yokuş
noun
C2 seviye
TR → EN
"yokuş" kelimesinin İngilizcesi: hill, ascent, gradient, hill, acclivity. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelhillnoun
Genelascent
Genelgradient
Genelhill
Genelacclivity
Genelincline
Genelupgrade
Genelinclination
Görsel





Çekim Tablosu
Belirtme (-i)yokuşu
Yönelme (-e)yokuşa
Bulunma (-de)yokuşta
Çıkma (-den)yokuştan
Tamlayan (-in)yokuşun
Çoğul (-ler)yokuşlar
Tanım
•aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı.
•Bir soyadı. Yukarı, yukarı doğru çıkan, dik yol, bayır
•Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer
Atasözü & Deyim
“Her yokuşun bir inişi, her inişin bir yokuşu vardır”
Diğer Dillerde
AlmancaAnstieg, aufrüsten, Hang, häufeln, hochrüsten, Hügel (eril)
increase, rise, surge · ascent · slope
çekim: çoğul Anstiege · tamlayan Anstieges
eş: Aufstieg, Aufgang, Steigung, Zunahme, Steigung
Zufällig — Yokuş kipi
Fransızcacolline, côte, mise à niveau, monter en gamme, upgrade (dişil) /kɔ.lin/
hill, downs
çekim: çoğul collines
eş: butte, coteau, éminence, hauteur, mamelon, mont
köken: Borrowed from Italian collina, from Late Latin collina, from Latin collinus.
aile: pays des mille collines
Mode aléatoire — Yokuş kipi
Elle m'a dit d'aller siffler là-haut sur la colline.
İspanyolcaactualizar, alcor, altozano, cerro, colina, collado /aɡtwaliˈθaɾ/
to update · to bring to fruition, to actualize · to refresh, to reload
çekim: geçmiş actualicé · ortaç actualizado · şimdiki actualiza
eş: poner al día
köken: From actual + -izar. Compare English actualize.
aile: actualización, actualizador, reactualizar
Modo rampa — Yokuş kipi
hill · pass (through hills)
çekim: çoğul colli
eş: altura, divo, collina, dosso, poggio, montagnola
köken: From Latin collem (“hill”). Cognate with English hill.
Modo casuale — Yokuş kipi
Rusçaподъём /pɐdˈjɵm/
lifting, raise, raising · hoisting (of a flag) · salvaging (of a sunken ship)
çekim: çoğul подъёмы · tamlayan подъёма
köken: Deverbal from поднима́ть (podnimátʹ). The combining form -ём is the normal deverbal equivalent of -нима́ть (-nimátʹ)/има́ть (imátʹ); compare archaic first singular present tense емлю́ (jemljú) of има́ть (imátʹ).
aile: тяжёлый на подъём
Случайный режим — Yokuş kipi
величина́ подъёма
гла́сный сре́днего подъёма
Arapçaأَكَمَة, تَرْقِيَة, تَلّ, هَضْبَة
عشوائي الوضع — Yokuş kipi
Azericetəpə /tæˈpæ/
top of the head · crown of the head · top (of anything)
çekim: çoğul təpələr · tamlayan təpənin
köken: Inherited from Old Anatolian Turkish دَپَه (däpä), تَپَه (täpä), from Proto-Turkic *tepe.
Colan təpələri
Kazakçaтөбе /tøˈbe/
hill, hillock · peak, top, summit · roof
çekim: çoğul төбелер · tamlayan төбенің
köken: From Proto-Turkic *tepe (“hill, top; top of head”). Cognate with Southern Altai тӧбӧ (töbö), Kyrgyz дөбө (döbö), Crimean Tatar töpe /töbe, Kumyk тёбе (töbe), Azerbaijani təpə, Turkish tepe, Turkmen depe, Tuvan тей (tey), etc.
Özbekçeo‘r, tepalik
Tatarcaкалкулык, үр
Felemenkçeheuvel (eril) /ˈɦøː.vəl/
hill
çekim: çoğul heuvels
köken: From Middle Dutch hoevel, huevel, hovel, huffel, from Old Dutch huvil, from Proto-Germanic *hubilaz, ultimately from Proto-Indo-European *kewb- (“to bend; a bend, joint”), see also Proto-Germanic *hupiz (“hip”), *hufą (“elevated place, hill”). Cognate with Middle Low German hovel, Old High German hubil, Middle High German hübel, dialectal German Hübel, Luxembourgish Hiwwel. More distantly related…
aile: heuvelachtig, heuvelen, heuvelhelling, heuvelig, heuvelop, heuvelrug, heuveltop, termietenheuvel, vluchtheuvel, zandheuvel
Oplopende modus — Yokuş kipi
to improve, to ameliorate, to better
çekim: geçmiş melhorei · ortaç melhorado · şimdiki melhora
eş: amelhorar, aperfeiçoar, incrementar, perfeccionar, curar, curar
zıt: piorar
köken: From Old Galician-Portuguese melhorar, from Late Latin meliōrāre, a verb based on Latin meliārī (“better”).
Modo em rampa — Yokuş kipi
to upgrade, promote · to improve (technology)
çekim: geçmiş αναβάθμισα · ortaç έχοντας αναβαθμίσει · şimdiki αναβαθμίζει · ulaç αναβαθμίζοντας
köken: From ανα- (ana-) + Ancient Greek βαθμίς (bathmís, “grade, step, base”) + -ίζω (-ízo). Apparently a calque of English upgrade.
Τυχαίος τρόπος — Yokuş kipi
upgrade (an improved component or replacement item)
köken: From English upgrade.
ランプモード — Yokuş kipi
a hill (portion of a road or other path sloping lengthwise – compare kulle (“hill (elevated landmass)”)) · a slope, an incline (part of the ground that slopes – see also the usage notes for sluttning) · slopes (idiomatically, sometimes, in the context of ski slopes)
çekim: çoğul backar · tamlayan backes
köken: From Old Norse bakki (“bank”), from Proto-Germanic *bankô.
aile: galgbacke, kunna slå sig i backen på, nedförsbacke, på landbacken, skidbacke, stå som spön i backen, uppförsbacke
Rampläge — Yokuş kipi
Det är jobbigt att cykla uppför den branta backen
backen på sidan av kullen
en dag i backen
Lehçeaktualizować, górka, kopiec, modernizacja, pagórek, rozbudowa /ak.tu.a.liˈzɔ.vat͡ɕ/
to update (to make up-to-date) · to update (to become up-to-date)
çekim: geçmiş aktualizowano · şimdiki aktualizuje
eş: uaktualniać, odnawiać, uwspółcześniać, modernizować
zıt: dezaktualizować
köken: Borrowed from French actualiser, from Latin actuālis + -ować. First attested in 1888.
Tryb pochyłu — Yokuş kipi
Ukraynacaгі́рка, оновити, па́горб, паго́рок /ɔnɔˈʋɪte/
to renew (to make (something) new again; to restore to freshness or original condition) · to renovate (to make something look new again) · to update (to bring (a thing) up to date)
çekim: geçmiş оно́влений
eş: обнови́ти
köken: From о- (o-) + нови́й (novýj) + -и́ти (-ýty).
aile: онови́тися, оно́влення
Жадібний режим — Yokuş kipi
mountain, hill
çekim: çoğul गिरियों
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *gʷerH- Proto-Indo-European *gʷr̥H-í-s Proto-Indo-Iranian *gr̥Híš Sanskrit गि॒रि (girí)lbor. Hindi गिरि Learned borrowing from Sanskrit गि॒रि (girí).
Fincehankkia parempi, kukkula, kumpu, mäki, multakumpu, päivittää /ˈkukːulɑ/
hill, hillock (small hill)
çekim: çoğul kukkulat · tamlayan kukkulan
köken: kukku + -la
aile: kukkulainen, alakukkula, aluskukkula, häpykukkula, nelikukkula, venuskukkula, yläkukkula
Satunnainen moodi — Yokuş kipi
Kalliolle, kukkulalle, rakennan minä majani
hill
çekim: çoğul kopce · tamlayan kopce
eş: vrch, vyvýšenina, hora, pahorek, kopeček, vršek
köken: Inherited from Proto-Slavic *kopьcь (“heap”), from *kopъ (see *kopa) + *-ьcь, akin to *kopati (“to dig”), from Proto-Balto-Slavic *kop-, probably from Proto-Indo-European *(s)kep- (“to strike, beat”).
aile: kopcovitý, kopecký, svatokopecký, kopcovitě, za kopečkama, panenko svatokopecká, kopcovina, kopeček, kopečkář, Kopecký
Náhodný režim — Yokuş kipi
Jde to z kopce.
hillock
çekim: çoğul coline · tamlayan coline
köken: Borrowed from French colline or Italian collina (itself the source of the French word).
