bristle

/ˈbɹɪs.l̩/2 hece
EN → TR
"bristle" kelimesinin Türkçesi: kıl, öfkeli., tüylerini kabartmak, öfkelenmek: dikelmek, diken diken olmak (saş. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkıl
Genelöfkeli.
Geneltüylerini kabartmak
Genelöfkelenmek: dikelmek
Geneldiken diken olmak (saş
Genelve tüy)
Genelsert kılları andıran bir şeyle dolu veya kaplı olmak
Geneldikeltmek. bristly kıllı
Genelkalın ve sert kıl
Geneldomuz kılı
Genelsert kıl

Görsel

Kilitli kil çömlek süslemeli vazo tasarımıtenis kortu - kil ve siyah ağKil çömlek atölyesinde el işçiliği sahnesiKil ve çömlek yapımı - el işi seramiği

Tanım

•a stiff hair
•react in an offended or angry manner

Atasözü & Deyim

“Miri malı balık kılçığıdır, yutulmaz (balık kılçığı gibi boğazda kalır)”
“Aman diyene kılıç kalkmaz”
“At binenin, kılıç kuşananın”
“Bu abdestle daha çok namaz kılınır”
“Gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar”

Diğer Dillerde

AlmancaBorste
İtalyancabarba corta ispida, pelo ispido, setola, setole
Rusçaворс, ощети́ниваться, ощети́ниться, топо́рщиться, щети́на, щети́ниться
Felemenkçeborstelhaar, recht overeind staan, stekelig reageren, stoppelhaar
Portekizceeriçar
İsveççeborst, lystra, resa, resa ragg, skjuta rygg, stå på ända
Lehçejeżyć się, najeżać się, najeżyć się, sierść, szczecina, włosie
Finceharjas
Çekçebýt plný, hemžit se, ježit se, naježit se, štětina, vstát
Macarcasörte, szál, szőr
Latincesaeta
Dancabørste, børstehår
Norveççebust
Bulgarcaнастръхвам, четина
Estoncaokas, okaskarv, turritama, tüügas
Katalancacerra
Galiçyacaencrechar, erizar, recachar, serda
Galcegwrych
Tagalogcatutsang
Esperantohirtiĝi
Oksitancapel

Kelime Ailesi

abristle
basal bristle
bristle brush
bristle moss
bristle snail
bristle up
bristle worm
bristle-tail
bristlebill
bristlebird
bristlebot
bristlecone
bristlefront
bristlegrass
bristlehead
bristleless
bristlelike
bristlemouth

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Özellik yok
Bristles
Diğer bristleconeler
Other bristlecones
Hüseyni ise bu düşünceye kızıyor.
But Hyseni bristles at the notion.
Mary, Tom onun vazosunu kırdıktan sonra nefretle doldu.
Mary bristled with rage after Tom broke her vase.
Mangalların bulunduğu bölgeler haliç ve deniz kıyı şeritleridir.
Among these are the earthworms and the bristle worms of the sea.
Göğüs üzerinde kısa, seyrek siyah kıllar ve üç çapraz oluk vardır.
It has short, sparse black bristles (setae) and three cross-grooves on the thorax.
Yapısal olarak, glochidler evrimleşmiş yapraklardan ziyade kıllar gibi görünür.
Structurally, the glochids seem to be bristles rather than evolved leaves[citation needed].
1987'de, bristlecone çamı Nevada'nın eyalet ağaçlarından biri olarak belirlendi.[4]
In 1987, the bristlecone pine was designated one of Nevada's state trees.[5]
Kılları ile küçücük parçaları yakalayabilirler fakat salpler gibi daha büyük avları tercih ederler.
It can catch tiny bits in its bristles, but prefers larger prey like salps.
Machilidae ve Meinertellidae olmak üzere iki familya altında toplanan 350 kadar türü tanımlanmıştır.
350 species of Jumping bristletails belong to two families have been identified.