present participle of beißen
eş: ätzend, penetrant, scharf, stechend, aggressiv, scharf
🔊 Sie war die gleiche Bohrer-eyed-Typ. — O aynı delici gözlü idi.
to deepen · to consider more thoroughly, to delve deeper into
çekim: geçmiş approfondi · ortaç approfondi · şimdiki approfondit · ulaç approfondissant
köken: From a- + profond + -ir.
aile: approfondissement
🔊 Elle était la même aux yeux de type vrille. — O aynı delici gözlü idi.
to pierce, to puncture
çekim: geçmiş agujereé · ortaç agujereado · şimdiki agujerea
köken: From agujero + -ear.
🔊 Las primeras torres de perforación de alta mar se llamaban arpones. — Denizdeki ilk delicilerimizin adı zıpkındı.
to train
çekim: geçmiş addestràto · ortaç addestràto · şimdiki addèstra · ulaç addestrànte
eş: abituare, ammaestrare, allenare, assuefare, avviare, esercitare
zıt: disabituare
köken: From a- + destro + -are.
aile: addestrarsi, addestramento, addestratore, addestratrice
🔊 Era la stessa succhiello dagli occhi tipo. — O aynı delici gözlü idi.
Rusça 🔊 действенный; эффективный , пробивающий, перфорирующий
🔊 Она была такой же, буравчик глазами типа. — O aynı delici gözlü idi.
Arapça 🔊 بريمة , تَدْرِيْبات , ثَقَبَ , لقمة ثقب , مِثْقَاب , نِظام مُنْضَمّ (dişil) /bar.riː.ma/ drill, gimlet · corkscrew
çekim: çoğul بَرَارِيم · tamlayan بَرِّيمةٍ
köken: Variant of بِرِّينَة (birrīna), see it. Later reinterpreted as Egyptian Arabic tool noun from بَرَمَ (barama, “to twist, to roll up etc.”).
🔊 واول الحفارات التي كانت تحفر تلك الابار كانت تسمى " الحراب " — Denizdeki ilk delicilerimizin adı zıpkındı.
Farsça 🔊 درل , دریل , مته /ˈmat.ta/ drill, auger, borer
köken: Compare Central Kurdish مەتە (mete)
drill, wimble, brace · willow twigs used for tying and weaving · valve, faucet, ventil
çekim: çoğul burğular · tamlayan burğunun
köken: From bur- + -ğu. Cognate with Turkish burgu (“screw, auger”), Chagatai بورغو (burğu, “screw, drill, auger”), Kazakh бұрғы (būrğy, “drill bit, auger”).
aile: burğulamaq
drill (tool)
çekim: çoğul үскілер · tamlayan үскінің
to cram, to study hard, to swot
çekim: geçmiş blokten · ortaç geblokt · şimdiki blokt · ulaç blokkend
köken: From blok + -en.
🔊 Ze was van dezelfde boor-eyed type. — O aynı delici gözlü idi.
🔊 Het examen is overmorgen, ik zit dus hard te blokken.
manual drill (tool for creating holes on hard material)
çekim: çoğul berbequins
köken: From French vilebrequin.
🔊 São mãos delicadas e poderosas que preparam o alimento. — Güçlü ve delici pençeleri avı sıkıca tutar.
drill, exercise, practice
çekim: çoğul ασκήσεις · tamlayan άσκησης
eş: ενάσκηση, εξάσκηση
köken: From Ancient Greek ἄσκησις (áskēsis) + suffix -ση (-si).
🔊 Ήταν το ίδιο τρυπάνι-eyed τύπου. — O aynı delici gözlü idi.
🔊 αερόβια άσκηση
a drill (tool) · a drill (activity done as an exercise or practice) · a workbook (exercise book)
köken: Borrowed from English drill.
🔊 当時 海のクジラの数が減少していました — Denizdeki ilk delicilerimizin adı zıpkındı.
drill
köken: Borrowed from English drill.
🔊 이 에너지원의 사용이 가능하게 한 최초의 도구는 "(고래 잡는) 작살"이었고요. — Denizdeki ilk delicilerimizin adı zıpkındı.
🔊 드릴로 구멍을 뚫다
a drill (tool used to make holes)
çekim: çoğul borrar · tamlayan borrs
köken: From Old Norse borr. See the verb borra (“to drill”). Cognate with Icelandic bor.
🔊 Hon var samma gimlet ögon typ. — O aynı delici gözlü idi.
to bore, drill (to make a hole) · to drill (a tooth)
çekim: geçmiş borowano · şimdiki boruje
köken: Etymology tree German bohrenbor. Proto-Indo-European *h₂euh₁-der.? Proto-Slavic *-ovati Old Polish -ować Polish -ować Polish borować From German bohren + Polish -ować.
aile: przeborować
🔊 Była tym samym Świderek-eyed typu. — O aynı delici gözlü idi.
Ukraynaca 🔊 дриль , свердли́ти , сівалка , тренува́ння /drɪlʲ/ drill (tool)
çekim: çoğul дри́лі · tamlayan дри́ля
aile: електродри́ль
🔊 Вона була такою ж, буравчик очима типу. — O aynı delici gözlü idi.
Hintçe 🔊 ड्रिल , बरमा (eril) /bəɾ.mɑː/ drill, borer
çekim: çoğul बरमे
synonym of kilpikangas (“drill (fabric)”)
çekim: çoğul drellit · tamlayan drellin
köken: From German Drell.
🔊 Hän oli sama Gimlet-eyed tyyppi. — O aynı delici gözlü idi.
drill (tool)
çekim: çoğul vrtačky · tamlayan vrtačky
köken: From vrtat + -čka.
🔊 Byla stejná nebozez očima typu. — O aynı delici gözlü idi.
drill (tool)
çekim: çoğul bormașini · tamlayan bormașini
köken: Borrowed from German Bohrmaschine.
🔊 Ea a fost aceeaşi burghiu cu ochi de tip. — O aynı delici gözlü idi.
furrow · sulcus
çekim: çoğul barázdák
köken: Attested since 1130-40 as brazda. From South Slavic brazda, from Proto-Slavic *borzda.
🔊 Ő volt az azonos kézifúró szemű típus. — O aynı delici gözlü idi.
drill (tool)
çekim: çoğul מקדחות
🔊 . תפסיק, תפסיק, תפסיק! תחזיר אחורה קצת. — It smells delicious, Mukaddes.
Latince 🔊 penetrālis , strīdulus , terebra , terebrō , trānsfīgō /ˈtɛ.rɛ.bra/ an instrument for boring; borer; gimlet
çekim: çoğul terebrae · tamlayan terebrae
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *terh₁- Latin ter(ō) Latin -bra Latin terebra From ter(ō) + -bra.
aile: terebellum, terebrō
boron (chemical element)
çekim: tamlayan bors
köken: From the stem of borax.
🔊 Hun var den samme Gimlet-eyed type. — O aynı delici gözlü idi.
Norveççe 🔊 boremaskin , drille , dypdykke , terpe
🔊 Sai er et tradisjonelt blankvåpen ifra Okinawa. — Sai (釵), Okinawa'da kullanılan geleneksel delici bir yakın dövüş silahıdır.
belajar dan membiasakan diri agar mampu (dapat) melakukan sesuatu:
🔊 Dia adalah tipe membor bermata sama. — O aynı delici gözlü idi.