az kalsın
/ˈaz kaɫ.sɯn/
adv
TR → EN
"az kalsın" kelimesinin İngilizcesi: almost, nearly. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelalmostadv
Genelnearlyadv
Tanım
•almost, nearly
Diğer Dillerde
Almancabeinahe, fast, so gut wie /baɪ̯ˈnaːə/
almost; nearly
eş: beinah
köken: From Middle High German bīnāhe, bīnāch. Analysable as bei (“by, near”) + nah (“near, close”). Compare Dutch bijna.
Beinahe hätte ich einen Unfall verursacht. — Az kalsın elimden bir kaza çıkacaktı.
Fransızcapresque, quasiment /pʁɛsk/
almost
köken: Univerbation of près + que. Akin to Italian pressoché.
Vous avez presque provoqué un accident. — Az kalsın bir kazaya neden olacaktın.
İspanyolcacasi, cuasi, por poco /ˈkasi/
almost
eş: por poco
köken: Semi-learned borrowing from Latin quasi. Doublet of cuasi. The two were originally in a complementary distribution that depended on stress.
aile: casi casi, de casi no se muere nadie, los casis no cuentan
Casi me matan. — Güç bela, az kalsın ölüyordum orada.
Casi casi que me parece que ocurriese ayer mismo.
İtalyancacirca, praticamente, quasi /ˈt͡ʃir.ka/
regarding, concerning
köken: Borrowed from Latin circā.
Hey! hai quasi causato un accidente. — Az kalsın bir kazaya neden olacaktın.
Rusçaо́коло, почти́, почти́ что, приблизи́тельно, чуть не /t͡ɕʉtʲ nʲɪ/
nearly (almost, but not quite), virtually
eş: возможно, едва не, едва ли не, чуть ли не, почти что, практически
Вы же ведь не плавали, чтобы добраться сюда? — Az kalsın dünyayı yok etmiyor muydun sen?
чуть не пла́ча
Он чуть не подпры́гнул от восто́рга.
И как мне отвеча́ют на мою́ пра́вду, на моё че́стное отноше́ние? В меня́ чуть не броса́ют камня́ми и е́здят на мне верхо́м.
Arapçaتَقْرِيبًا, عَلَى وَشْك, كَادَ
لقد قمت بخطأ. (f(0 غير معرفة — Az kalsın yanlış yapacaktık. f(0) tanımsızdır.
Farsçaتقریباً
Kazakçaдерлік
Felemenkçebijna, nagenoeg, vrijwel, zo goed als /ˈbɛi̯.naː/
almost · soon
eş: bijkans, haast, nagenoeg, schier, vrijwel
köken: From Middle Dutch bina. Equivalent to a univerbation of bij + na. Compare German beinahe.
Daarnaast spreekt Charlotte nog weleens met haar nicht Miriam. — Michael az kalsın Marva'nın kısmını da söyleyecekti.
Portekizcequase /ˈkwa.zi/
almost (very close to)
çekim: çoğul quases
köken: Learned borrowing from Latin quasi (“as if”). Cognate of Spanish casi, Spanish cuasi, French quasi and Italian quasi.
- Quase te matámos! — Az kalsın seni öldürecektik dostum!
nearly, almost, near miss, close but no cigar, hair's breadth, just (used to indicate something that almost or nearly happened)
eş: στο τσακ
köken: παρά (pará, “except, despite”) + λίγο (lígo, “a little”)
Παραλίγο να σε σκοτώσουμε! — Az kalsın seni öldürecektik dostum!
Παραλίγο να τρακάρουμε.
完全にではないが、それに近い程度に。
eş: おおかた, ほぼ, ほぼほぼ
文字通り、 — Az kalsın yanlış yapacaktık. f(0) tanımsızdır.
almost, nearly
köken: First attested in the Seokbo sangjeol (釋譜詳節 / 석보상절), 1447, as Middle Korean 거ᅀᅴ (Yale: kezuy).
f(0) 은 정의되지 못합니다 — Az kalsın yanlış yapacaktık. f(0) tanımsızdır.
손님은 거의가 오셨습니다.
내 동생은 퇴근을 하면 남은 시간의 거의를 공부를 하는 데 쓰더라.
almost
Men jag hade så när stapplat med mina fötter, mina steg voro nära att slinta; — Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.
almost, nearly, practically
köken: Literally, “without little”.
