"scrub" kelimesinin Türkçesi: ovalamak, fırçalamak, yıkamak, ovalama, fırçalama. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelovalamak
Genelfırçalamak
Genelyıkamak
Genelovalama
Genelfırçalama
Genelçalılık
Genelfundalık
Genelmaki
Genelkurtluca
Genelovmak
Genelikinci derecede oyuncuların oynatıldığı taklm.
Genelbodur ağaçlı orman
Genel(kıs.)a kıllı fırça
Genel( (A.B.D.)
Genel(bot.) Teucritum. scrub team ikinci takım
Genelbodur insan veya hayvan ve bitki
Genel(spor) birinci takıma alınmayan oyuncu. scrub oak yermeşesi
Geneltemizleme. scrub brush tahta fırçası.
Genel(argo) iptal etmek
Tanım
•(of domestic animals) not selectively bred
•postpone indefinitely or annul something that was scheduled
•the act of cleaning a surface by rubbing it with a brush and soap and water
Etimoloji
From Middle English scrobben (“groom a horse with a currycomb”); from Middle Dutch schrobben (“clean by scrubbing”).
Örnek Cümleler
Sesi düzeltti.
He scrubbed the audio.
Çok fırça gibi.
So scrubby!
Tom küveti temizledi.
Tom scrubbed the bathtub.
Tom ayaklarını yıkadı.
Tom scrubbed his feet.
Onları nerede ovaladın?
Where did you scrub them?
Tom lavaboyu temizledi.
Tom scrubbed the sink.
Lavaboyu ben temizledim.
I scrubbed the sink.
Lekeyi ovarak çıkaramadım.
I couldn't scrub the stain out.
Sırtımı ovar mısın, lütfen?
Would you scrub my back, please.
Tom yeri fırçalamaya başladı.
Tom started scrubbing the floor.
Tom mutfak zeminini fırçaladı.
Tom scrubbed the kitchen floor.
Hemşire ameliyat önlüğü giydi.
The nurse wore scrubs.