish nie- Polish nie- Polish dowierzanie Polish niedowierzanie From nie- + dowierzanie.
Chociaż wątpię, że mi uwierzycie. — Gerçi bana inanacağınızdan kuşkuluyum.
Ukraynacaнедові́р'я, недові́ра
Троє з них працювали по сумнісництву. — 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
Çekçenedůvěra, nedůvěřovat (dişil) /ˈnɛduːvjɛra/
distrust
çekim: çoğul nedůvěry · tamlayan nedůvěry
eş: podezíravost
zıt: důvěra
köken: From ne- + důvěra.
Pokud nikde v čísle není desetinná čárka, začíná to být zajímavé. — Eğer sayınızda virgül yoksa, bu biraz da kuşkuludur.
chovat nedůvěru.
vyvolat nedůvěru.
Rumencedifidență, mefia, neîncredere, suspecta (dişil)
distrust, mistrust
çekim: çoğul difidențe · tamlayan difidențe
köken: Borrowed from Italian diffidenza.
Cu toate acestea, nu este clar≤ m≤sura în care aceast≤ constatare s-ar aplica ªi altor subgrupuri. — Bununla beraber, bu bulgunun diğer altgruplar için ne derece geçerli olabileceği kuşkuludur.
Macarcabizalmatlanság /ˈbizɒlmɒtlɒnʃaːɡ/
distrust, mistrust, suspicion
çekim: çoğul bizalmatlanságok
köken: bizalmatlan (“distrustful, mistrustful, suspicious”) + -ság (noun-forming suffix)
aile: bizalmatlansági
A májsejteket megfertőzik és elpusztítják. — Kuşkulu maddeler yakılıp yok edilir.
Norveççemistillit
60 mennesker omkom i skjelvet. — 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
Endonezceketidakpercayaan
Bulgarcaдокачлив, недоверие, сенчест, съмнение, съмнявам се
shady, bowery
300 души умират при съмнителни обстоятелства. — 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
Galiçyacarecear, receo, sospeitar /reθeˈaɾ/
to fear, dread · to distrust, mistrust · to suspect
çekim: geçmiş receei · ortaç receado · şimdiki receia
köken: Inherited from Old Galician-Portuguese recear, from Latin re- + cēlāre (“to hide, to keep a secret”). Cognates include Portuguese recear, Spanish and Catalan recelar.
aile: receo
Gürcüceუნდობლობა /undo̞bɫo̞bä/
discredit, distrust, distrustfulness, incredulity, mistrust
çekim: tamlayan უნდობლობის
Tagalogcakawalang-tiwala /kawaˌlaŋ tiˈwalaʔ/
distrust; mistrust
köken: From kawalang- + tiwala.
Esperantomalfidi, malfido /malˈfidi/
to distrust
çekim: geçmiş malfidis · ortaç malfidinta · ulaç malfidanta
köken: Etymology tree Latin maleder. Old French mal- Middle French mal- French mal-bor. Esperanto mal- Esperanto fidi Esperanto malfidi From mal- + fidi.

Örnek Cümleler

Tom kuşkuluydu.
Tom was on the fence.
Ben kuşkuluyum.
I'm suspicious.
Tom kuşkulu kaldı.
Tom remained skeptical.
Tom kuşkulu olacak.
Tom will be suspicious.
Ben hâlâ kuşkuluyum.
I'm still uncertain.
Maçın sonucu kuşkulu.
The result of the game is doubtful.
Neden çok kuşkulusun?
Why are you so suspicious?
Tom biraz kuşkuludur.
Tom is slightly suspicious.
Kuşkulu şeyler yaptım.
I've done questionable things.
Böyle kuşkulu görünme.
Don't look so suspicious.
Tom kuşkulu görünüyor.
Tom seems suspicious.
Çok kuşkulu olmayı bırak.
Stop being so suspicious.
kuşkulu ile daha fazla örnek cümle →