Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bütünleşmek

bütünleşmek

verb
TR → EN
"bütünleşmek" kelimesinin İngilizcesi: coalesce. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcoalesce

Çekim Tablosu

Geniş zamanbütünleşemem
Şimdiki zamanbütünleşebiliyor
Gelecek zamanbütünleşecek
Geçmiş zamanbütünleşemedi
Şartbütünleşemese
Gereklilikbütünleşememeli
Emirbütünleş

Tanım

•bütün duruma gelmek
•Özdeşleşmek, bütünleşmek

Diğer Dillerde

to unite, join, band, unify
çekim: geçmiş vereinigte · ortaç vereinigt · şimdiki vereinigt · ulaç vereinigend
eş: assoziieren, einen, integrieren, koitieren, paktieren, verbinden
köken: From ver- + einig (“united”) + -en.
aile: Vereinigung
Umweltbelange werden in zunehmendem Maße in die Sektoren Forstwirtschaft und Landwirtschaft integriert. — Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.
Fransızcas'amalgamer, s'unir, se fondre, se réunir
Forme pronominale de fondre.
Mon handicap n'est pas le pire des 3. — Ve inaniyorum ki; bu, dogayla bagli olmaktan, yasam enerjisi ile butunlesmekten kaynaklaniyor.
İspanyolcacoalescer, incorporarse, juntarse, unirse
infinitive of incorporar combined with se
La preocupación por el medio ambiente se está integrando cada vez más en los sectores agrario y forestal. — Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.
İtalyancafondersi, unirsi /ˈfon.der.si/
reflexive of fondere · to melt, fuse · to merge, combine, fuse, amalgamate, unite
çekim: geçmiş fùsosi · ortaç fùsosi · şimdiki si fónde · ulaç fondèntesi
Le problematiche ambientali vengono via via integrate nei settori forestale e agricolo. — Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.
Rusçaобъединя́ться, сливаться /s⁽ʲ⁾lʲɪˈvat͡sːə/
to flow together, to interflow · to merge, to fuse, to blend · passive of слива́ть (slivátʹ)
çekim: geçmiş слива́вшийся · ortaç слива́вшийся · şimdiki слива́ется · ulaç слива́ющийся
köken: слива́ть (slivátʹ) + -ся (-sja)
А я думаю, что это зависит от единения с природой, соединение с энергией жизни. — Ve inaniyorum ki; bu, dogayla bagli olmaktan, yasam enerjisi ile butunlesmekten kaynaklaniyor.
Felemenkçedoen samensmelten, doen versmelten, samensmelten, versmelten
to amalgamate (melt/blend together)
çekim: geçmiş smolten samen · ortaç samengesmolten · şimdiki smelt samen · ulaç samensmeltend
köken: From samen + smelten.
In de bosbouw en de landbouw wordt steeds meer rekening gehouden met het milieu. — Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.
Portekizceaglutinar /a.ɡlu.t͡ʃiˈna(ʁ)/
to coalesce (join into a single mass) · to coalesce (form from different elements)
çekim: geçmiş aglutinei · ortaç aglutinado · şimdiki aglutina
köken: From Latin agglūtināre.
"da minha ligação com a energia da vida. — Ve inaniyorum ki; bu, dogayla bagli olmaktan, yasam enerjisi ile butunlesmekten kaynaklaniyor.
İsveççesammansmälta
Miljömedvetenheten integreras mer och mer i skogs- och jordbrukssektorerna. — Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.
Ukraynacaзлива́тися, зли́тися, об'єдна́тися, об'є́днуватися
Fincekerääntyä, yhdistyä, yhtyä /ˈkeræːntyæˣ/
to gather, assemble, come together · to accumulate
çekim: geçmiş kerääntynyt · şimdiki kerääntyy · ulaç kerääntyvä
köken: kerätä + -äntyä
aile: kerääntyminen
Maa- ja metsätaloudessa otetaan ympäristönäkökohtia yhä enenevässä määrin huomioon. — Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.
Väkijoukko kerääntyi katsomaan palavaa rakennusta.
Çekçesloučit se, spojit se
(Potlesk) — Ve inaniyorum ki; bu, dogayla bagli olmaktan, yasam enerjisi ile butunlesmekten kaynaklaniyor.
Macarcaegybeolvad, egyesül, összeolvad /ˈɛɟːɛʃyl/
to unite, to join, to amalgamate, to blend, to fuse, to combine
çekim: geçmiş egyesültek
köken: egyes + -ül
aile: egyesület, egyesülés
A környezeti aggályok egyre inkább beépülnek az erdészeti és a mez5gazdasági ágazatokba. — Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.
To unite: to come together as one.
çekim: geçmiş הִתְאַחַדְתָּ
וכבשנו את כדור הארץ כולו. במשך דורות אנו מגדלים את ילדינו, — Ve inaniyorum ki; bu, dogayla bagli olmaktan, yasam enerjisi ile butunlesmekten kaynaklaniyor.
מפלגות האופוזיציה התאחדו
Latincecoalesco, coalēscō /ko.aˈɫeːs.koː/
to unite together; to coalesce
çekim: şimdiki coalēscit · ulaç coalēscēns
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *ḱe? Proto-Indo-European *ḱóm Proto-Italic *kom Proto-Italic *kom- Latin con- Latin alēscō Latin coalēscō From con- + alēscō.
Bulgarcaобединявам се, сливам се
Estoncakokku sulanduma
to coalesce
Katalancaajuntar-se, incorporar-se, unir-se /uˈnir.sə/
reflexive of unir
çekim: geçmiş m'uní · ortaç unit · şimdiki s'uneix

Etimoloji

By surface analysis, bütün (“entire, complete”) + -leş + -mek.

Eş & Zıt Anlamlılar

Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod