peck

/pɛk/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"peck" kelimesinin Türkçesi: gagalama, gagalamak, kayda değer miktar, büyük bir miktar., gaga ile vurarak delik açmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgagalama
Genelgagalamak
Genelkayda değer miktar
Genelbüyük bir miktar.
Genelgaga ile vurarak delik açmak
Genelgaga ile toplamak
Genelsivri uçlu bir şey ile çabuk çabuk vurmak
Genelkilenin dörtte biri miktarında bir hacim ölçü birimi
Genelsivri uçlu bir şey ile vuruş. peck at kuş gibi az yemek. pecking order üstün asta hükmettiği ast-üst düzeni.
Genel009 metre küp

Tanım

•bite by a bird
•bother persistently with trivial complaints

Diğer Dillerde

AlmancaBussi, einen flüchtigen Kuss geben, flüchtig küssen, flüchtiger Kuss, Haufen, Küsschen
İspanyolcabicar, picada, pico, picotear
Rusçaклева́ть, клю́нуть, ку́ча, пек, у́йма, чмок
Arapçaنَقَرَ, نَقَّرَ
Farsçaنوک زدن
Azericedənləmək
Felemenkçepikken
Japoncaついばむ
İsveççepicka, puss, pussa
Ukraynacaдзьоба́ти, дзьо́бати, дзьо́бнути, дзюба́ти, дзю́бати, дзю́бнути
Hintçeचोंच मारना
Çekçeklovat, zobat
Rumenceciuguli
Macarcacsipeget, puszi, puszil
Latincemodius
Dancapikke
Vietnamcamổ
Bulgarcaголямо количество, кълва́, кълване, целувам, целувчица, шиник
Slovakçaďobať, zobať
Slovencekljuvati
Taycaจิก

Etimoloji

From Middle English pecken, pekken, variant of Middle English piken, picken, pikken (“to pick, use a pointed implement”). More at pick.

Kelime Ailesi

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

43 (11): 760.
Retrieved 13 August 2012. 1 2 Knox 2007, p. 23 ↑ Peck et al.
Tom kılıbık bir kocadır.
Tom is a hen-pecked husband.
Horoz bacağımı gagalıyor.
The rooster is pecking at my leg.
[ışığın gagaları gagalayarak nar]
[birdbeaks of light pecking open]
Tom Mary'nin yanağına bir öpücük kondurdu.
Tom gave Mary a peck on the cheek.
Tom Mary'ye yanağından hızlı bir öpücük verdi.
Tom gave Mary a quick peck on the cheek.
Josh Nichols - Josh Peck tarafından canlandırıldı.
He is voiced by Josh Peck.
Tom'un Mary'yi yanağından aceleyle öptüğünü gördüm.
I saw Tom give Mary a peck on the cheek.
Cezası " Peck Panel tarafından tekrar gözden geçirildi.
His sentence was reviewed by the "Peck Panel".
O hopped ve tohum ve böcekler için, briskly toprak öpüp.
He hopped about and pecked the earth briskly, looking for seeds and insects.
Yani bir ortamda tahıl didiklemeye çok iyi yakışıyorlar.
So they seem to be beautifully suited to pecking grain in one environment.
Gilman, D. C.; Thurston, H. T.; Colby, F. M., (Edl.) (1905).
Gilman, D. C.; Peck, H. T.; Colby, F. M., eds. (1905).