crestfallen
3 hece
EN → TR
"crestfallen" kelimesinin Türkçesi: yılgın, meyus., başı önünde. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyılgın
Genelmeyus.
Genelbaşı önünde
Tanım
•brought low in spirit
Diğer Dillerde
İspanyolcaabatido, alicaído, cariacontecido, de capa caída, murrio
İtalyancaa testa bassa
Rusçaпа́дший ду́хом, пода́вленный, удручённый, уны́лый, упа́вший ду́хом
Felemenkçebeteuterd, gedeprimeerd, terneergeslagen
Portekizcecabisbaixo
İsveççemodfälld
Finceallapäin, masentunut, pää painuksissa
Çekçeskleslý, sklíčený
Rumencedezamăgit, dezamăgită, dezamăgite, dezamăgiți
Macarcacsalódott, csüggedt, elszontyolodott, letört, levert, lógó orral
Bulgarcaклюмнал, паднал духом, унил
Makedoncaнераспо́ложен, по́тиснат
Etimoloji
From crest + fallen, from the appearance of a horse with its crest (head) on its chest after defeat in a battle.
Kelime Ailesi
crest-fall
crestfallenly
crestfallenness
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Zengin adam -canım benim- hayal kırıklığına uğrar.
And the rich man -- oh, dear -- crestfallen.
Sonra başlarını eğdiler ve andolsun ki dediler, sen de bunların konuşmadığını bilirsin.
Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Sonra tekrar eski kafalarına döndüler: "Bunların konuşamadığını sen gayet iyi bilirsin!"
Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Sonra yine eski kafalarına döndürüldüler: "Sen de bilirsin ki bunlar konuşmazlar," dediler.
Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Sonra, yine kendi kafalarına döndürüldüler: "Vallahi, sen de bilirsin ki, bunlar konuşamazlar."
Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."