Ana içeriğe geç
Sözlük
/
amil

amil

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"amil" kelimesinin İngilizcesi: worker, agent. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelworkernoun
Genelagent

Görsel

Modern camili şehir manzarası - iş merkeziHamilelikte kırmızı gül tutan kadın konseptiModern camili gökdelen yansıması - şehir manzarasıSagrada Familia'nın İçinden Gaudi'nin Eşsiz Mimarisine Büyüleyici Bakış

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)amili
Çoğul (-ler)amiller

Tanım

isim: etken

Diğer Dillerde

agent · medium
çekim: çoğul Agentia
eş: Agentiv, Handelnder
zıt: Patiens
Sie ist nicht schwanger.Hamile değil.
Fransızcacomplément d'agent, espion, ouvrier, ouvrière, travailleur, travailleuse (eril) /kɔ̃.ple.mɑ̃ d‿a.ʒɑ̃/
agent
çekim: çoğul compléments d'agent
Tant de zones d'ombre »."Gölge Haramileri".
agent · police officer, policeman, policewoman
çekim: çoğul agentes
eş: causante
köken: Borrowed from Latin agentem, present active participle of agō.
Princesa Yamal.Jameela Jamil.
Es agente de una gran compañía de seguros.
Pregunte al agente dónde está la plaza de Santiago.
present participle of lavorare
çekim: çoğul lavoranti
eş: aiutante, apprendista, dipendente, garzone, lavoratore, operaio
Non è incinta.Hamile değil.
Она беременна.O hamile.
Azericefəhlə, işçi, zəhmətkeş /fæhˈlæ/
worker
çekim: çoğul fəhlələr · tamlayan fəhlənin
zıt: kapitalist, sərmayəçi, rəhbər, müdür, işsiz
köken: From Arabic فَاعِل (fāʕil).
aile: fəhləlik
fəhlələr ittifaqı
Kazakçaжұмысшы
Özbekçeishchi /ʔɪʃ.t͡ʃɪ/
worker
çekim: çoğul ishchilar · tamlayan ishchining
köken: From ish + -chi, from Chagatai ایش (ʾyš, “work”).
Tatarcaэшче
worker
köken: From эш (eş) + -че (-çe). Akin to Turkish işçi.
worker, labourer
çekim: çoğul arbeiders
eş: werker, werkkracht, werkman
köken: From Middle Dutch arbeidere. Equivalent to arbeiden + -er.
aile: arbeiderisme, arbeideristisch, arbeidersbestand, arbeidersbevolking, arbeidersbeweging, arbeidersbuurt, arbeiderscollectief, arbeidersdagblad, arbeidersgeschiedenis, arbeidersgezin
Ik ben in verwachting.Ben hamileyim.
De arbeider werkt hard op het bouwterrein.
De arbeiders staken voor betere arbeidsvoorwaarden.
De jongen wil later een arbeider worden.
Portekizceoperário, trabalhador (eril) /o.peˈɾa.ɾi.u/
worker, workman · operative, operator
çekim: çoğul operários
köken: Learned borrowing from Latin operārius. Compare the inherited doublet obreiro.
Aimee está grávida.Meredith hamiledir.
agent, representative, envoy
çekim: çoğul αντιπρόσωποι · tamlayan αντιπροσώπου
eş: εκπρόσωπος
Japonca代理人, 働く人, 労働者, 勤労者 /da̠iɾʲiɲ̟ĩɴ/
agent
köken: 代(だい)理(り) (dairi, “acting in place of (someone)”) + 人(にん) (-nin, “the role of that person”)
aile: 委任代理人, 法定代理人, 委任状による代理人: attorney-in-fact
Korece근로자, 노동자, 대리인, 로동자 /ˈkɯ(ː)ɭɭo̞d͡ʑa̠/
laborer; worker
köken: Sino-Korean word from 勤勞者, from 勤勞 (“labour”) + 者 (“-er”).
a worker; one who does work, often as part of an employment. · a blue-collar worker; someone who perform manual labour · A collective term for all employees in a society.
çekim: çoğul arbetares · tamlayan arbetares
zıt: tjänsteman
köken: Suffix of arbeta (“work”) + -are (“-er”), inherited from Old Swedish arbeidare. First attested in the 15th century. Cognate with Danish arbejder, Dutch arbeider and German Arbeiter. Insect sense; attested since 1860.
aile: anläggningsarbetare, arkivarbetare, banarbetare, barnarbetare, betongarbetare, bilarbetare, biståndsarbetare, bryggeriarbetare, byggarbetare, byggnadsarbetare
Haley är gravid igen.Meredith hamiledir.
agent (doer of the verb)
çekim: çoğul agensi · tamlayan agensa
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂eǵ- Proto-Indo-European *-eti Proto-Indo-European *h₂éǵeti Proto-Italic *agō Latin agō Latin agenslbor. Polish agens Learned borrowing from Latin agens. First attested in 1801. Doublet of agent.
Bycie ciąży nad człowiekiem.Adamdan hamile kalır.
agens czasownika
agens czynności
labourer, worker
çekim: çoğul कामगारों
köken: काम (kām, “work”) + -गार (-gār, “denotes agency”).
इस देश में कामगार वर्ग की बदतर हालत है।
agent (person or firm authorized to perform certain action on behalf of another) · agent (someone who works for an intelligence agency) · agent
çekim: çoğul agentit · tamlayan agentin
köken: Internationalism (see English agent), ultimately from Latin agēns.
aile: agenttius, agenttifilmi, agenttikirjallisuus, agenttipartisiippi, agenttirakenne, agenttiromaani, agenttitoiminta, hakuagentti, kaksoisagentti, kauppa-agentti
salainen agentti
Çekçeagent, dělnice, dělník, zástupce (eril) /ˈaɡɛnt/
agent, spy (someone who works for an intelligence agency) · agent, representative (someone who represents a company)
çekim: çoğul agenti · tamlayan agenta
eş: špeh, špión, tajný, rozvratník, zástupce, jednatel
köken: First attested in the 18th century.
worker bee
çekim: çoğul albine lucrătoare
agent (one who acts in place of another) · agent (an active power or cause or substance; something (e.g. biological, chemical, thermal, etc.) that has the power to produce an effect) · agent
çekim: çoğul ágensek
köken: Borrowed from German Agent, from French agent, from Latin agens (“agent”). With Latinate -ens ending.
Latinceactor, explorator, operārius, procurator (eril) /ˈaːk.tɔr/
doer, agent · actor (person who performs in a theatrical play or movie) · prosecutor, plaintiff, advocate, orator
çekim: çoğul āctōrēs · tamlayan āctōris
köken: Agent noun formed from āctus + -tor, perfect passive participle of agō (“do, act, make”).
Dancaarbejder /ˈarˌbajdər/
worker, workman, laborer, labourer
çekim: çoğul arbejdere · tamlayan arbejders
köken: From arbejde (“to work”) + -er.
Norveççearbeidsmann, spion
Endonezceagen, buruh, pekerja /ˈaɡɛn/
agent: · someone who works for an intelligence agency · an active power or cause or substance; something (e.g. biological, chemical, thermal, etc.) that has the power to produce an effect
çekim: çoğul agen-agen
köken: From Dutch agent, from French agent, from Latin agēns. Doublet of agens.
aile: keagenan, mengageni, agen aerasi, agen anabolik, agen asuransi, agen bebas, agen buku, agen elektronik, agen federal, agen ganda

