scrub
/skɹʌb/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"scrub" kelimesinin Türkçesi: ovalamak, fırçalamak, yıkamak, ovalama, fırçalama. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelovalamak
Genelfırçalamak
Genelyıkamak
Genelovalama
Genelfırçalama
Genelçalılık
Genelfundalık
Genelmaki
Genelkurtluca
Genelovmak
Genelikinci derecede oyuncuların oynatıldığı taklm.
Genelbodur ağaçlı orman
Genel(kıs.)a kıllı fırça
Genel( (A.B.D.)
Genel(bot.) Teucritum. scrub team ikinci takım
Genelbodur insan veya hayvan ve bitki
Genel(spor) birinci takıma alınmayan oyuncu. scrub oak yermeşesi
Geneltemizleme. scrub brush tahta fırçası.
Genel(argo) iptal etmek
Tanım
•(of domestic animals) not selectively bred
•postpone indefinitely or annul something that was scheduled
•the act of cleaning a surface by rubbing it with a brush and soap and water
Diğer Dillerde
Rusçaдра́ить, замо́рыш, куста́рник, ничто́жество, отменять, скраб
Felemenkçeschrobben, schrobbeurt
Portekizcebrenha, esfregar, mato
İsveççeskrubba
Fincejynssääjä, jynssätä, jynssäys, jyystää, kuurata, pensaikko
Macarcasikál
İbraniceקִרְצֵף
Norveççekjerr, skrubbe
Litvancašveisti
Galiçyacaadramal, andruvial, bramal, cira, freguiza, gasgalleira
Esperantovepro
Gujaratçaઘાસવાનુ
Yorubacafọ̀, kín
Etimoloji
From Middle English scrobben (“groom a horse with a currycomb”); from Middle Dutch schrobben (“clean by scrubbing”).
Kelime Ailesi
brigalow scrub
bug scrub
Gum Scrub
hand scrub
scrub baseball
scrub bird
scrub board
scrub brush
scrub dasher
scrub down
scrub game
scrub gun
scrub hare
scrub in
scrub jay
scrub nurse
scrub oak
scrub off
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Sesi düzeltti.
He scrubbed the audio.
Çok fırça gibi.
So scrubby!
Tom küveti temizledi.
Tom scrubbed the bathtub.
Tom ayaklarını yıkadı.
Tom scrubbed his feet.
Onları nerede ovaladın?
Where did you scrub them?
Tom lavaboyu temizledi.
Tom scrubbed the sink.
Lavaboyu ben temizledim.
I scrubbed the sink.
Lekeyi ovarak çıkaramadım.
I couldn't scrub the stain out.
Sırtımı ovar mısın, lütfen?
Would you scrub my back, please.
Tom yeri fırçalamaya başladı.
Tom started scrubbing the floor.
Hemşire ameliyat önlüğü giydi.
The nurse wore scrubs.
Tom mutfak zeminini fırçaladı.
Tom scrubbed the kitchen floor.