drab
1 hece
C2 seviye
EN → TR
"drab" kelimesinin Türkçesi: kasvetli, sıkıcı, fahişe, (bed, ölü (renk). Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkasvetli
Genelsıkıcı
Genelfahişe
Genel(bed
Genelölü (renk)
Genelkoyu gri kumaş.
Genelbing) orospu
Genelpasaklı kadın
Genelfahişelerle düşüp kalkmak.
Görsel




Tanım
•a dull greyish to yellowish or light olive brown
•causing dejection
Diğer Dillerde
Almancalangweilig, tröge
Fransızcaapparence terne, aspect morne, beigeasse, beigeâtre, drabe, fade
Rusçaоднообра́зный, проститу́тка, ту́склый
Lehçebezbarwny
Çekçefádní, nevýrazný, ošuntělý, šedivý, světle hnědá barva, světle hnědý
Rumencespălăcit
Bulgarcaеднообразен, повлекана, проститутка, сив, скучен
Esperantoseninteresa
Etimoloji
Of Romany origin.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Dekor sıkıcı.
The décor is drab.
Misafirler azar azar geldiler.
The guests arrived in dribs and drabs.
Bunlar, İsviçre'deki kasvetli havadan kurtulmak için oldukça faydalı.
Those are pretty good escapes from the drab weather in Switzerland.
Bu görevler yalnız ve iyi kamufle olmuş dişiler tarafından yerine getirilir.
These duties are performed by the drab and well-camouflaged female.
Romantizm, sıkıcı dünyadan kaçmak isteyenlerin oluşturduğu bir sanat ve edebiyat hareketiydi.
Romanticism was an art and literature movement formed by people looking to escape the drab world.