Etimoloji

Arapça عامل (ar) [âmil]

Örnek Cümleler

O hamile.
She is pregnant.
Mary hamile.
Mary is pregnant.
Kadın hamile.
The woman is pregnant.
Hamile değil.
She's not pregnant.
Panda hamile.
The panda is pregnant.
Hamile misin?
Are you pregnant?
Karım hamile!
My wife is pregnant!
Karım hamile.
My wife is pregnant.
O, hamiledir.
She's pregnant.
O hamile oldu.
She became pregnant.
Ben hamileyim.
I am pregnant.
Sen hamilesin.
You're pregnant.
amil ile daha fazla örnek cümle →

İlgili Sorular

1) Midenin nişastayı sindirememesinin iki sebebi nedir? 2) İnce bağırsağın içeriği sıvı iken dışkının katı olmasının nedeni nedir? Açıklayın. 3) Boşlukları tamamlayın: Amilaz _____________ sindirimini hızlandırır, ürün ____________ . Proteaz _____________ sindirimini hızlandırır, ürün ____________ . Kullanılabilecek kelimeler: amino asitler; yağ; protein; yağ asitleri; nişasta; şeker. 4) Neden nişasta, protein ve yağ moleküllerinin sindirilmeye ihtiyaç duyduğunu açıklayın. 5) Amilaz gibi maddelere ne denir?
1) Midenin nişasta sindirememesinin iki nedeni nedir? 2) İnce bağırsağın içeriği sıvı iken dışkının çok daha katı olmasının sebebi nedir? Açıklayınız. 3) Boşlukları doldurun: Amilaz _____________ sindirimini hızlandırır. Bu sindirimin ürünü _____________. Proteaz _____________ sindirimini hızlandırır. Bu sindirimin ürünü ____________. Kullanabileceğiniz kelimeler: amino asitler; yağ; protein; yağ asitleri; nişasta; şeker. 4) Neden nişasta, protein ve yağ moleküllerinin sindirilmesi gerekir? 5) Amilaz gibi maddelere ne ad verilir?
1) Mide nişastayı sindiremediği iki sebepti açıklayın. 2) İnce bağırsağın sıvı içeriği ve dışkının katı olması arasındaki farkı ne belirler? Açıklayın. 3) Boşlukları doldurun: Amilaz _____________ sindirimini hızlandırır; ürün ____________. Proteaz _____________ sindirimini hızlandırır; ürün ____________. Kullanılabilecek kelimeler: amino asitler; yağ; protein; yağ asitleri; nişasta; şeker. 4) Neden nişasta, protein ve yağ moleküllerinin sindirilmeye ihtiyacı vardır? 5) Amilaz gibi enzimlere ne denir?
1) Mide nişastayı neden sindiremez? İki nedeni açıklayın. 2) İnce bağırsağın sıvı içeriği ile dışkının katı olması arasındaki farkı ne oluşturur? Açıklayın. 3) Boşlukları doldurun: Amilaz _____________ sindirimini hızlandırır, ürün ____________ olur. Proteaz _____________ sindirimini hızlandırır, ürün ____________ olur. Seçilebilecek kelimeler: amino asitler; yağ; protein; yağ asitleri; nişasta; şeker. 4) Nişasta, protein ve yağ moleküllerinin sindirilmesi neden gereklidir? 5) Amilaz gibi enzimlere ne denir?
1) Mide nişastayı sindiremediği iki neden nedir? 2) İnce bağırsağın sıvı içeriği ile dışkının katı olması arasındaki farkı açıklayın. 3) Boşlukları doldurun: Amilaz _____________ sindirimini hızlandırır, ürün ____________. Proteaz _____________ sindirimini hızlandırır, ürün ____________. Seçilebilecek kelimeler: amino asitler; yağ; protein; yağ asitleri; nişasta; şeker. 4) Nişasta, protein ve yağ moleküllerinin sindirilmesi neden zorunludur? 5) Amilaz gibi enzimlerin adı nedir?

İlgili / Bileşik Terimler

Genelamyl alcohol
Genelamyl acetate
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod