Her şey hakkında çok kuşkulusun.You're too suspicious about everything.
Bob'ın zamanında gelip gelmeyeceğinden kuşkuluyum.I doubt if Bob will come on time.
Onun gibi erkekler hakkında her zaman kuşkuluyum.I'm always suspicious of men like him.
Bob'ın benim doğum günü partime gelip gelmeyeceğinden kuşkuluyum.I doubt if Bob will come to my birthday party.
Ben hariç, birinin onun adını şimdi hatırlayıp hatırlayamayacağından kuşkuluyum.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Kuşkulu şeyler yaptım.I've done questionable things.
Tom'un yardımcı olacağından kuşkuluyum, ama yine de ona sormalısınız.I doubt that Tom would help, but you should still ask him.
Tom kuşkulu kaldı.Tom remained skeptical.
Tom Avrupalılardan kuşkulu.Tom is suspicious of Europeans.
Böyle kuşkulu görünme.Don't look so suspicious.
Tom'a asla güvenmedim ve her zaman güveneceğimden kuşkuluyum.I've never trusted Tom and I doubt I ever will.
Maçın sonucu kuşkulu.The result of the game is doubtful.
Ondan hoşlanmayacağından kuşkuluyum.I suspect that you won't like it.
Çok kuşkulu olmayı bırak.Stop being so suspicious.
Neden çok kuşkulusun?Why are you so suspicious?
Tom biraz kuşkuludur.Tom is slightly suspicious.
Tom'un orduya katılmakla ilgileneceğinden kuşkuluyum.I doubt Tom would be interested in joining the army.
Şimdiye kadar gerçek bir tehlikede olduğumuzdan kuşkuluyum.I doubt we were ever in any real danger.
Onlar kuşkulu bir şey gördü.They saw something suspicious.
Onlar kuşkulu hiçbir şey bulmadı.They found nothing suspicious.
Neden kuşkulu olduğumuzu anlayamıyor musun?Can't you see why we're suspicious?
Tom bazı kuşkulu seçimler yaptı.Tom made some questionable choices.
Tom kuşkuluydu.Tom was on the fence.
Onların dürüstlüğü kuşkulu.Their honesty is questionable.
Onun bir avukat olduğundan kuşkuluyum.I doubt that he's a lawyer.
Onun kuşkulu bir geçmişi var.She had a questionable past.
Ben onu kuşkulu buluyorum.I find that suspicious.
Hâlâ kuşkulu görünüyorsun.You still look doubtful.
Birçok insanın onu nasıl yapacağını bildiğinden kuşkuluyum.I doubt many people know how to do that.
Ben hâlâ kuşkuluyum.I'm still uncertain.
Tom'un seninle Boston'a gitmek isteyeceğinden kuşkuluyum.I doubt that Tom will want to go to Boston with you.
Onun neden bahsettiğini bildiğinden kuşkuluyum.I doubt he knows what he's talking about.
Tom'un onu önümüzdeki hafta yapacağından kuşkuluyum.I suspect Tom will do that next week.
Ben kuşkuluyum.I'm suspicious.
Tom, Mary'ye kuşkulu olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was suspicious.
Tom Mary'nin kuşkulu olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is suspicious.
Tom'un bunu Mary için yapacağından kuşkuluyum.I doubt Tom would do that for Mary.
Tom Mary'nin kuşkulu olmadığını söyledi.Tom said Mary isn't suspicious.
Tom kuşkulu olacak.Tom will be suspicious.
Tom bana kuşkulu olduğunu söyledi.Tom told me that he was suspicious.
Tom'un neden kuşkulu olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom is suspicious.
Tom kuşkulu görünüyor.Tom seems suspicious.
Tom ve Mary'nin hâlâ evli olduğundan kuşkuluyum.I doubt that Tom and Mary are still married.
Kuşkulu olduklarını söylediler.They said they were suspicious.
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.300 people died in a suspicious manner.
Ben Buchanan ve Kevin Poulsen gibi siber güvenlik yazarları bu teorilere kuşkuluydu.Cybersecurity writers, such as Ben Buchanan and Kevin Poulsen, were skeptical of those theories.
Tümen, kuşkulu bir atama ile "Spree Ordu Grubu" adını aldı.The division received a dubious designation "Army Group Spree".
Eğer sayınızda virgül yoksa, bu biraz da kuşkuludur.If there is no decimal anywhere in the number, then it's kind of ambiguous.
Onlar, bu(Kur'a)n'dan kuşkulu bir şüphe içindedirler.They are still suspicious of it and in doubt.
Muhakkak ki onlar, bundan kuşkulu bir şüphe içindedirler.They are still suspicious of it and in doubt.
Belgrad da aynı derecede kuşkulu görünüyor.Belgrade seemed equally sceptical.
Ancak pek çok Kosovalı Sırp bundan kuşkulu.Many Kosovo Serbs, however, are sceptical.
Kuşkulu ve yanlış atıflarDoubtful and spurious
Bilinen veya kuşkulu örneklerKnown or suspected examples
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.160 Personen starben unter verdächtigen Umständen.
Bununla birlikte, kimilerine göre yaşamın bir anlamı olması gerektiği kuşkuludur.Il était de ceux qui croyaient que la vie a un sens.
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.300 morts environ furent décomptés.
Tümen, kuşkulu bir atama ile "Spree Ordu Grubu" adını aldı.Cette division était nommée : Groupe d'Armée Spree.
Hamile kalınca, Julia çıkan söylentilere göre düşük yapmaya zorlanması (kuşkulu olmasına rağmen) sonucu öldü.Перед смертью Зоя просила Бога указать, принято ли её покаяние.
Aslında bu tarih dahi kuşkulu bir tarihtir.ولكن القصة نفسها في محل شكّ كبير.