elevate

/ˈɛləveɪt/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"elevate" kelimesinin Türkçesi: yükseltmek, yüceltmek, kaldırmak, terfi ettirmek, bir üst makama atamak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyükseltmek
Genelyüceltmek
Genelkaldırmak
Genelterfi ettirmek
Genelbir üst makama atamak
Genelihya etmek
Genelmoralini yükseltmek. elevated elevated railway (A.B.D.) yol üstünde uzayan bir köprü üzerinden geçen demiryolu.

Tanım

•raise in rank or condition

Diğer Dillerde

Fransızcaaugmenter, élever
İtalyancaaumentare, elevare
Rusçaподнима́ть, подня́ть
Arapçaرفع
Macarcaemel
Latinceelevo, extollō, levo
Bulgarcaвъздигам, издигам, повишавам
Estoncatõstma
İrlandacaardaigh
İzlandacahækka
Sanskritçeरोपयति

Etimoloji

From Middle English elevat(e) (“(in physical elevation, in rank, in altitude above the horizon) high”, also used as the past participle of elevaten), see -ate (adjective-forming suffix) and Etymology 1 for more. Cognate with French élevé.

Kelime Ailesi

elevatingly
re-elevate
superelevate

Örnek Cümleler

Isıyı yükseltiyor.
It elevates the temperature.
Dümdüz ayakta durun ve
Stand behind an elevated platform.
CA-125 tümör markeridir.
CA-125 is elevated.
Sağ ayağınızı platforma koyun
Now place your right foot on the elevated platform.
& Seçilen pencereleri yükselt
& Elevate selected window
Avludaki yükseltilmiş küçük mescit
The small elevated mosque in the courtyard
1998 yılında kardinalli'ğe yükseldi.
He was elevated to the cardinalate in 1998.
Bu yüzden demiryolu yerden yükseltildi.
So they elevated it.
Kazanan ülkedeki insanları yüceltebilir.
It might elevate the human beings in the country that's the victor.
Yüksek IGF-1 düzeylerinin olası nedenleri
Possible causes of elevated IGF-1 levels
Atami 10 Nisan 1937 tarihinde kurulmuştur.
Atami was elevated to city status on April 10, 1937.
Rio'da bir yüksek sahil bisiklet yolu çöktü.
An elevated seaside bike path collapsed in Rio.