fell

/fɛl/1 hece
A1 seviye
EN → TR
"fell" kelimesinin Türkçesi: posteki., kesmek, düşürmek, mahvetmek, zalim. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelposteki.
Genelkesmek
Geneldüşürmek
Genelmahvetmek
Genelzalim
Genelkorkunç
Genelpost
Genelderi
Genelkırmalı dikiş.
Geneltepe (yalnız özel isimlerde)
Genelinsafsız vahşi
Genel(bak.) fall.
Genelöldürücü. in one fell swoop bir hamlede
Genelkesip devirmek
Genelyere yıkmak
Genelbir çırpıda.
Genel(ing) kır
Genel(terz.) kumaşı kırmalı dikmek
Genelbir mevsimde kesilen tomruğun tümü

Tanım

•(of persons or their actions) able or disposed to inflict pain or suffering
•sew a seam by folding the edges
•the act of felling something (as a tree)

Diğer Dillerde

Almancafällen
Fransızcaabattre, faire tomber
İspanyolcacortar, talar
İtalyancaabbattere
Rusçaвали́ть, повали́ть
Farsçaانداختن, به زمین زدن
Felemenkçevellen
Portekizceabater, derrubar
Lehçezabić
Ukraynacaзруба́ти, зру́бувати
Çekçekácet, skácet
Macarcabeszeg, kidönt, kivág, ledönt, leterít, leüt
Dancafælde
Norveççefell, fjell
Bulgarcaкозина, повалям, руно, скалист склон, събарям
Slovakçaporaziť
İzlandacafjall
Esperantodehaki, faligi
Faroecefella

Etimoloji

* As an English surname, from the noun fell (“crag, rocky highland”). * As an English, Jewish, and German surname, from Fell (“pelt, fur”) or its Yiddish equivalent. Compare Pilcher.

Kelime Ailesi

Campsie Fells
fell runner
fell running
fell stitch
fellage
fellfield
fellrunning
fellside
fellwalker
fellwalking
flat-fell seam
Goat Fell
little strokes fell great oaks
Low Fell
overfell
unfelled

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
got
got up
remained
remained standing
standing
stood
stood up
up

Örnek Cümleler

Ne abes!
Your sixth chief was killed... by this Ting fellow
Fahri Üye
Honorary Fellow
Tom düştü.
Tom fell down.
Kim düştü?
Who fell?
O bayıldı.
She fell into unconsciousness.
Ağaç düştü.
The tree fell down.
Âşık oldum.
I fell in love.
Ben düştüm.
I fell.
Sami düştü.
Sami fell down.
Ya düşerse?
- That's a little dangerous, standing on a bus. - What if she just fell off?
Aşık olduk.
We fell in love.
Perde düştü.
The curtain fell.