succinct

/sə(k)ˈsɪŋkt/2 hece
EN → TR
"succinct" kelimesinin Türkçesi: kısa, muhtasar, veciz, muhtasar, özlü. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkısa
Genelmuhtasar
Genelveciz
Genelmuhtasar
Genelözlü
Genelmücmel
Genel(biyol.) ipek iplik ile çevrilip tutulmuş. succinctly kısaca. succinctness az ve öz olma.
Genelaz ve öz

Görsel

Buzlu kabarcık: kışa ait kristal güzelliğiKısa kulaklı baykuş uçuşu - çimenlikte doğaAvrupa kısa tüylü tekir kedi yavrusu portresiKısa kulaklı cüce tavşan portresi - sevimli hayvan

Tanım

•briefly giving the gist of something

Atasözü & Deyim

“Borçlunun dili kısa gerek”
“Kısa günün kârı az olur”
“Bayramda borç ödeyene ramazan ağır (kısa) gelir”
“Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa”

Diğer Dillerde

Fransızcasuccinct
İspanyolcasucinto
Rusçaёмкий, кра́ткий, лаконичный, сжа́тый
Farsçaمختصر و مفید, موجز
Kazakçaқысқаша
Felemenkçebondig, compact
Japonca簡潔な
Fincesidottu, tiivis, vyö- (vyökotelo), vyötetty, ytimekäs
Çekçestručný, zhuštěný
Macarcatömör, velős
Latincesuccīnctus
Dancafyndig, koncis
Norveççekonsis
Katalancasuccint
Ermeniceսեղմ
Makedoncaзби́ен, ко́нцизен, кра́ток, ла́конски, содр́жаен

Kelime Ailesi

Örnek Cümleler

Bu bir İngiliz'in bir İrlandalı'dan kısa ve öz olmasını istemesidir.
That's an Englishman asking an Irishman to be succinct.
John Norwich kısaca Herakleios'u "çok uzun yaşadı" olarak nitelendirir.
John Norwich succinctly described Heraclius as having "lived too long".