girişme

TR → EN
"girişme" kelimesinin İngilizcesi: undertaking. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelundertaking

Tanım

•Girişmek işi, teşebbüs
•Bir işe başlama

Diğer Dillerde

AlmancaUnternehmen /ˌʊntɐˈneːmən/
gerund of unternehmen
çekim: tamlayan Unternehmens
eş: Betrieb, Firma, Unternehmung, Kommando, Mission, Unterfangen
köken: Derived from unternehmen.
aile: Großunternehmen, Kleinunternehmen, Familienunternehmen, Unternehmensanleihe
Große Kämpfe fanden nicht statt. — Fakat büyük savaşlara girişmediler.
Unternehmen Barbarossa
Unternehmen Weserübung
Fransızcaentreprise (dişil) /ɑ̃.tʁə.pʁiz/
company, business · enterprise, project
çekim: çoğul entreprises
eş: société, firme, boite, boîte, business
köken: Feminine past participle of entreprendre (“undertake”). Compare Italian impresa for a similar construction.
On n'y a pas livré de grandes batailles. — Fakat büyük savaşlara girişmediler.
piece work
çekim: çoğul destajos
eş: atajadizo, división, separación
köken: Deverbal from destajar.
aile: a destajo
Los hombres grises no pueden entrar en casa de Hora. — Ancak Osmanlı askerleri, gece taarruzuna girişmediler.
İtalyancagaranzia (dişil) /ɡa.ranˈt͡si.a/
guarantee, warrant, security
çekim: çoğul garanzie
eş: malleveria, avallo, cauzione, deposito cauzionale, caparra, pegno
köken: Borrowed from French garantie.
Notizie di orchi che assalivano nuovi villaggi giunsero fino a lui. — Yeni orkların diğer köylere saldırıya girişmeşi kulağına çalındı.
Rusçaбюро́ ритуа́льных услу́г, гара́нтия, зате́я, мероприя́тие, начина́ние, обяза́тельство
До него дошли вести о набегах орков на другие деревни. — Yeni orkların diğer köylere saldırıya girişmeşi kulağına çalındı.
Farsçaتضمین, گورکن, مردهشور
guarantee · security
çekim: çoğul تضمینات
Yunancaγραφείο κηδειών
Ειδήσεις πως Ορκ έκαναν επιθέσεις σε άλλα χωριά έφτασαν στα αυτιά του. — Yeni orkların diğer köylere saldırıya girişmeşi kulağına çalındı.
funeral home
çekim: çoğul begravningsbyråer · tamlayan begravningsbyrås
köken: begravning (“funeral”) + -s- + byrå (“bureau, agency”)
Nattliga bohemerier ville de inte vara med om. — Ancak Osmanlı askerleri, gece taarruzuna girişmediler.
Lehçeantrepryza, przedsięwzięcie (dişil) /an.trɛˈprɘ.za/
enterprise, undertaking, especially by a private person
çekim: çoğul antrepryzy · tamlayan antrepryzy
köken: Etymology tree French entreprendre French entreprisebor. Polish antrepryza Borrowed from French entreprise.
Do większych walk jednak nie doszło. — Fakat büyük savaşlara girişmediler.
Ukraynacaза́хід, підприє́мство, почина́ння
Питання, дозріле до наукового вивчення, але ми до цього ще не добралися. — Bilimsel araştırma için uygun bir konu ama henüz o konuya girişmedik.
effort, exertion, endeavor · venture
çekim: çoğul उद्यमों
köken: Borrowed from Sanskrit उद्यम (udyama, “the act of rasing, striving for, endeavor”).
aile: उद्यमी, उद्यमशील
हमारा उद्यम विफल हो गया।
किसी उद्यम वा नौकरी में लगो।
Finceaie, hanke, lupaus, sopimus /ˈɑi̯.eˣ/
intention, intent
çekim: çoğul aikeet · tamlayan aikeen
köken: aikoa + -e
aile: aiejulistus, aiepöytäkirja, aiesopimus, hääyöaie, itsemurha-aie, matka-aie, paha-aikeinen
Uutiset örkkien hyökkäyksistä muihin kyliin kiirivät hänen korviinsa. — Yeni orkların diğer köylere saldırıya girişmeşi kulağına çalındı.
Macarcavállalkozás /ˈvaːlːɒlkozaːʃ/
enterprise, venture, business
çekim: çoğul vállalkozások
köken: vállalkozik + -ás
aile: vállalkozási, középvállalkozás
A téma megérett a tudományos vizsgálatra, de még nem mentünk utána. — Bilimsel araştırma için uygun bir konu ama henüz o konuya girişmedik.
inflection of coeptus: · accusative masculine singular
çekim: çoğul coepta · tamlayan coeptī
[…] dī, coeptīs (nam vōs mūtāstis et illa) adspīrāte meīs prīmāque ab orīgine mundī
a company, a firm
çekim: çoğul firmaer · tamlayan firmas
köken: Via Italian firma, from Latin firmāre.
aile: advokatfirma, arkitektfirma, edb-firma, entreprenørfirma, firmafest, firmahold, firmakultur, firmalogo, firmaskovtur, handelsfirma
Nyheder om ork angreb på andre landsbyer kom til Taurdal. — Yeni orkların diğer köylere saldırıya girişmeşi kulağına çalındı.
Norveççeforetak
Sparta ble tvunget til å dedikere en garnison for å kontrollere denne aktiviteten. — Sparta'nın bu insanları yeniden kontrol altına almak için savaşa girişmesi gerekmişti.
Bulgarcaгаранция, дело, погребално бюро, поемане на задължение, предприятие (dişil) /ɡɐˈrant͡sijɐ/
guarantee · bail · warranty (product warranty)
çekim: çoğul гара́нции
köken: Borrowed from Romanian garanție, from French garantie. First attested in 1872.
aile: гаранцио́нен
След грандиозната победа въстаниците отново поемат на юг. — Bu yenilgiden sonra isyancılar, bir daha cephe savaşına girişmediler.
под гара́нция
в гара́нция
İrlandacagabháil (dişil) /ɡvˠɑːlʲ(tʲ)/
verbal noun of gabh · catch, seizure, capture; assumption (of authority); occupation (of territory); acceptance; undertaking; tolerance · fitting, adjustment; yoke, harness; attire; control; prop, support
çekim: çoğul gabhálacha · tamlayan gabhála
köken: From Old Irish gabál, from Proto-Celtic *gabaglā; compare Welsh gafael. By surface analysis, gabh + -áil, though this verbal noun itself is the origin of the suffix -áil.
aile: gabhálach, gabhálacht
Belarusçaмерапрые́мства, пачына́нне, прадпрые́мства
Yidişאונטערנעמונג (dişil)
undertaking, enterprise · venture · event
köken: אונטער (unter) + נעמען (nemen) + ־ונג (-ung)

