Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bunalım

bunalım

/bu.naˈɫɯm/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"bunalım" kelimesinin İngilizcesi: depression. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldepressionnoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)bunalımı
Yönelme (-e)bunalıma
Bulunma (-de)bunalımda
Çıkma (-den)bunalımdan
Tamlayan (-in)bunalımın
Çoğul (-ler)bunalımlar

Tanım

•bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz
•çöküntü
•doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz
•tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz
•uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon
•Bir organda birdenbire ortaya çıkan fizyolojik bozukluk
•Bir toplumun, bir kuruluşun veya bir kimsenin yaşamında görülen güç dönem
•Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum; kriz

Diğer Dillerde

AlmancaAbschwung, Depression, Senke (eril) /ˈapʃvʊŋ/
downturn, downswing
çekim: çoğul Abschwünge · tamlayan Abschwunges
eş: Rezession
zıt: Aufschwung
köken: ab- + Schwung
Ich wurde depressiv. — Bunalıma girdim.
Fransızcacrise, Crise (dişil) /kʁiz/
crisis · attack, fit · tantrum, scene, fit of anger
çekim: çoğul crises
köken: Borrowed from Latin crisis, from Ancient Greek κρίσις (krísis).
aile: crise cardiaque, crise d'adolescence, crise de la quarantaine, crise de nerfs, crise existentielle, crise identitaire, crisette, piquer une crise
J"étais déprimée. — Bunalıma girdim.
İspanyolcaárea de baja presión, depresión, hondón, hondonada (dişil) /depɾeˈsjon/
depression · depression (area of low air pressure)
çekim: çoğul depresiones
köken: From Latin dēpressiōnem.
Ella estaba deprimida. — O, bunalımlıydı.
İtalyancadepressione (dişil) /de.presˈsjo.ne/
depression · dejection
çekim: çoğul depressioni
eş: abbassamento, avvallamento, bacino, cavità, conca, dolina
köken: Borrowed from Latin dēpressiōnem.
Mi sentii depressa — Bunalıma girdim.
У меня действительно началась депрессия. — Bunalıma girdim.
أصابني الاكتئاب بالفعل. — Bunalıma girdim.
depression
köken: From افسرده (afsorde) + ـگی (gi).
داروهای ضد افسردگی
Kazakçaойпат
Felemenkçedepressie (dişil) /dəˈprɛ.si/
depression (state of mind producing serious, long-term lowering of enjoyment of life) · depression (period of low morale or unhappiness) · depression (area that is lower in topography than its surroundings)
çekim: çoğul depressies
köken: Borrowed from French dépression, from Latin dēpressiō.
aile: depressiebaan, depressiecentrum, depressiefront, depressiegebied, depressiemeter, depressieperiode, depressiviteit
Ik werd depressief. — Bunalıma girdim.
Portekizceárea de baixa pressão, crise, depressão (dişil) /ˈkɾi.zi/
crisis
çekim: çoğul crises
eş: epacmo
köken: Borrowed from Latin crisis, from Ancient Greek κρίσις (krísis), from κρίνω (krínō, “pick out, choose, decide, judge”).
E fiquei deprimida. — Bunalıma girdim.
depression
çekim: çoğul καταθλίψεις · tamlayan κατάθλιψης
Έπαθα κατάθλιψη. — Bunalıma girdim.
dull, slow, stagnant, depressed
車椅子に座り 腰から下は感覚がなく — Bunalıma girdim.
경제상황이 좋지 않은 것.
전 우울해졌어요. — Bunalıma girdim.
depression · a depression
çekim: çoğul depressioner · tamlayan depressions
Rop från långt avstånd 2001 - Kommissarie Winter. — Küre Yayınları, 2001 "Küresel Bunalım".
Lehçedepresja, recesja (dişil) /dɛˈprɛ.sja/
