Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yakışık

yakışık

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"yakışık" kelimesinin İngilizcesi: suitability, propriety. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsuitabilitynoun
Genelproprietynoun

Görsel

Yakışıklı genç erkeğin yeşil ceketli karizmatik stüdyo portresiPembe Takım Elbiseli Yakışıklı Genç Adam Portresi ve Stil DetaylarıYakışıklı Genç Adam Portresi: Yumuşak Işık ve Nötr Arka Plan DetaylarıHellenistik Esintiler: Beyaz Saçlı Yakışıklı Genç ve Dijital Sanat Portresi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yakışığı
Yönelme (-e)yakışığa
Bulunma (-de)yakışıkta
Çıkma (-den)yakışıktan
Tamlayan (-in)yakışığın
Çoğul (-ler)yakışıklar

Tanım

uygun, mütenasip, yakışmış
uygunluk, yaraşma
yakışıklı delikanlı
Uygun olma durumu
Yakışıklı delikanlı

Diğer Dillerde

adequacy, sufficiency, aptness, appropriateness
çekim: çoğul Angemessenheiten · tamlayan Angemessenheiten
Sieht er gut aus?Yakışıklı mı?
propriety
çekim: çoğul bienséances
eş: apparence, bonne séance, bonne tenue, code vestimentaire, convenance, correction
zıt: inconvenance
köken: From bienséant + -ance.
Est-il beau ?Yakışıklı mı?
İspanyolcaprocedencia, propiedad, propriedad (dişil) /pɾoθeˈdenθja/
origin; provenance · appropriateness
çekim: çoğul procedencias
köken: From Latin procēdēns.
Eras guapo.Sen yakışıklıydın.
Felemenkçecorrectheid, fatsoen, geschiktheid, goede manieren (dişil) /ˌkɔˈrɛkt.ɦɛi̯t/
correctness
köken: From correct + -heid.
Is hij knap?Yakışıklı mı?
Portekizcepropriedade (dişil) /pɾo.pɾi.eˈda.d͡ʒi/
property; belonging (something owned) · property (piece of real estate) · property; quality; attribute
çekim: çoğul propriedades
eş: adequação, inconveniência, oportunidade, pertence, posse, possessão
zıt: impropriedade
köken: Borrowed from Latin proprietātem (“quality; ownership”), from proprius (“own, individual”).
aile: propriedade industrial, propriedade intelectual, propriedade nua, propriedade plena, propriedade resolúvel
Não são pessoas que vêm para ver o jogo?Çok yakışıklı görünüyorum.
İsveççelämplighet
suitability, appropriateness, fittingness, fitness
çekim: tamlayan lämplighets
zıt: olämplighet
köken: lämplig + -het
Ser han bra ut?Yakışıklı mı?
correctness
çekim: tamlayan corectitudini
köken: From corect + -itudine.
Eu cred că arată foarte bine.Bence çok yakışıklı.
correctness, rightness, accuracy · prettiness (the quality of being pretty)
çekim: çoğul hhelyességek
köken: helyes + -ség (noun-forming suffix)
aile: nyelvhelyesség
Ez a férfi jól néz ki.Bu adam yakışıklı.
rightness · correctness · accuracy
çekim: tamlayan rigtigheds
köken: From rigtig + -hed.
Ingen kommer til at se high school baseball længere.Çok yakışıklı görünüyorum.
Толкова съм готин.Çok yakışıklı görünüyorum.
Katalancapropietat (dişil) /pɾo.pi.əˈtat/
property, estate, ownership · propriety · property; quality; attribute
çekim: çoğul propietats
köken: Borrowed from Latin prōprietātem. Compare Spanish propiedad.
no tenia temps per respondre a tots sobre […] les seves propietats i particularitats
Esperantotaŭgo
adequacy, suitableness
Malayalamcaഔചിത്യം /äud͡ʒit̪jɐm/
appropriateness · aptness · propriety
köken: Borrowed from Sanskrit औचित्य (aucitya).
aile: ആവശ്യക്കാരന് ഔചിത്യം പാടില്ല
Sanskritçeअचर (eril) /ɐ.t͡ɕɐ.ɾɐ/
law, practice, rule, guideline · behavior · institute, propriety

Etimoloji

From Ottoman Turkish یاقشیق (yakışık), can be analyzed as yakış- + -ık. Doublet of yahşi.

Örnek Cümleler

Yakışıklı mı?
Is he cute?
Ne yakışıklı!
How handsome!
Tom yakışıklı.
Tom is personable.
Hey, yakışıklı.
Hey, handsome.
Yakışıklı mıyım?
Am I handsome?
O çok yakışıklı.
He is very good-looking.
Ben yakışıklıyım
I am handsome.
O çok yakışıklı!
He's so good looking!
Tom yakışıklıdır.
Tom is handsome.
Çok yakışıklısın.
You're so handsome.
Sen yakışıklısın.
You're handsome.
Tom yakışıklı mı?
Is Tom handsome?
yakışık ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod