recluse
/ɹɪˈkluːs/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"recluse" kelimesinin Türkçesi: münzevi, dünya işlerinden kendini çeken, münzevi kimse, dünyadan çekilmiş kimse.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmünzevi
Geneldünya işlerinden kendini çeken
Genelmünzevi kimse
Geneldünyadan çekilmiş kimse.
Tanım
•one who lives in solitude
•withdrawn from society; seeking solitude
Diğer Dillerde
AlmancaEigenbrötler, Einsiedler, Eremit, Sonderling, zurückgezogen lebender Mensch
İspanyolcaermitaño, reclusado, recluso, solitario
Rusçaзатво́рник, отше́льник, сыч
Felemenkçekluizenaar
Ukraynacaвідлю́дник, затві́рник, самі́тник
Finceerakko
Çekçepoustevník, samotář
Macarcaremete
Norveççeeremitt
Bulgarcaотшелник
Telugucaతపస్వి, తపస్విని
Makedoncaо́тшелник, пу́стиник
Etimoloji
From Old French reclus, past participle of reclure, from Latin reclūdere (“to disclose, to open”), from re- + claudō (“close”).
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom bir keşiş değil.
Tom isn't a recluse.
Ben bir keşiş oldum.
I became a recluse.
O tam bir münzevidir.
She's a total recluse.
O bir parça keşiştir.
She's a bit of a recluse.
Tom bir parça keşiştir.
Tom is a bit of a recluse.
Tom tam bir münzevi oldu.
Tom became a total recluse.
Tom köşesine çekilmiş biri.
Tom is a recluse.
Toplumdan uzak yaşayan biri haline geldi.
He became a recluse.
Tavan arasında bir kahverengi keşiş örümceği var.
There's a brown recluse spider in the attic.
Döndüğünde, münzevi bir hayat yaşamış gibi görünüyor.[4]: 99
Upon his return, he seems to have lived the life of a recluse.[25]: 99
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.
So, Alice was very outgoing and sociable, and George was a recluse.
Recluses adı verilen uzaylılar varlıklarını gizli tutmak istiyordu.
The aliens, called The Recluses, wish to keep their existence a secret.