Ana içeriğe geç
Sözlük
/
dokunulmaz

dokunulmaz

C2 seviye
TR → EN
"dokunulmaz" kelimesinin İngilizcesi: inviolable, taboo,tabu, untouchable. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelinviolable
Geneltaboo,tabu
Geneluntouchable

Tanım

•sıfat: İlişilmez, el sürülmez, taarruzdan korunmuş
•mecaz: Hiçbir biçimde eleştirilemez

Diğer Dillerde

Almancaunantastbar, Unberührbarer m Paria, unverletzlich /ʊnʔanˈtastbaːɐ̯/
inviolable
eş: unverletzlich, unverletzbar, unberührbar, sakrosankt
köken: un- + antasten + -bar
In keinem anderen Fall darf der Ball mit den Händen berührt werden, außer ihn zu stoppen. — Topa, durdurmak amacı dışında elle dokunulmaz.
1949, Basic Law for the Federal Republic of Germany, Article 1, Paragraph 1
Alle machen was draus, aus dem was sie haben / Vier Wände und eine Heizung machen sie unantastbar
Fransızcaintouchable /ɛ̃.tu.ʃabl/
untouchable
çekim: çoğul intouchables
eş: intangible
zıt: touchable
köken: From in- + touchable.
Les deux anciens ministres ne furent pas inquiétés. — İki eski bakanın dokunulmazlıkları kalktı.
İspanyolcaintocable, inviolable, paria /intoˈkable/
untouchable
çekim: çoğul intocables
eş: impalpable, intangible, paria
- En la cual básicamente entregabas información a cambio de protección, para evitar una demanda. — - Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.
İtalyancaintoccabile /in.tokˈka.bi.le/
untouchable
çekim: çoğul intoccabili
eş: inalienabile, indisponibile, intangibile, al di sopra delle leggi, incensurabile, inviolabile
zıt: toccabile
köken: From in- + toccabile.
- In pratica, gli davi delle informazioni in cambio dell'immunità dall'indagine. — - Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.
Rusçaнеприкаса́емый, неприкоснове́нный, неруши́мый, па́рия
-В, который вы в основном передал информацию по им в обмен на защиту от судебного преследования. — - Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.
Felemenkçeonschendbaar
inviolable · immune (from prosecution)
çekim: karşılaştırma onschendbaarder · üstünlük onschendbaarst
köken: From on- + schenden + -baar.
Zulk eene is er nu weder Babel. — Bali’de Dokunulmazlar yoktur.
Portekizceintocável, inviolável, pariá, pária /ĩ.toˈka.vew/
untouchable (that cannot or should not be touched) · untouchable (that cannot be criticized)
çekim: çoğul intocáveis
köken: From in- + tocar + -ável.
O maestro, porém, não foi sepultado em Belém. — Bali’de Dokunulmazlar yoktur.
chaste, untouchable · incorruptible, uncorrupted, unbribed · whole, pristine, undamaged, undecayed
çekim: çoğul αδιάφθοροι · tamlayan αδιάφθορου
-Σε τι αφορούσαν οι πληροφορίες που δώσατε με αντάλλαγμα την προστασία από τη δίωξη; — - Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.
Japoncaパーリア, パーリヤ, 不可侵の, 不可触民, 侵せない, 侵略できない /ɸɯ̟ka̠ɕo̞kɯ̟mʲĩɴ/
Dalit; untouchable
スコットランド方言は影響を受けない。 — Dalitler Türkçe: Dokunulmazlar.
Korece백정 /pɛk̚t͡ɕ͈ʌ̹ŋ/
butcher · baekjeong, the untouchable caste within the Joseon caste system
köken: Sino-Korean word from 白丁.
난 아니야 자신의 형을받지 않음 날짜로 — Ben değilim kendi dokunulmazlık tarihini içine
untouchable (that shouldn't be criticized) · impeccable (that can't be criticized)
çekim: karşılaştırma mer oantastlig · üstünlük mest oantastlig
köken: o- (“un-”) + antasta (“touch”) + -lig (“-able”)
Jag är inte i sin straffrihet dagen sju år gamla vi inte skulle vara försiktig och det är vad de har gjort — Ben değilim kendi dokunulmazlık tarihini içine
Folkkära artister är inte oantastliga
Han var oantastligt klädd
Lehçeniedotykalny, nienaruszalny, nietykalna, nietykalny, parias /ɲɛ.na.ruˈʂal.nɘ/
inviolable (not violable; not to be infringed)
eş: nietykalny, niepodważalny
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Balto-Slavic *ne Proto-Slavic *ne Old Polish nie Old Polish nie- Polish nie- Polish naruszalny Polish nienaruszalny From nie- + naruszalny.
aile: nienaruszalność
Nudziły go zresztą obrady parlamentarne. — Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı.
Ukraynacaнедоторка́нний, непору́шний
Підступність Яго безмірна. — Yasama dokunulmazlığı nispîdir.
Hintçeअछूत /ə.t͡ʃʰuːt̪/
untouchable
çekim: çoğul अछूतों
köken: अ- (a-) + छूत (chūt).
outcast, castaway, reject (person)
çekim: çoğul hylkiöt · tamlayan hylkiön
köken: hylk- + -iö; probably coined as a neologism in the mid-19th century
Voisi sanoa että silloin saavutetaan diplomaattinen koskemattomuus. — Yani diplomatik dokunulmazlık kazanmak da diyebiliriz buna.
Macarcaérinthetetlen /ˈeːrinthɛtɛtlɛn/
untouchable
çekim: karşılaştırma érinthetetlenebb · üstünlük legérinthetetlenebb
köken: From érint (“to touch”) + -hetetlen (“un- ... -able”, adjective-forming suffix).
aile: érinthetetlenség
Mondhatnánk, hogy diplomáciai mentességet kapsz. — Yani diplomatik dokunulmazlık kazanmak da diyebiliriz buna.
Norveççeukrenkelig
Tittelen betyr «Naken sannhet» på hindi. — “Dalit” kelimesi, Hindistan'da “dokunulmaz” anlamına geliyor.
Bulgarcaнедосегаем, недосега̀ем, ненарушим, неприкосновен, неприкосновѐн, неуязвим
Обещавам — Ben değilim kendi dokunulmazlık tarihini içine
Katalancaintangible, pària
Galceanghyffyrddadwy
İrlandacadosháraithe, duine seachanta
tamperproof
köken: From do- (“impossible, extremely difficult, to”) + sáraithe.
Tamilceபறையன் /pɐrɐɪ̯jɐn/
pariah, a man belonging to the Paraiyar caste
çekim: çoğul பறையர்கள்
köken: பறை (paṟai) + -அன் (-aṉ).
untouchable
Urducaچنڈال
Esperantonetuŝebla /netuˈʃebla/
untouchable
zıt: tuŝebla
köken: Etymology tree Latin nōn Old French ne Middle French ne French nebor. Polish niebor. Proto-Balto-Slavic *ne Proto-Slavic *ne Russian не (ne)bor. Esperanto ne Esperanto ne- Esperanto tuŝi Proto-Indo-European *-dʰlom Proto-Indo-European *-dʰlis Proto-Italic *-ðlis Latin -bilis Latin -ābilis Old French -ablebor. Middle English -able English -ablebor. ▲ Latin -bilis Latin -ibilis Old French -ibleder.…
1905, L. L. Zamenhof, Fundamento de Esperanto, Antaŭparolo. La fundamento de nia lingvo devas resti por ĉiam netuŝebla.
Makedoncaнеповредлив /nɛˈpɔvrɛdlif/
inviolable
çekim: karşılaştırma понеповредлив · üstünlük најнеповредлив
Malayalamcaപറയൻ

Örnek Cümleler

Onlar dokunulmaz.
They are immune to attack.
Dokunulmazlığım var.
I have immunity.
Tom'un dokunulmazlığı var.
Tom has immunity.
Onlar ayrı ve dokunulmazdır.
They are separated, and cannot touch.
Bali’de Dokunulmazlar yoktur.
Lempad of Bali.
Muhafızlar kutsal ve dokunulmazlar.
The guards are sacred and inviolable.
Milletvekili dokunulmazlığı 24 saattir.
The MP immunity is 24 hours.
Jociç, "Kimse dokunulmaz olmayacak." dedi.
"No one will be untouchable," he said.
Dokunulmazlık günleri nihayet sona ermişti.
The days of impunity were finally over.
Yıllardan beri dokunulmaz bazı tabular yıkıldı.
Certain taboos, which had remained untouchable for so many years, have come to be broken.
Hizmetli olmak, diplomatik dokunulmazlık vermez
Adminship is not diplomatic immunity
Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı.
As a result, the House of Representatives was closed down.
dokunulmaz ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod