appetite

/ˈæp.ə.taɪt/3 hece
B2 seviye
EN → TR
"appetite" kelimesinin Türkçesi: iştah, istek, arzu, iştah, şehvet. Iose one's appetite iştahı kesilmek. ravenous appetite aç kurt iştahı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneliştah
Genelistek
Genelarzu
Geneliştah
Genelşehvet. Iose one's appetite iştahı kesilmek. ravenous appetite aç kurt iştahı
Genelazgın istek. sharpen one's appetite whet one's appetite iştah açmak.

Görsel

İştah açan klasik burger tabak fotoğrafıRengarenk tatlı dilimlerinin düzgün sıralanmış iştah açıcı görüntüsüBeyaz Tabakta Jambonlu Yumurta Sarılı Iştah Açıcı KahvaltıSıcacık Çikolatalı Kurabiyelerin Büyüleyici ve İştah Açıcı Kulesi

Tanım

•a feeling of craving something

Diğer Dillerde

Fransızcaappétit
İspanyolcaapetito, deseo, ganas
İtalyancaappetito
Rusçaаппети́т, жа́жда, жела́ние, охо́та
Arapçaشَهِيَّة
Farsçaآرزومندی, اشتها, کام, گرسنگی
Azericeiştaha
Kazakçaтәбет
Portekizceapetite
Yunancaόρεξη
Japonca食欲
Korece식욕, 입맛
İsveççeaptit, matlust
Lehçeapetyt, żądza
Ukraynacaапети́т
Çekçechuť
İbraniceתֵּאָבוֹן
Latinceappetītus
Norveççeappetitt, matlyst
Vietnamcasự ngon miệng, sự thèm ăn
Litvancaapetitas

Etimoloji

From Middle English appetit, from Old French apetit (French appétit), from Latin appetitus, from appetere (“to strive after, long for”); ad + petere (“to seek”). See petition, and compare with appetence.

Kelime Ailesi

appetite comes with eating
appetited
appetiteless
appetitive
appetizer
appetizing
appetizingly
risk appetite
sexual appetite
whet someone's appetite

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom acıktı.
Tom worked up an appetite.
İştahım yok.
I don't have an appetite.
İştahını açar.
It gives you an appetite.
İştahım iyiydi.
My appetite was good.
İştahım büyüktü.
My appetite was large.
Hiç iştahım yok.
I have no appetite.
Ama iştahım yok.
But I have no appetite...
İştahını kaçırma.
Don't spoil your appetite.
Aklı hâlâ şeyinde.
He still has a strong sexual appetite.
Çünkü iştahım yok.
It's because I don't have an appetite...
İştahımı kaybettim.
I've lost my appetite.
İyi bir iştahım var.
I have a good appetite.