"succinct" kelimesinin Türkçesi: kısa, muhtasar, veciz, muhtasar, özlü. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkısa
Genelmuhtasar
Genelveciz
Genelmuhtasar
Genelözlü
Genelmücmel
Genel(biyol.) ipek iplik ile çevrilip tutulmuş. succinctly kısaca. succinctness az ve öz olma.
Genelaz ve öz
Tanım
•briefly giving the gist of something
Atasözü & Deyim
“Bayramda borç ödeyene ramazan ağır (kısa) gelir”
“Borçlunun dili kısa gerek”
“Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa”
“Kısa günün kârı az olur”
Örnek Cümleler
Bu bir İngiliz'in bir İrlandalı'dan kısa ve öz olmasını istemesidir.
That's an Englishman asking an Irishman to be succinct.
John Norwich kısaca Herakleios'u "çok uzun yaşadı" olarak nitelendirir.
John Norwich succinctly described Heraclius as having "lived too long".