girişme ile cümle

girişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tek seferde iki projeye girişme.Don't attempt two projects at a time.
Dan soyguna girişmek istedi.Dan wanted to attempt the robbery.
Ancak Osmanlı askerleri, gece taarruzuna girişmediler.Great Western Railway services do not call here during the late evening.
Bunlar halktan takipçilerin girişmemesi gereken beş tip ticarettir.These are the five types of business that a lay follower should not engage in.
Bu bölgedeki Yunan birlikleri gün boyu herhangi bir ileri harekata girişmemişlerdir.Federal troops in the area did not intervene that day.
Bilimsel araştırma için uygun bir konu ama henüz o konuya girişmedik.A subject ripe for scientific enquiry, but we haven't pursued that.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.A new appreciation for the privilege that we have of undertaking this challenge.
Yeni orkların diğer köylere saldırıya girişmeşi kulağına çalındı.News of orcs assailing other villages came to his ears.
Allah'ın ayetleri üzerinde, inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez.Only the unbelievers dispute the revelations of God.
Sana böyle söylemeleri, sadece, tartışmaya girişmek içindir.They say this only for disputing.
Bana karşı yücelik davasına girişmeyin ve teslim olarak gelin bana.Do not rise against me, but come to me in submission.'
Sana böyle söylemeleri, sadece, tartışmaya girişmek içindir. Onlar şüphesiz kavgacı bir millettir.They did not say this to you except to unjustly argue; in fact they are a quarrelsome people.
Kendi nefislerine ihanet edenlerden yana mücadeleye girişme.And argue not on behalf of those who deceive themselves.
Fakat işe girişmeyi de kurdun mu dayan Allah'a. Şüphe yok ki Allah, dayananları sever.And when you make a decision, put your trust in God; God loves the trusting.
Ve zorunlu olan süre doluncaya kadar nikâhı bağlamaya girişmeyin.And do not confirm the marriage tie until the writing is fulfilled.
Bekleme süresi sona ermeden nikâh akdine girişmeyin!And do not confirm the marriage tie until the writing is fulfilled.
Fakat işe girişmeyi de kurdun mu dayan Allah'a.And when thou art resolved, then put thy trust in Allah. Lo!
Gizem Girişmen ise okçulukta Türkiye'ye altın madalya getiren isim oldu.Gizem Girismen won a gold medal for Turkey in archery.
Fakat büyük savaşlara girişmediler.Große Kämpfe fanden nicht statt.
Malazgirt Meydan Muharebesi 26 Ağustos 1071'de iki ordunun savaşa girişmesi ile başlamıştır.Les deux armées se disposèrent pour engager la bataille qui eut lieu le 26 août 1071.
Fakat büyük savaşlara girişmediler.On n'y a pas livré de grandes batailles.
Fakat tam burada yine Selçuklu ordusu ile çarpışmaya girişmek zorunda kaldılar.Il doit cependant se retourner à nouveau contre les Seldjoukides.
Esasen bu bölgeden bir taarruza girişmek her iki taraf için de oldukça güçtür.Muy poco para rescatar de esa etapa de ambos lados.
Ancak Osmanlı askerleri, gece taarruzuna girişmediler.Los hombres grises no pueden entrar en casa de Hora.
Türk ordusunun büyük bir saldırıya girişmesi için büyük eksikleri vardı.L'esercito scozzese subì un forte contraccolpo.
Ancak General Hanno, kesin sonuçlu bir çatışmaya girişme atılganlığını göstermemiştir.Генерал Ли не сразу понял намерений Гранта.
Bu türlü surlara erişilebilse bile bir askerî birlikle buralarda savaşa girişmenin imkansız olduğu aşikardı.С такими войсками выиграть войну немыслимо… Что мы могли сделать?
Bu koşullarda Batı Avrupa güvenliği konusunda görüşmelere girişmeyi kabul etmiştir.Они обсуждают возможность сохранения жизни в Западной Европе.
Fakat tam burada yine Selçuklu ordusu ile çarpışmaya girişmek zorunda kaldılar.Вскоре ему опять пришлось вступить в борьбу с Набисом в Лаконианской войне.
Orihime, olaylara düşünmeden girişmeye eğilimlidir ve bu huyu bazen can sıkıcı sonuçlara yol açmaktadır.يُشجَّع على التفكير خارجَ الصندوق في هذه العمليات المبكّرة، بما أنّه غالبا ما يقود إلى حلول إبداعية.
Bu durum daha sonraki imparatorların mali reformlara girişmesini zorunlu kıldı.Later probeerden de hertogen de reformatie in te voeren.
