nullify
/ˈnʌlɪfaɪ/3 hece
EN → TR
Tanım
•make ineffective by counterbalancing the effect of
Diğer Dillerde
Almancaannullieren
Fransızcaannuler, nullifier
İtalyancaannullare, cassare, neutralizzare
Rusçaаннули́ровать
Felemenkçeannuleren, ongedaan maken, vernietigen
Yunancaακυρώνω
Japonca取り消す, 破棄する
Korece취소하다
Ukraynacaнуліфікува́ти, скасо́вувати, скасува́ти
Rumencea anula
Macarcaérvénytelenít, hatálytalanít, megakadályoz
İbraniceבִּטֵּל
Bulgarcaанулирам, неутрализирам
Yidişמבֿטל זײַן
Etimoloji
Etymology tree English null Latin -i- Proto-Indo-European *dʰeh₁-der. Proto-Italic *-fakāō Latin -ficō Latin -ificāreder. Old French -ifierbor. Middle English -ifien English -ify English nullify From null + -ify.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
İyilikler kötülükleri silip götürür.
Remember that good deeds nullify the bad.
Doğrusu iyilikler kötülükleri giderir.
Remember that good deeds nullify the bad.
Güzellikler kötülükleri silip süpürür.
Remember that good deeds nullify the bad.
Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir.
Remember that good deeds nullify the bad.
Muhakkak ki, iyilik kötülükleri giderir.
Remember that good deeds nullify the bad.
"Kara Şövalye'yi ağlamadan izlemek mümkün mü?".
"Dynamic Dragons stay unbeaten by nullifying Knights".
Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir.
Remember that good deeds nullify the bad.
İnkar edenler, hakkı batılla gidermek için mücadele ediyorlar.
But those who disbelieve contend with false arguments to nullify the truth.
Oysa inkarcılar hakkı batılla ortadan kaldırmak için çekişirler.
But those who disbelieve contend with false arguments to nullify the truth.
Zira böyle güzel işler insandan uzak olmayan günahları silip giderir.
Remember that good deeds nullify the bad.
Şikayette mahkemeden ikinci tur seçimleri geçersiz ilan etmesi istendi.
The complaint asked the court to nullify the second round of elections.
İnkar edenler ise, hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele ediyorlar.
But those who disbelieve contend with false arguments to nullify the truth.