yakıt

/jaˈkɯt/
noun
B2 seviye
TR → EN
"yakıt" kelimesinin İngilizcesi: fuel, fuel, fuel, fuel. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfuelnoun
Genelfuel
Genelfuel
Genelfuel

Görsel

Beyaz arabanın benzin deposu dolduruluyor - yakıt pompasıElektrikli ark çakmak makro fotoğrafı yakıt tasarrufuRetro Zontes Motosiklet: Beyaz Yakıt Tankı ve Bronz Jant DetaylarıNostaljik turuncu metal yakıt bidonu boş etiketiyle minimalist ürün fotoğrafı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yakıtı
Yönelme (-e)yakıta
Bulunma (-de)yakıtta
Çıkma (-den)yakıttan
Tamlayan (-in)yakıtın
Çoğul (-ler)yakıtlar

Tanım

•Bir soyadı. Yakılan, enerji, ısı kaynağı
•Doğal gaz, mazot gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde.
•Motorlarda kullanılan, enerji ortaya çıkaran yanıcı madde.
•Odun, kömür, doğal gaz, mazot gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde

Diğer Dillerde

to heat, to fire, to light · to boost, to fuel, to kindle
çekim: geçmiş heizte an · ortaç angeheizt · şimdiki heizt an · ulaç anheizend
aile: Anheizer, Anheizung, anheizend, angeheizt
Minentreibstoff: — Mayın yakıtı:
Fransızcaalimenter, attiser, carburant /a.li.mɑ̃.te/
to feed, to give food to · to supply, to fund · to fuel, feed (e.g. an argument)
çekim: geçmiş alimenté · ortaç alimenté · şimdiki alimente · ulaç alimentant
zıt: affamer
köken: From aliment + -er.
Essence par mine & #160;: — Mayın yakıtı:
Alimentez-le, Madame, ce malade-là (...) De braves petits plats, œufs frais, bonne viande. Il aime les nouilles ? Oui ? Donnez-lui en.
M. de Norpois rompit enfin le silence pour prononcer ces mots qui devaient pendant vingt ans alimenter la conversation des chancelleries ...
M. Thibault qui ne s'alimentait plus, était très faible, et ne cessait pas de souffrir.
İspanyolcaabastecer, combustible, lumbre, repostar /abasteˈθeɾ/
[with de ‘something’] to supply with
çekim: geçmiş abastecí · ortaç abastecido · şimdiki abastece
eş: aprovisionar, bastecer, bastimentar, bastir, dotar, equipar
köken: a- + bastecer (“to baste, stitch”), from bastir (“to manufacture, supply”), from Occitan bastir, from Frankish *bastijan.
aile: abastecedor, abastecimiento, autoabastecerse, desabastecer
Combustible de la mina: — Mayın yakıtı:
food; alimentary, dietary, eating
çekim: geçmiş alimentàto · ortaç alimentàto · şimdiki aliménta · ulaç alimentànte
eş: commestibile, mangiabile, mangereccio, nutriente, nutritivo, allattare
köken: From alimento + -are.
Carburante mine: — Mayın yakıtı:
alimentare tensioni
Rusçaгорючее, топливо
Топливо мины: — Mayın yakıtı:
Arapçaوَقُود
وقود اللغم: — Mayın yakıtı:
Azericeyanacaq /jɑnɑˈd͡ʒɑx/
subject future definite participle of yanmaq
çekim: çoğul yanacaqlar · tamlayan yanacağın
köken: From yanmaq (“to burn”) + -acaq.
aile: yanacaq doldurma məntəqəsi
Neftdən müxtəlif yanacaq növləri istehsal edilir, məsələn benzin və dizel.
fuel
köken: жанар (janar) + май (mai).
Özbekçeyoqilgʻi
Tatarcaягулык
Felemenkçebrandstof, tanken (dişil) /ˈbrɑn(t).stɔf/
fuel
çekim: çoğul brandstoffen
köken: From branden + stof.
aile: brandstofcel, brandstofgebrek, brandstofreservoir, brandstoftank, raketbrandstof
Mijnbrandstof: — Mayın yakıtı:
Portekizceatiçar, combustível, incitar /a.t͡ʃiˈsa(ʁ)/
to stir, poke · to incite, provoke
çekim: geçmiş aticei · ortaç atiçado · şimdiki atiça
eş: zoscar
köken: From Vulgar Latin *attītiāre, derived from Latin tītiō (“firebrand”). Compare Galician and Spanish atizar.
Combustível: — Mayın yakıtı:
Yunancaκαύσιμο, τροφή (nötr) /ˈkaf.si.mo/
inflection of καύσιμος (káfsimos): · neuter nominative/accusative/vocative singular
