precarious
/pɹəˈkɛəɹi.əs/4 hece
C2 seviye
EN → TR
"precarious" kelimesinin Türkçesi: riziko., istikrarsız, esassız, asılsız, kararsız. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelriziko.
Genelistikrarsız
Genelesassız
Genelasılsız
Genelkararsız
Genelşüpheli
Genelnazik
Geneltehlikeli
Genelrizikolu
Genelgüvenilmez
Genelistikrarsızca. precariousness tehlikeli hal
Genel(eski) başkasının keyfine tabi. precariously tehlikeli bir şekilde
Tanım
•not secure; beset with difficulties
Diğer Dillerde
Fransızcaprécaire
İspanyolcaprecario, precípite
Rusçaненадёжный, опа́сный, риско́ванный, ша́ткий
Özbekçeliqildoq, omonat
Felemenkçehachelijk, onbestendig, onzeker, precair, ter bede
Portekizceprecário
Yunancaεπισφαλής
Korece다루기 어려운
Fincevaarallinen
Macarcabizonytalan, engedélytől függő, ingatag, kétes, visszavonható
Latinceprecarius
Bulgarcaненадежден, несигурен
Katalancaprecari
Etimoloji
From Latin precārius (“begged for, obtained by entreaty”), from prex, precis (“prayer”). Compare French précaire, Portuguese precário, and Spanish and Italian precario.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Durumları istikrarsızdır.
Their situation is precarious.
Türkiye'deki göçmenlerin tehlikeli yaşamları
Precarious lives of migrants in Turkey
Bazılarının sağlık durumu endişe verici hale geliyor.
The health of some is becoming precarious.
Anadolu Selçuklu’nun kuruluş dönemi bu durum daha da sarsılmıştır.
Sánchez de Lozada's precarious position only worsened.
2008 yılına gelindiğinde kulüp mali açıdan tehlikeli bir konumdaydı.
By 2008, the club was in a financially precarious position.
Tam tersine, yalnızca güvencesiz ve geçici bir fiili denetim uygular.
On the contrary, it merely exercises a precarious and temporary actual control.
Ancak Belisarius adamlarını bu dengesiz durumda süresiz olarak tutamadı.
Unfortunately for Belisarius, his men could not hold in such a precarious condition indefinitely.
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayan
The monkeys are running out of the oil which is what fuels their precarious civilization
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzç
In my mind, the largest red flag warning for humanity that we are in a precarious situation.
Bu karar hakkındaki mükemmel eleştirilere rağmen onun mali güvencesiz bıraktı.
Despite his excellent critical reputation, his finances continued to remain precarious.
States of Dispossession: Violence and Precarious Coexistence in Southeast Turkey (İngilizce).
States of Dispossession: Violence and Precarious Coexistence in Southeast Turkey.
Her iki olgu da durumlarının ne kadar stresli ve güvensiz olduğunu göstermeye hizmet etmektedirler.
Both serve to show how stressful and precarious their situation is.