- Ahh! 🔊
I can't swim! Yes, it's deep... My mind was getting blurry. 🔊
Bu resim bulanık. 🔊
This picture is blurry. 🔊
# Gözyaşlarından görmüyor gözlerim 🔊
# Eyes so blurry with tears 🔊
Robert'ın görüşü gittikçe bulanıklaşıyordu. 🔊
Robert's vision was getting blurry. 🔊
Eğer gerçekten uzaklaşırsam bulanıklaşıyorum. 🔊
And if I get really far away I'm blurry. 🔊
Bu fotoğraf çok bulanık. Yüzünü ayırt edemiyorum. 🔊
This photo is too blurry. I can't make out your face. 🔊
Görme muhtemelen günün geri kalanında bulanık kalacaktır. 🔊
Vision will most likely remain blurry for the rest of the day. 🔊
1 2 "Ari Aster's Midsommar Is an Ambitious, Blurry Horror Trip". 🔊
"Ari Aster's Midsommar Is an Ambitious, Blurry Horror Trip". 🔊
Her şey bulanık görünüyor. Yeni bir gözlüğe ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. 🔊
Everything looks blurry. I think I need a new pair of glasses. 🔊
Ancak Kaddafi'nin ölümünün hangi şartlarda gerçekleştiği belirsizliğini koruyor. 🔊
Circumstances surrounding the death, however, remain blurry. 🔊
Bulanık görme genellikle ışığı düzeltici lenslerle retinaya odaklayarak düzeltilir. 🔊
Blurry vision is often corrected by focusing light on the retina with corrective lenses. 🔊
"Goner" yeniden kaydedilerek ve yazılarak 2015 yılında "Blurryface" albümüne eklendi. 🔊
"Goner" was rewritten and again recorded for its release on Blurryface in 2015. 🔊