çekim: çoğul καύσιμα · tamlayan καυσίμου
Καύσιμα ορυχείου: — Mayın yakıtı:
Japonca燃料 /nẽ̞n̺ɾʲo̞ː/
fuel
地雷燃料: — Mayın yakıtı:
Korece연료 /jʌ̹ʎʎo/
fuel
köken: Sino-Korean word from 燃料 (“fuel”).
화주(火珠)는 불을 일으키는 구슬이다. — Asıl yanan yakıttır.
İsveççebränsle (nötr)
fuel
çekim: çoğul bränslen · tamlayan bränsles
köken: Related to bränna.
aile: alternativbränsle, atombränsle, bilbränsle, biobränsle, bränslebehov, bränslebrist, bränslecell, bränsledeklaration, bränsleekonomi, bränsleelement
Minbränsle: — Mayın yakıtı:
Lehçenapędzać, paliwo, podsycać, tankować /naˈpɛn.d͡zat͡ɕ/
to drive, to propel, to power, to fuel
çekim: geçmiş napędzano · şimdiki napędza
eş: naganiać, naganiać
köken: Etymology tree Polish napędzić Polish -ać Polish napędzać From napędzić + -ać.
aile: napędzać strachu, napędzić strachu
Paliwo miny: — Mayın yakıtı:
Ukraynacaзапра́вити, заправля́ти, па́ливо
Паливо міни: — Mayın yakıtı:
Hintçeइंधन, ईंधन (eril) /iːn.d̪ʱən/
fuel
çekim: çoğul ईंधनों
köken: Borrowed from Sanskrit ईन्धन (īndhana).
हमें विमान ईंधन इस हवाई अड्डे पे नहीं मिलेगा।
Fincekäyttövoima, polttoaine, ravinto, tankata, täyttää polttoaineella /ˈkæy̯tːøˌʋoi̯mɑ/
motive power, power used to drive or operate something
çekim: çoğul käyttövoimat · tamlayan käyttövoiman
köken: käyttö + voima
aile: käyttövoimavero
Miinapolttoaine: — Mayın yakıtı:
Çekçepalivo (nötr) /ˈpalɪvo/
fuel, propellant
çekim: çoğul paliva · tamlayan paliva
eş: pohonná hmota
köken: From pálit (“to burn”) + -ivo.
aile: biopalivo, palivoměr
Nepoužíváme zemní plyn. — Yakıt yok.
fosilní palivo
Rumencecombustibil (eril)
fuel
çekim: çoğul combustibili
köken: Borrowed from French combustible. Equivalent to combustie + -bil.
Combustibil mină: — Mayın yakıtı:
Macarcatüzelőanyag, üzemanyag /ˈtyzɛløːɒɲɒɡ/
fuel (substance consumed to provide energy)
çekim: çoğul tüzelőanyagok
köken: tüzelő (“burning”) + anyag (“material, substance”), from tüzel (“to burn, to fire”) + -ő (present participle suffix)
aile: fosszilis tüzelőanyag
Üzemanyag: — Mayın yakıtı:
İbraniceדֶּלֶק
וזה לא ארוחה רגילה, אין גז. — Yakıt yok.
fuel
çekim: çoğul brændsler · tamlayan brændsels
köken: brænde (“burn”) + -sel
Minebrændstof: — Mayın yakıtı:
Norveççebrennstoff, brensel, drivstoff
Mi-26TZ – Flyvende drivstoff utgave. — Mi-26TZ Yakıt tankeri versiyonu.
Endonezcebahan bakar /ˌbahan ˈbakar/
fuel
çekim: çoğul bahan-bahan bakar
köken: Compound of bahan (“material”) + bakar (“burn”), calque of Dutch brandstof (“fuel”, literally “to burn + material”).
aile: bahan bakar alternatif, bahan bakar fosil, bahan bakar hayati, bahan bakar jet, bahan bakar metabolik, bahan bakar minyak, bahan bakar nabati, bahan bakar nuklir, bahan bakar penerbangan, bahan bakar teradiasi
Aku pindah ke cadangan. Bahan Bakar selamat. — Yakıt kontrolü.
Vietnamcanhiên liệu /ɲiən˧˧ liəw˧˨ʔ/
fuel
köken: Sino-Vietnamese word from 燃料, composed of 燃 (“to burn”) and 料 (“material”).
Đã kiểm tra khoang nhiên liệu. — Yakıt kontrolü.

Etimoloji

By surface analysis, yak- (“to burn”) + -ıt. Coined by Turkish Language Association in 1945.

Örnek Cümleler

Yakıt yok.
There's no gas.
Mayın yakıtı:
Mine fuel:
Yakıtım bitti.
I ran out of fuel.
Yakıt kontrolü.
I'm going to back-up. Fuel seals check. Engine seals check.
- Yakıt sızıyor!
- Fuel leak!
Yakıtın tükeniyor.
You are running low on fuel.
Yakıt borum kırık.
My fuel line broke.
Onların yakıtı yok.
They don't have fuel.
Bira benim yakıtım.
Beer is my fuel.
Bu sizin yakıtınız.
That's your fuel.
Yakıt pompalanıyor.
Fuel is pumping.
Sentetik jet yakıtı
Synthetic jet fuel
yakıt ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelfuel injection
Genelfuel cell