az kalsın ile cümle

az kalsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yoldan geçerken az kalsın araba çarpıyordu.He was nearly hit by the car while crossing the street.
Az kalsın Tom'un söylediklerine inanıyordum.I almost believed what Tom said.
Tom az kalsın ölüyordu o kazada.Tom almost died in that accident.
Tom'a az kalsın araba çarpıyordu.Tom almost got hit by a car.
Az kalsın Tom'la çarpışıyordum.I almost bumped into Tom.
Tom küvette ayağı kayınca az kalsın çömleği kırıyordu.Tom almost broke his butt slipping in the bathtub.
Yediği şeyler az kalsın onu öldürecekti.What she ate almost killed her.
Bunu yaptığında beni az kalsın kalpten götürecektin.You almost gave me a heart attack when you did that.
Bu sakatlık, az kalsın Čech'in ölümüne neden oluyordu.That, in turn, could have prevented Senna's death.
Az kalsın seni öldürecektik dostum!Refit and max out ammo and grenades, you got five!
-Az kalsın öldürüyordun onu.- You almost killed her! - I remember it differently.
Az kalsın yanlış yapacaktık. f(0) tanımsızdır.I almost made a mistake. f of 0 is undefined.
Az kalsın bir kazaya neden olacaktın.You almost caused an accident.
Güç bela, az kalsın ölüyordum orada.Hardly, I almost died up there.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.But as for me, my feet were almost gone. My steps had nearly slipped.
"Şimdi gerçeği bildirdin" deyip sığırı boğazladılar; az kalsın bunu yapmayacaklardı."Now have you brought us the truth," they said; and then, after wavering, they sacrificed the cow.
Ona der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin."'By God', he said, 'you had almost ruined me.
Dediler ki: "İşte şimdi gerçeği getirdin." Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı."Now have you brought us the truth," they said; and then, after wavering, they sacrificed the cow.
Az kalsın bu topraktan çıkarmak için seni sıkıştıracaklardı.They had nearly expelled you from the land and driven you away from it.
Dedi: "Vallahi, az kalsın sen beni de buralara düşürecektin."'By God', he said, 'you had almost ruined me.
Az kalsın, söyledikleri sözden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp dağılacaktı,Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
"İşte şimdi gerçeği getirdin!," diyerek sonunda düveyi boğazladılar; az kalsın bunu yapmıyacaklardı."Now have you brought us the truth," they said; and then, after wavering, they sacrificed the cow.
"ALLAH'a andolsun, az kalsın sen beni de mahfedecektin," der.'By God', he said, 'you had almost ruined me.
Harun: "Ey annem oğlu! Bu millet beni küçümsedi; az kalsın öldürüyorlardı.He said, 'Son of my mother, surely the people have abased me, and well nigh slain me.
Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı.Then they slaughtered her, and they were wellnigh not doing it.
Bu millet beni küçümsedi; az kalsın öldürüyorlardı.Harun (Aaron) said: "O son of my mother!
Az kalsın elimden bir kaza çıkacaktı.Beinahe hätte ich einen Unfall verursacht.
Tayland'a giderken az kalsın uçağımı kaçırıyordum.Bei meiner Thailandreise hätte ich beinahe meinen Flug verpasst.
Bir bölümde az kalsın Zoey'e aşık olduğunu söylüyordu.In Wahrheit zählt er jedoch auf warum er Zoe liebt.
Az kalsın dünyayı yok etmiyor muydun sen?Вы же ведь не плавали, чтобы добраться сюда?
Michael az kalsın Marva'nın kısmını da söyleyecekti.Daarnaast spreekt Charlotte nog weleens met haar nicht Miriam.
Bu sakatlık, az kalsın Čech'in ölümüne neden oluyordu.Kdo může beztrestně vyzývat k likvidaci Čechů.
Michael az kalsın Marva'nın kısmını da söyleyecekti.マドリードの貴兄も同じことが言えるんじゃないか。
1974'te bir çeşit kas hastalığı teşhisi kondu ve bir sonraki yıl az kalsın ölüyordu.1974年,他被诊断患有慢性肌肉组织紊乱症,在接下来的一年中,几乎濒临死亡边缘,但是他还是顽强地活了下来。
1974'te bir çeşit kas hastalığı teşhisi kondu ve bir sonraki yıl az kalsın ölüyordu.1974. mu je dijagnosticirana distrofija mišića, a sljedeće godine umalo nije umro.
1951 yılındaki dünya şampiyonluğu maçı Botvinnik için az kalsın büyük bir hayal kırıklığı olacaktı.Svjetsko prvenstvo 2010., međutim, ispostavilo se kao veliko razočaranje.
1951 yılındaki dünya şampiyonluğu maçı Botvinnik için az kalsın büyük bir hayal kırıklığı olacaktı.2001. aasta Lahti maailmameistrivõistlused olid Kristinale suur pettumus.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.(72:2) А я – едва не пошатнулись ноги мои, едва не поскользнулись стопы мои, –
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Ale mne by sa bez mála boly pošinuly nohy, a už len málo chýbalo, a boly by sa klzly moje kroky.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Ale nogi moje mało się były nie potknęły, a blisko tego było, że mało nie szwankowały kroki moje,
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Ale nohy mé téměř se byly ušinuly, o málo, že by byli sklouzli krokové moji,
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Còn về phần tôi , chơn tôi đã gần vấp , Xuýt chút bước tôi phải trợt .
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Còn về phần tôi, chơn tôi đã gần vấp, Xuýt chút bước tôi phải trợt.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.De én?! Már-már meghanyatlottak lábaim; és kis híjja, hogy lépteim el nem iszamodtak.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.En cuanto a mí, por poco se deslizaron mis pies; casi resbalaron mis pasos
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Ich aber hätte schier gestrauchelt mit meinen Füßen; mein Tritt wäre beinahe geglitten.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Jaz pa – malo da se niso spoteknile noge moje, skoraj nič, da niso izpoddrsnili koraki moji.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.나는 거의 실족할뻔 하였고 내 걸음이 미끄러질뻔 하였으니
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Men jag hade så när stapplat med mina fötter, mina steg voro nära att slinta;
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Men jeg - nær hadde mine føtter snublet, på lite nær var mine trin glidd ut.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Mine Fødder var nær ved at snuble, mine Skridt var lige ved at glide;
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Mutta minun jalkani olivat vähällä kompastua, askeleeni olivat aivan liukahtaa.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Per poco non inciampavano i miei piedi, per un nulla vacillavano i miei passi
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Quanto a mim, os meus pés quase resvalaram; pouco faltou para que os meus passos escorregassem.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Tetapi aku sudah bimbang, kepercayaanku hampir saja hilang
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Totuş, era să mi se îndoaie piciorul, şi erau să-mi alunece paşii!
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Toutefois, mon pied allait fléchir, Mes pas étaient sur le point de glisser;
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Wat mijzelf betreft: bijna had ik het rechte pad verlaten; bijna was ik uitgegleden.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Εμου δε, οι ποδες μου σχεδον εκλονισθησαν παρ' ολιγον ωλισθησαν τα βηματα μου.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.А колкото за мене, нозете ми почти се отклониха. Без малко бяха се подхлъзнали стъпките ми.

İlgili Sayfalar