orderly
/ˈɔːdəli/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"orderly" kelimesinin Türkçesi: itaatli, uslu, düzenlilik, düzgün, hastane hademesi. orderliness intizam. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelitaatli
Geneluslu
Geneldüzenlilik
Geneldüzgün
Genelhastane hademesi. orderliness intizam
Genelderli topluluk.
Genelemre ait
Genel(ask.) emir eri
Genelemir çavuşu
Tanım
•a male hospital attendant who has general duties that do not involve the medical treatment of patients
•clean or organized
Diğer Dillerde
Almancageordnet, Krankenpfleger, ordentlich, Ordonnanz, Ordonnanzsoldat, organisiert
Rusçaаккура́тный, вестово́й, денщи́к, методи́чный, ми́рный, опря́тный
Felemenkçeordelijk
Portekizceservente
Japonca整然
Hintçeक्रमबद्ध, व्यवस्थित
Çekçesanitář
Rumenceordonanță
Macarcabékés, beteghordó, betegszállító, rendes, rendezett, rendszerető
Latincecacula
Dancaoppasser, ordentlig, ordonnans, portør, velordnet
Bulgarcaакуратен, методичен, ординарец, подреден, системен
Taycaเป็นระเบียบ, มีระเบียบ
İzlandacareglulegur, skipulegur
Ermeniceկոկիկ
Makedoncaбо́лничар, болни́чарка, мето́дичен, ми́рен, орди́нарец, ордона́нс
Etimoloji
Etymology tree English order Proto-Indo-European *leyg-der. Proto-Germanic *līkąder. Proto-Germanic *-līkaz Proto-West Germanic *-līk Old English -līċ Middle English -ly English -ly English orderly From order + -ly.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Bana oldukça düzenli gözüküyor.
I mean, it still looks very orderly to me.
Biraz düzenli gözükmeye başladı bile -
Things are starting to look a little bit orderly all of a sudden.
Elle'in annesi Margaret köyün hakimidir.
Diana, Mark's wife, is a very orderly person.
Ayrıca Hitler'in kişisel kararname subayıydı.
He was also Hitler's personal military orderly.
Bölgede esas itibarıyla Kelt toplulukları yaşamaktaydı.
They lived together in orderly communities.
Her şeyin ne kadar temiz ve düzenli göründüğünü farkederdiniz."
You would notice how clean and orderly everything looks."
Aynı zamanda şehiriçinde ki yollar oldukça temiz ve kullanışlıdır.
He also introduced improved measures to keep the streets clean and orderly.
Bu salonda herkes oldukça düzenli bir şekilde oturuyor gibi gözüküyor.
Everyone is sitting in quite an orderly fashion here this morning.
Hartman'ın devrim niteliğindeki kitabı , değer teorisine resmi ve düzenli düşünmeyi getiriyor.
Hartman's revolutionary book introduces formal orderly thinking into value theory.