dejection, depression, despondency, lethargy, spleen (state of mind producing serious long-term lowering of enjoyment) · depression (period of major economic contraction) · depression, lowland (low area)
çekim: çoğul depresje · tamlayan depresji
eş: melancholia
zıt: euforia, rozkwit
köken: Internationalism; compare English depression, French dépression, German Depression, ultimately from Latin dēpressiō.
aile: antydepresyjny, depresyjny, przeciwdepresyjny
Załamałam się. — Bunalıma girdim.
Майже завжди присутня тривожність. — Neredeyse her zaman bunalım içindedir.
Hintçeअवसाद, गड्ढा, मंदी (eril) /əʋ.sɑːd̪/
depression · gloom, melancholy, lassitude, langour, dejection · sediment
çekim: çoğul अवसादों
köken: Borrowed from Sanskrit अवसाद (avasāda).
aile: अवसादी, अवसादक, अवसादकारी
drop, fall, decline (amount lost in height or value)
çekim: çoğul alenemat · tamlayan aleneman
köken: aleta + -ma
aile: jännitteenalenema
Siksi sen ulkopuolella on lähes aina jonoa. — Neredeyse her zaman bunalım içindedir.
bruttokansantuotteen alenema
Çekçedeprese, prohlubeň, proláklina (dişil) /ˈdɛprɛsɛ/
depression · depression (area that is lower than its surroundings)
çekim: çoğul depresí · tamlayan depresí
eş: depka
Skutečně jsem se dostala do deprese. — Bunalıma girdim.
Rumencedepresiune, deprimare (dişil)
depression (area that is lower than its surroundings)
çekim: çoğul depresiuni · tamlayan depresiuni
köken: Borrowed from French dépression and Latin depressio.
Am intrat în depresie. — Bunalıma girdim.
depression (state of mind producing serious long-term lowering of enjoyment)
çekim: çoğul depressziók
köken: From Latin depressio.
aile: depressziós
Tényleg depressziós lettem. — Bunalıma girdim.
İbraniceדיכאון, שפל, שפלה (eril) /dikaˈ(ʔ)on/
depression
ואני אמרתי, "מה?" והיא אמרה, — O "Bunalıma gireceksin." dedi.
recession, depression
çekim: çoğul nedgangstider · tamlayan nedgangstids
köken: From nedgang + -s- + tid.
Jeg blev deprimeret. — Bunalıma girdim.
Og min ånd er vansmektet i mig, mitt hjerte er forferdet inneni mig. — Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.
Endonezcecekungan, depresi /t͡ʃəˈkuŋan/
depression (low area) · basin · area of land that drains into a common outlet
çekim: çoğul cekungan-cekungan
köken: Affixation of cekung + -an.
Saya menjadi depresi. — Bunalıma girdim.
depression (state of low mood and damaged self-esteem) · depression (concave geological formation lower the surrounding ground level) · depression (long-term period of downturn economic development)
çekim: çoğul депре́сии
köken: Borrowed from French dépression.
Изпаднах в депресия. — Bunalıma girdim.
Mala som depresie. — Bunalıma girdim.
Litvancadepresija (dişil) /dʲɛˈpʲrʲɛsʲɪjɛ/
depression
çekim: çoğul deprèsijos · tamlayan deprèsijos
1981 m. mirė jo tėtis ir jį tai labai sukrėtė. — 1981'de annesi ölünce ‘‘bunalımlı yıllar başladı.

Etimoloji

By surface analysis, bunal- + -ım.

Örnek Cümleler

O bunalımlı.
He is depressed.
İptal Bunalımı
Nullification Crisis
Bunalıma girdim.
I did get depressed.
Sen bunalımlısın.
You're depressed.
Tom bunalımlıdır.
Tom is depressed.
Biz bunalımlıyız.
We're depressed.
Tom bunalımlıydı.
Tom has been depressed.
Çok bunalımlıyım.
I'm very depressed.
Tom çok bunalımlı.
Tom is very depressed.
O da bunalımdaydı.
He was depressed, too.
O çok bunalımdaydı.
He is very depressed.
Onlar bunalımlıydı.
They were depressed.
bunalım ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod