entangle

/ɛnˈtaŋɡəl/3 hece
EN → TR
"entangle" kelimesinin Türkçesi: dolaşıklık, engel, mânia., dolaştırmak, şaşırtmak. entanglement karışıklık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldolaşıklık
Genelengel
Genelmânia.
Geneldolaştırmak
Genelşaşırtmak. entanglement karışıklık
Genelkarmakarışık etmek
Genelbir kimsenin başım derde sokmak

Tanım

•twist together or entwine into a confusing mass

Diğer Dillerde

Almancaverwickeln
Çekçezaplést, zapříst
Rumencea vârî în bucluc, încurca, zăpăci
Latinceillaqueō, obrētiō
Dancaforvikle, indvikle
Norveççeinnvikle
Bulgarcaвплитам
Slovakçadopliesť, popliesť, zamotať, zapliesť
Litvancaįpainioti
Galiçyacaembrollar, ensarillar
Esperantoimpliki

Etimoloji

From Middle English entanglen (“to involve [someone] in difficulty”, “to embarrass”). Equivalent to en- + tangle.

Kelime Ailesi

entangleable
entanglon
hydroentangle
interentangle
unentangle

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Bunlar ağa dolanma yaraları.
These are entanglement scars.
Çünkü ikilik içinde karmakarışıksındır.
Of that, because you get so entangled in duality.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.
They also get entangled in fishing gear.
Böyle haberlerde çıkarsan, hayatın çok zorlaşır.
If you get your picture taken now, our lives will be entangled. Park Hae Young. Just a moment!
Purda davası üç Güneydoğu Avrupa ülkesini karıştırdı.
His case has entangled three Southeast European countries.
Dolanık ve dolanık olmayan radikal çiftleri mevcuttur.
There are entangled and non-entangled radical-pairs.
İsyancı Pike, Buffy'nin kaderine bağlanır ve ona yardım eder.
The rebel, Pike becomes entangled in Buffy's destiny.
Bir sistemin çıktıları başka bir sistemin girdileri olabilir.
The state of one system can be entangled with the state of another system.
Bu dönemdeki en büyük dış tehdit İngiliz-İspanyol Savaşı olur.
The major foreign entanglement of this period was the Anglo-Spanish War.
Numerik entegrasyon, çok zor bir geometri için kullanılabilir.
The entanglement can be quantified using a geometric measure of entanglement.
Sonra her ikisi de düşük eğdi ve bukleler birlikte dolaşmış var.
Then they both bowed low, and their curls got entangled together.
Tseng Chien, bekle bu çok ciddi bir durum derhal burdan kaçmalısın
Tseng Chien, wait This is an entangled situation Same words.