beneath
/bɪˈniːθ/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"beneath" kelimesinin Türkçesi: altında, altta, rütbece altında, yakışık almaz. beneath one's dignity -e yakışmaz, yakışık almaz.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelaltında
Genelaltta
Genelrütbece altında
Genelyakışık almaz. beneath one's dignity -e yakışmaz
Genelyakışık almaz.
Genel(edat.) aşağıda
Genel(edat.) altına
Görsel




Tanım
•in or to a place that is lower
Atasözü & Deyim
“Aba altında er yatar”
“Dağ ardında olsun da, yer altında olmasın”
“Yabancı koyun kenara yatar = Yabancı kuşun başı kanadı altında olur”
“Baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir”
“Fırsat sakal altından geçer”
Diğer Dillerde
Etimoloji
From Middle English benethe, from Old English bineoþan (“beneath, under, below”), equivalent to be- + neath. Cognate with Low German benedden (“beneath”), Dutch beneden (“beneath, under, down”), obsolete German benieden (“below”).
Kelime Ailesi
bag beneath one's eye
bag beneath the eye
beneath contempt
beneath the hood
beneath the surface
beneathness
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
New York: Holt.
The search beneath the sea – The story of the coelacanth.
Kalıntılar halinde.
Beneath the Remains.
Ne güzel döşeyicileriz!
We have stretched it forth beneath; an excellent Spreader are We!
Altlarından ırmaklar akar.
Rivers will flow beneath them.
Irmaklar akar altlarından.
Rivers will flow beneath them.
Mikroskobun altında baktım.
And I looked at it beneath the microscope.
(Bak) ne güzel döşeyiciyiz!
We have stretched it forth beneath; an excellent Spreader are We!
Tom ağacın altında oturuyor.
Tom is sitting beneath the tree.
İmparator Büyük Konstantin'in
Substantial remains of the fort lie directly beneath the nave.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.
Beneath it is a wonderful knife.
Gökyüzünün altında yaşamıyoruz.
We don't live beneath the sky.
Bir gün tamamen sulara gömülecek
One day, it will end up beneath the waves