Ana içeriğe geç
Sözlük
/
living

living

/ˈlɪvɪŋ/2 hece
A1 seviye
EN → TR
"living" kelimesinin Türkçesi: geçim, geçinme, sağ, canlandırıcı, geçinmek.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgeçim
Genelgeçinme
Genelsağ
Genelcanlandırıcı
Genelgeçinmek.
Genelcanlı
Genelzinde
Genelkuvvetli
Genelfaal
Genelyaşayan
Genelyaşama
Geneldiri
Geneltıpkı. living language yaşayan dil. living picture canlı tablo. living wage geçindirebilecek maaş. a living faith kuvvetli iman.
Genelyaşayanlara ait
Genelhayat tarzı
Genel" the" ile yaşayanlar. living room bir ailenin oturma odası. good living hali vakti yerinde olma
Genelrahat yaşama. makeone' living hayatını kazanmak

Görsel

Yol kenarında ağaçlı kırsal geçim - doğa yolculuk

Tanım

•(used of minerals or stone) in its natural state and place; not mined or quarried
•the financial means whereby one lives

Diğer Dillerde

Rusçaживо́й, живу́щий, жи́зненный, жизнь, о́браз жи́зни, пропита́ние
Arapçaحَيّ, حَيَاة, طَرِيقَة فِي حَيَاة, مَعَاش, مَعِيشَة, نَمَط حَيَاة
Azericediri, həyat, sağ, yaşayış, yaşayış tərzi
Felemenkçelevens-
Portekizcevivente, vivo
Korece거주의, 살아 있는, 살아 있음, 생계, 생생한, 생존
İsveççelevande, liv
Lehçeśrodki do życia, utrzymanie, źródło utrzymania, życie, życiowy, żywy
Ukraynacaживи́й
Rumenceviu
İbraniceחי, מִחְיָה, קַיָּם
Latinceanimalis, superī, victus, vivus
Norveççelevebrød
Bulgarcaжив, живе́ене, живите, на́чин на живо́т, препита́ние, прехра́на
İzlandacalifandi
Arnavutçaka, përjetuar, rron
Tagalogcapamumuhay
Esperantovivado, vivanta

Etimoloji

From Middle English livynge, libbynge, equivalent to live + -ing. Cognate with Middle Dutch levinge, (whence Dutch leving (“way of life, living”)), Middle Low German lēvinge (“living”).

Kelime Ailesi

activities of daily living
assisted living
by the living jingo
clean-living
coliving
cost of living
earn a living
everliving
free-living
high living
high-living
in living color
in living memory
knock the living daylights out of
land of the living
landliving
living bandage
living chamber

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Yaşıyor mu?
Living?
Hayy O'dur!
He is the living.
May 1, 1927.
The Living Age.
Ödümü kopardın!
You scared the living day lights out of me!
Yaşamak pahalı.
Living is expensive.
Birlikte yaşam!
Living together!
Ne işle meşgul?
What's he doing for a living?
Yaşamaya çalış.
Try living it out.
Güvenle Yaşamak
Living by Trust
O köyde yaşıyor.
She is living in the village.
İyi geçiniyorum.
I make a good living.
Ak Dağ’da yaşar.
"Mountain Living".

İlgili / Bileşik Terimler

Geneloturma odası
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod