collar

/ˈkɒl.ə/2 hece
noun
B2 seviye
EN → TR
"collar" kelimesinin Türkçesi: yakalamak, kaçmak, yaka, gerdanlık, halka. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyakalamak
Genelkaçmak
Genelyaka
Genelgerdanlık
Genelhalka
Genelkuşak
Geneltasma
Genelhamut
Geneltasmanoun
Genelyaka
Genelyaka
Genelöfkelenmek. seize by the collar yakasına yapışmak. slip the collar yakayı sıyırmak
Genelyakayı kurtarmak.
Genelyaka takmak
Geneltasma takmak
Genel(bot.) kökle sapın birleştiği nokta. collar band gömleğin yaka şeridi. collar beam (mim.) çatının kuşaklık kirişi. be hot under the collar kızmak
Genelyakasına yapışmak
Genelpişirmek için eti sarmak
Genel(k.dili.) ele geçirmek.
Genel(zool.) hayvanların boynunda yaka şeklindeki teekkül

Tanım

•furnish with a collar
•the act of apprehending (especially apprehending a criminal)

Diğer Dillerde

Fransızcacol, collier
Rusçaво́рот, воротни́к, кро́на, о́бруч, оше́йник, хому́т
Arapçaطَوْق, قَبَّة, يَاقَة
Farsçaباشت, بست, خاموت, طوقه, فکل, قلاده
Kazakçaжаға
Özbekçeyoqa
Korece칼라
İsveççekrage
Ukraynacaко́мір, коміре́ць, наши́йник
Hintçeकॉलर, गरेबान, गला
İbraniceצווארון, קולר
Latincemellum
Endonezcekerah
Vietnamcacổ áo
Bulgarcaкоро́на, нашийник, огърлица, хомот, я́ка

Etimoloji

From Middle English coler, borrowed from Old French coler (Modern French collier), from Late Latin collāre, from Latin collāris, from collum (“neck”). Cognate with Gothic 𐌷𐌰𐌻𐍃 (hals, “neck”), Old English heals (“neck”). Compare Spanish cuello (“neck”). More at halse. Doublet of collet.

Kelime Ailesi

against the collar
baby collar
bark collar
bell-collar
bishop's collar
black-collar
blue-collar
blue-collar work
blue-collar worker
bottle collar
brass-collar Democrat
buster collar
camp collar
Casal collar
Casal's collar
cervical collar
change collars
choke collar

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
apprehension
choker
shoe collar
Bridport dagger
halter
hangman's knot
hangman's noose
hempen collar
hempen cravat
catch
pinch
taking into custody
Zıt anlamlılar
cuffs
hem

Örnek Cümleler

Bu yaka çok sıkı.
This collar's too tight.
Senin yakan kirli.
Your collar is dirty.
Sarı kahverengidir.
Collar yellow.
Yakanda bir leke var.
Your collar has a stain on it.
Tom yakasını gevşetti.
Tom loosened his collar.
Senin yakanda leke var.
Your collar has a stain on it.
Köpeğin tasması kırmızı.
The dog's collar is red.
Yakasız bir ceket aldım.
I bought a jacket without a collar.
Tom köpeğine tasma aldı.
Tom bought a collar for his dog.
Tom'un yakasına yapıştım.
I held Tom by the collar.
O, beni yakamdan yakaladı.
He grabbed me by the collar.
İşçi sınıfına dair birşey.
It's working-class; it's blue-collar.