entitle

/ənˈtaɪtəl/3 hece
verb
EN → TR
"entitle" kelimesinin Türkçesi: yetkilendirmek, izin vermek, hak kazandırmak, yetki vermek, salâhiyet vermek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyetkilendirmekverb
Genelizin vermekverb
Genelhak kazandırmak
Genelyetki vermek
Genelsalâhiyet vermek
Genelünvan vermek
Genelad takmak.

Tanım

•give a title to someone; make someone a member of the nobility

Diğer Dillerde

Almancabenennen, berechtigen, betiteln, das Recht erteilen, das Recht geben, den Titel verleihen
Fransızcaintituler
İspanyolcadar derecho a, diñar fuero a, intitular, titular
İtalyancaintitolare
Rusçaдава́ть назва́ние, дава́ть пра́во, озагла́вливать, уполномо́чивать, управомо́чивать
Felemenkçebenoemen, betitelen
İsveççebetitla
Lehçetytułować, utytułować, zatytułować
Ukraynacaдава́ти пра́во, назива́ти, озагла́влювати
Vietnamcađặt tên
Bulgarcaдавам право, давам титла, озаглавявам
Katalancadonar el dret
Galceawdurdodi, teitlo
Faroecegeva rætt til, geva tittul, kalla, rópa
Oksitancaentitolar

Etimoloji

From Anglo-Norman entitler, from Old French entiteler, (French intituler), from Late Latin intitulāre.

Kelime Ailesi

disentitle
entitlee
entitlement
misentitle

Örnek Cümleler

Sant 'Ilario.
It is entitled Sant' Ilario.
Kim ne hakkına sahip?
"Who is entitled to what?
Parça listesi "Jai Ho!
Entitled "Jai Ho!
Sen gerçeğe yetkilisin.
You're entitled to the truth.
1790 telif hakkı kanunu
The copyright act of 1790 is entitled
Ödül almaya hak kazandı.
He is entitled to receive the reward.
Gerçeği bilmek hakkımız.
We're entitled to the facts.
Tom onu yapmaya yetkili.
Tom is entitled to do that.
Onnu yapmaya hakları var.
They're entitled to do that.
"Perinçek davası temyizde".
"The Accused Is Entitled".
Kim ne kadar bu hakka sahip?
Who is entitled to how much?
Bir kez daha deneme hakkın var.
You are entitled to try once again.