Regim aleator — Yokuş kipi
Macarcadomb, kisebb hegy /ˈdomb/
hill, mound, hump (an elevated location smaller than a mountain)
çekim: çoğul dombok
köken: From Proto-Ugric *tᴕmpɜ (“something lofty; hill, island etc.”). Cognates include Northern Mansi тумп (tump, “island”).
aile: dombocska, dombos, dombság, dombhát, domboldal, dombvidék, ródlidomb, szeméremdomb, trágyadomb
Rámpa mód — Yokuş kipi
İbraniceגִּבְעָה, שדרג, תֵּל
מצב אקראי — Yokuş kipi
slope, hill, rise
çekim: çoğul clīvī · tamlayan clīvī
köken: Inherited from Proto-Italic *kleiwos or *kloiwos, from Proto-Indo-European *ḱleywós or *kloy-wo-, itself from Proto-Indo-European *ḱley- (“to lean”) (Latin clīnō, English lean) + *-wós (Latin -vus).
aile: acclīvis, clīvīnus, clīvōsus, clīvulus
Dancabakke, stigning (nötr) /bakə/
hill, rise, slope
çekim: çoğul bakker · tamlayan bakkes
köken: Inherited from Old Danish bakkæ, from Old Norse bakki (“bank; ridge”), from Proto-Germanic *bankô (“bank, embankment; a hill”). Akin to English bank.
Tilfældig tilstand — Yokuş kipi
Norveççeås, oppgrade
Den siste delen av navnet betyr rett og slett hund. — Mahallenin adının anlamı, dev yokuştur.
Endonezcebukit, memutakhirkan /ˈbukit/
hill (elevated location)
çekim: çoğul bukit-bukit
köken: From Malay bukit, from Proto-Malayic *bukit, from Proto-Malayo-Chamic *bukit, from Proto-Malayo-Sumbawan *bukit, from Proto-Malayo-Polynesian *bukij, from Proto-Austronesian *bukij.
aile: berbukit, berbukit-bukit, membukit, perbukitan, bukit abisal, bukit pasir, bukit perintang
Kalian mengecewakanku, Brooklyn." — "Bayıldım Yokuşu".
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish یوقش (yokuş, “rise, slope”), from a derivation of Proto-Turkic *yok (“up, above; hill”).
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleleryokuş ile daha fazla örnek cümle →
Yokuş kipi
Ramp mode
Muntazam Yokuş
A Steady Climb
Yokuş’ta 65 Yıl
Succumbs At 65".
"Bayıldım Yokuşu".
"Kadota, Hiromitsu".
O yokuş aşağı gitti.
It went downhill.
Downhill/Yokuş aşağı
Downhill
Bir kilometrelik yokuş.
1 km later.
[Yokuş yukarı tırmanma]
[Uphill Climbing]
Keskin yokuşu tırmandık.
We climbed a sharp slope.
Bu yokuş boyunca kayacak.
It's going to go sliding along this hill.
Derken dayanmadı o yokuşa.
But he could not scale the steep ascent.
Bu yokuş yukarı bir yoldur.
This is an uphill road.
İlgili Sorular
Yokuş yukarı canter yaparken atımı doğru şekilde nasıl yönlendirebilirim?
Atla koşuda (canter) yokuş yukarı sürüşü daha iyi nasıl yaparım?
Bir araba yokuş aşağı kayıp çalılığa çarptı, bir uçak havalanıyor, gökyüzünde 50 gökkuşağı var, tavuk moo diyor ve inekler hokey oynuyor; çoraplar neden yağmur gibi düşüyor?
Bir araba yokuş aşağı çalılığa çarptıktan sonra bir uçak havalanıyor, gökyüzünde 50 gökkuşağı var, tavuk moo diyor ve inekler hokey oynuyor; çorapların yağmur gibi düşmesinin nedeni nedir?
Yokuş aşağı bir araba çalılığa çarptıktan sonra bir uçak kalkıyor, gökyüzünde 50 gökkuşağı ve tavuk moo sesleri duyuluyor, inekler ise hokey oynuyor; çorapların yağmur gibi yağması nasıl olur?