Bu yenilgiden sonra isyancılar, bir daha cephe savaşına girişmediler.Rebellen: De Rebellen bestaan nog niet aan het begin van het spel.
Hitler son kez Paulus'tan bir yarma harekatına girişmesini istedi.Hitler zabronił Paulusowi prób wyrwania się z okrążenia.
Fakat büyük savaşlara girişmediler.Do większych walk jednak nie doszło.
Ancak Osmanlı askerleri, gece taarruzuna girişmediler.Nattliga bohemerier ville de inte vara med om.
Malazgirt Meydan Muharebesi 26 Ağustos 1071'de iki ordunun savaşa girişmesi ile başlamıştır.Po vykonání nezbytných příprav se 26. srpna 1071 obě vojska seřadila do bitevního šiku.
Abbâsîler'e karşı mücadeleye girişmeyip barışçı bir siyaset izleyerek ibadetle uğraşmıştır.Nechovaly v úctě boha Dionýsa a ten na ně za trest seslal šílenství.
Fakat büyük savaşlara girişmediler.Nepočítalo se to mezi velké bitvy.
Lepidus Sicilya'da iktidara el koymak ve isyan çıkarmaya girişmekle suçlandı ve sürgüne yollandı.Lepidus blev dømt for oprør på Sicilien og blev tvunget i eksil.
Malazgirt Meydan Muharebesi 26 Ağustos 1071'de iki ordunun savaşa girişmesi ile başlamıştır.Armèene stilte opp til kamp den 26. august 1071.
Sparta'nın bu insanları yeniden kontrol altına almak için savaşa girişmesi gerekmişti.Sparta ble tvunget til å dedikere en garnison for å kontrollere denne aktiviteten.
Solo kariyere girişmeden önce, Japonya'da performans sergilerken, V.I sahne adını almıştır.Ia memiliki nama panggung V.I saat tampil di Jepang.
Bu yenilgiden sonra isyancılar, bir daha cephe savaşına girişmediler.從此隱居起來,不再參與戰鬥。
Bu yenilgiden sonra isyancılar, bir daha cephe savaşına girişmediler.След грандиозната победа въстаниците отново поемат на юг.
Son yedi yıl içinde, esas olarak mali yetersizlik yüzünden yeni bir donanma inşa etmeye girişmemişti.Už ako sedemnásťročný pravdepodobne z dôvodov finančného nedostatku nastúpil ku kráľovskému loďstvu.
Ancak Osmanlı askerleri, gece taarruzuna girişmediler.V niektorých oblastiach sa upíri neobmedzovali vo svojej pôsobnosti len na nočnú hodinu.
İki ordu karşı karşıyadır: Paris, Menelaos'la teke tek savaşa girişmeyi teklif eder.Ko se vojski približata druga drugi, Paris predlaga dvoboj z Menelajem, da bi končal vojno.
AÇA Mevzuatı Ajans'ın diğer organlarla tekrarlanan faaliyetlere girişmesini önlemektedir.Regulamentul AEM cere Agenţiei evitarea duplicării cu alte organisme.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Cách học tốt nhất là qua kinh nghiệm thực sự thực tế cái đưa tôi ra ngoài lớp học.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Cea mai bună metodă prin care învăț este experiența practică, ceva care mă poate scoate din sala de clasă.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Il modo migliore per imparare è l'esperienza concreta, pratica, qualcosa che mi tiri fuori dall'aula.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.저는 실제 체험이나, 저를 교실 밖으로 이끄는 것들을 통해 가장 잘 배웁니다.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Mi mejor manera de aprender es con experiencias reales, prácticas, algo que me pueda sacar del aula.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Najlepiej uczyć się przez praktykę, poprzez rzeczy, dzięki którym wynosi się coś poza klasę.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Лучший способ обучения для меня - практический опыт, что-то, что влечёт меня за пределы класса.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Най-добрият начин да се уча е чрез реален, практически опит, нещо, което може да ме изведе от класната стая.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.הדרך הטובה ביותר בה אני לומדת היא נסיון מעשי, משהו שיכול להוציא אותי מחוץ לכיתה.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.أفضل طريقة لكي أتعلم هي، التدريب العملي على الخبرة، وهو الأمر الذي يمكنه أن يبعدني عن الفصل.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.教室の外へと 私を連れ出してくれるものです 最高の教育というのは
Bilimsel araştırma için uygun bir konu ama henüz o konuya girişmedik.A téma megérett a tudományos vizsgálatra, de még nem mentünk utána.

İlgili Sayfalar