Dobra! — Az kalsın seni öldürecektik dostum!
bez mała dwadzieścia lat
w każdym bez mała mieszkaniu
Ukraynacaма́йже, сливе́
nearly, about
köken: Borrowed from Classical Persian تقریباً (taqrīban), from Arabic تَقْرِيبًا (taqrīban).
मैंने तक़रीबन तीन बजे लंच किया।
almost, nearly, close to
köken: lähi- (“near”) + -s (s-lative singular)
aile: läheskään, lähestulkoon
Hei puhu minulle — Az kalsın seni öldürecektik dostum!
lähes tuhat
lähes mahdoton
nearly (almost, but not quite)
Tìžko, málem jsem tam zemøel. — Güç bela, az kalsın ölüyordum orada.
Rumenceaproape, era să /a.ˈpro̯a.pe/
near, close, nearby · almost (very close to), nearly
köken: Inherited from Vulgar Latin *ad prope, composed of ad (“to, at”) + prope (“near”). Compare Aromanian aproapea.
Nu am ştiut că a mai ramas cineva pe aici! — Az kalsın seni öldürecektik dostum!
near (used with -hoz/-hez/-höz) · nearly (almost a given amount or result)
çekim: çoğul közelek
zıt: messze, távol
köken: Lexicalization of köz (“gap”) + -l (ablative suffix).
aile: közeledik, közeleg, közeli, közelít, közelről, közelség, Közel-Kelet, közelmúlt
De én?! Már-már meghanyatlottak lábaim; és kis híjja, hogy lépteim el nem iszamodtak. — Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.
İbraniceכִּמְעַט
.כמעט הרגנו אותך — Az kalsın seni öldürecektik dostum!
almost, nearly · scarcely, hardly, barely
köken: Possibly from the same root as patior (“to suffer”); this may be Proto-Indo-European *peh₂-(i)- (“to hurt”) (this is supported by Pokorny), but its standard reconstruction as *peh₁-(i)- (or *peh₁y-) creates phonetic problems for the Latin. Neri (2007), following Vine, derives it Proto-Indo-European *p(e)-ai-ni- (“not entirely; from whom has been taken away; who takes away”), from *pe- (“away”) +…
aile: paenīnsula, paenultimus, paenumbra
Dancanærved, næsten, være lige ved at /nɛstən/
definite singular of næste
Der lavede vi næsten en fejl. f af 0 er udefineret. — Az kalsın yanlış yapacaktık. f(0) tanımsızdır.
Norveççebortimot, nesten
Men jeg - nær hadde mine føtter snublet, på lite nær var mine trin glidd ut. — Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.
almost (very close to)
köken: Inherited from Malay hampir, but inconclusive. * There is possibility that Malay hampir is a loanword from Dutch amper (“scarcely, barely”) as its high and almost universal usage in Flemish, in turn derived from Middle Dutch amper (“sour”), which had similar semantic development to German sehr (“very”) or Alemannic German rüüdig (“very”) and are cognates of Swedish amper and German Ampfer. *…
aile: berhampiran, hampir-hampir, hampiran, hampirkan, menghampiri, menghampirkan
Kau tahu itu. Kita buang-buang waktu. — Az kalsın seni öldürecektik dostum!
Etimoloji
From az (“a little”) + kalsın (“let it remain”).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
-Az kalsın öldürüyordun onu.
- You almost killed her! - I remember it differently.
Az kalsın Tom'la çarpışıyordum.
I almost bumped into Tom.
Tom az kalsın ölüyordu o kazada.
Tom almost died in that accident.
Tom'a az kalsın araba çarpıyordu.
Tom almost got hit by a car.
Az kalsın seni öldürecektik dostum!
Refit and max out ammo and grenades, you got five!
Güç bela, az kalsın ölüyordum orada.
Hardly, I almost died up there.
Az kalsın bir kazaya neden olacaktın.
You almost caused an accident.
Yediği şeyler az kalsın onu öldürecekti.
What she ate almost killed her.
Yoldan geçerken az kalsın araba çarpıyordu.
He was nearly hit by the car while crossing the street.
Az kalsın Tom'un söylediklerine inanıyordum.
I almost believed what Tom said.
Az kalsın yanlış yapacaktık. f(0) tanımsızdır.
I almost made a mistake. f of 0 is undefined.
Bu millet beni küçümsedi; az kalsın öldürüyorlardı.
Harun (Aaron) said: "O son of my mother!