Örnek Cümleler

Dan soyguna girişmek istedi.
Dan wanted to attempt the robbery.
Tek seferde iki projeye girişme.
Don't attempt two projects at a time.
Fakat işe girişmeyi de kurdun mu dayan Allah'a.
And when thou art resolved, then put thy trust in Allah. Lo!
Bekleme süresi sona ermeden nikâh akdine girişmeyin!
And do not confirm the marriage tie until the writing is fulfilled.
Ancak Osmanlı askerleri, gece taarruzuna girişmediler.
Great Western Railway services do not call here during the late evening.
Sana böyle söylemeleri, sadece, tartışmaya girişmek içindir.
They say this only for disputing.
Kendi nefislerine ihanet edenlerden yana mücadeleye girişme.
And argue not on behalf of those who deceive themselves.
Yeni orkların diğer köylere saldırıya girişmeşi kulağına çalındı.
News of orcs assailing other villages came to his ears.
Ve zorunlu olan süre doluncaya kadar nikâhı bağlamaya girişmeyin.
And do not confirm the marriage tie until the writing is fulfilled.
Bunlar halktan takipçilerin girişmemesi gereken beş tip ticarettir.
These are the five types of business that a lay follower should not engage in.
Bana karşı yücelik davasına girişmeyin ve teslim olarak gelin bana.
Do not rise against me, but come to me in submission.'
Bilimsel araştırma için uygun bir konu ama henüz o konuya girişmedik.
A subject ripe for scientific enquiry, but we haven't pursued that.
girişme ile daha fazla örnek cümle →