Onlar ağlayarak sarıldı.
They hugged tearfully.
Derek annesine bağırırken ağlamaklı.
Derek is tearful as he shouts at his mother.
Sait Faik'in Annesi Oğlunu Anlatıyor.
Speck's tearful mother somehow knows her child's fate.
Her iki halde de köprüler birbirine çaprazdırlar.
Both of them hug each other tearfully.
Linda Dan'a affetmesi için ağlaya ağlaya yalvardı.
Linda tearfully begged Dan for forgiveness.
Jihyun, Joomi’nin mezarını ziyaret edip af diliyor.
Jihyun visits Joomi's grave, tearfully asking for forgiveness.
Ayrıca ilham aldığı oyunların bir türevi olduğu söylendi.
It was said that they embraced tearfully.
Linda onu aldattığını gözyaşları içinde Dan'a itiraf etti.
Linda tearfully confessed to Dan that she had been cheating on him.
Tom gözyaşlarıyla babasının annesini nasıl vahşice dövdüğünü hatırladı.
Tom tearfully recalled how his father savagely had beaten his mother.
Fiona kan kaybı geçirirken, Jerry onu incittiği için özür diler ve onu sevdiğini söyler.
As Fiona bleeds out, Jerry tearfully apologizes for hurting her and says that he loves her.
Yönetmen Igor Mirkoviç gözyaşları içinde seyircilere, böylesine bir beğeni beklemediğini söyledi.
Director Igor Mirkovic tearfully told the audience that he hadn’t expected such appreciation.
Ayrıca aynı gece grubu ve hayranlarından Nashville'deki konserinde göz yaşları içinde özür diledi.
He also tearfully apologized to his band and fans at his concert in Nashville later that night.