Ana içeriğe geç
Sözlük
/
trafik kazası

trafik kazası

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"trafik kazası" kelimesinin İngilizcesi: accident. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelaccidentnoun

Görsel

Yangın söndürme ekipleri trafik kazası müdahalesi - acil görev

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)trafik kazasını
Yönelme (-e)trafik kazasına
Bulunma (-de)trafik kazasında
Çıkma (-den)trafik kazasından
Tamlayan (-in)trafik kazasının
Çoğul (-ler)trafik kazaları

Tanım

bir kara yolu taşıtının diğer bir taşıta, hayvana veya herhangi bir nesneye çarpması

Diğer Dillerde

AlmancaMalheur, Unfall, Zufall (nötr) /maˈløːr/
mishap (usually minor)
çekim: çoğul Malheure · tamlayan Malheurs
eş: Fauxpas, Missgeschick
köken: 18th century, from French malheur.
Du hattest einen Unfall.Trafik kazası geçirdin.
Fransızcaaccident (eril) /ak.si.dɑ̃/
accident
çekim: çoğul accidents
köken: Learned borrowing from Latin accidentem.
aile: accidentel, accidenter, suraccident
Tu as été victime d'un accident.Trafik kazası geçirdin.
accident de voiture
accident de décompression
accident de parcours
İspanyolcaaccidente (eril) /aɡθiˈdente/
accident (unexpected event with negative consequences) · accidental · feature
çekim: çoğul accidentes
köken: Borrowed from Latin accidentem.
aile: accidentalmente, accidente cerebrovascular, accidente de trabajo, accidente geográfico, accidente gramatical, de accidente, por accidente
¿Cómo ocurrió el accidente de tráfico?Trafik kazası nasıl oldu?
İtalyancaincidente (eril) /in.t͡ʃiˈdɛn.te/
incident
çekim: çoğul incidenti
eş: contrattempo, imprevisto, intoppo, disgrazia, infortunio, sinistro
Hai avuto un incidente.Trafik kazası geçirdin.
событие, возникшее в процессе движения по дороге транспортного средства и с его участием, при котором погибли или пострадали люди или повреждены транспортные средства, сооружения, грузы, либо причинён иной материальный ущерб
Ты попала в аварию.Trafik kazası geçirdin.
كسرت رجلي في حادث مرور.Bir trafik kazasında ayağım kırıldı.
Farsçaعرض /ˈʔarz/
breadth, width · latitude
çekim: çoğul اَعراض
köken: Borrowed from Arabic عَرْض (ʕarḍ, “breadth, width”).
fate, doom, providence · uyezd; district (administrative unit in the Russian Empire before 1917) · accident, crash
çekim: çoğul qəzalar · tamlayan qəzanın
köken: From Arabic قَضَاء (qaḍāʔ).
Şuşa qəzası
yol qəzası
yol nəqliyyat qəzası
disaster, catastrophe
çekim: çoğul апаттар · tamlayan апаттың
köken: From Persian آفت (âfat), from Arabic آفَة (ʔāfa).
aile: апаттық
ғаламдық апат
affliction
çekim: çoğul balolar
köken: Borrowed from Arabic بَلَاء (balāʔ).
Tatarcaказа
verkeersongeluk, verkeersongeval
Je was in een auto-ongeluk.Trafik kazası geçirdin.
Portekizceacidente, sinistro (eril) /a.siˈdẽ.t͡ʃi/
accident (unexpected event with negative consequences) · accident (irregular surface)
çekim: çoğul acidentes
eş: percalço
köken: Learned borrowing from Latin accidentem, present active participle of accidō (“happen”); from ad (“to”) + cadō (“fall”); respectively from Proto-Indo-European *ád (“near, at”) and *ḱad- (“to fall”).
aile: acidentação, acidentado, acidental, acidentar
O casal morre em um acidente de transito.İkisi de trafik kazasında ölürler.
Yunancaατύχημα, συμβεβηκός (nötr) /aˈti.çi.ma/
accident, mishap
çekim: çoğul ατυχήματα · tamlayan ατυχήματος
köken: Learnedly, from Hellenistic Koine Greek ἀτύχημα (atúkhēma) (the ancient sense: "mistake"). Morphologically, α- (a-) + τύχη (týchi, “luck”) + -μα (-ma, “suffix for neuters”).
Ήσουν σε δυστύχημα.Trafik kazası geçirdin.
Japoncaアクシデント, 事故, 偶然 /a̠kɯ̟̊ɕidẽ̞nto̞/
accident
köken: From English accident.
交通事故で死亡する。İkisi de trafik kazasında ölürler.
Korece사고, 우연 /ˈsʰa̠(ː)ɡo̞/
an accident
köken: Sino-Korean word from 事故, from 事 (“event”) + 故 (“incident”)
aile: 사망사고, 교통사고
2006년에 교통사고를 당했어요.2006'da bir trafik kazası geçirdim.
İsveççeolycka, trafikolycka /²uːˌlʏkːa/
an accident (unfortunate mishap) · misfortune, unhappiness, misery
çekim: çoğul olyckor · tamlayan olyckas
zıt: lycka
köken: o- + lycka
aile: olycklig, olycksplats
Det bedöms inte vara en terrorattack.Bu bir trafik kazası değil herhalde.
Han dog i en olycka
Lehçewypadek (eril) /vɘˈpa.dɛk/
accident (unexpected event with negative consequences occurring without the intention of the one suffering the consequences) · event, instance (something that happened) · accident (any chance event)
çekim: çoğul wypadki · tamlayan wypadku
eş: sprawa, sytuacja, incydent, zajście, zdarzenie, epizod
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *úd Proto-Balto-Slavic *ū́ Proto-Slavic *vy- Proto-Indo-European *ped-der. Proto-Balto-Slavic *pṓˀstei Proto-Slavic *pàsti Proto-Slavic *vypasti Old Polish wypaść Polish wypaść Proto-Indo-European *-kos Proto-Slavic *-kъ Proto-Slavic *-ъkъ Old Polish -ek Polish -ek Polish wypadek From wypaść + -ek. First attested in 1612. Sense 1 is the result of ellipsis of…
aile: na wypadek
Miałaś wypadek.Trafik kazası geçirdin.
wypadek komunikacyjny
na wszelki wypadek
1995 року загинув в автокатастрофі.1995'te bir trafik kazası sonucu ölmüştür.
accident, mishap
çekim: çoğul दुर्घटनाएँ
köken: Borrowed from Sanskrit दुर्घटना (durghaṭanā). By surface analysis, दुर्- (dur-, “mal-”) + घटना (ghaṭnā, “exertion, event”).
manifestation (embodiment of an intangible or variable thing)
çekim: çoğul ilmenemismuodot · tamlayan ilmenemismuodon
köken: ilmenemis- + muoto
Molemmat kuolivat onnettomuudessa.İkisi de trafik kazasında ölürler.
Çekçeakcident, nehoda, případek (dişil) /ˈnɛɦoda/
accident (mishap)
çekim: çoğul nehody · tamlayan nehody
eş: havárie
köken: From ne- + hodit, cognates include Serbo-Croatian nezgoda and Slovak nehoda.
aile: nehodový, autonehoda, nehodovka
Oba při nehodě zahynuli.İkisi de trafik kazasında ölürler.
Macarcabaleset /ˈbɒlɛʃɛt/
accident (befalling, mishap, casualty)
çekim: çoğul balesetek
köken: bal + eset
aile: baleseti
Egy balesetben.Bir trafik kazasında.
İbraniceתְּאוּנָה
אירעה שם תאונת דרכים.Orada bir trafik kazası oldu.
Latincecalamitas, temeritās (dişil) /kaˈɫa.mɪ.taːs/
loss, damage, harm · misfortune, calamity, disaster · military defeat
çekim: çoğul calamitātēs · tamlayan calamitātis
zıt: beneficium, favor, commodum, commoditās, victōria
köken: From unattested *calamis ("damaged") + -tās from Proto-Indo-European *kl̥h₂emi- from *kelh₂- (“to beat”). Compare the negated incolumis from Proto-Italic *enkalamis, from Proto-Indo-European *n̥kl̥h₂emi-. Cognate with clādēs, Proto-Celtic *klamitos and others. An old form by l-d-alternation is Old Latin kadamitās.
aile: calamitōsus
property, quality, characteristic, attribute, feature, trait
çekim: çoğul egenskaber · tamlayan egenskabs
köken: egen + -skab, from German Eigenschaft. Compare Norwegian and Swedish egenskap.
I den anden sang bliver de begge dræbt i et trafikuheld.İkisi de trafik kazasında ölürler.
Den er ikke for kommersiell trafikk.Bu bir trafik kazası değil herhalde.
Endonezcekebetulan, kecelakaan, kesempatan /kəbəˈt̪ʊlan/
accidental: anything happening accidentally
çekim: çoğul kebetulan-kebetulan
köken: From Malay kebetulan. Equal to betul + ke- -an.
Kamu mengalami kecelakaan.Trafik kazası geçirdin.

Etimoloji

trafik + kaza

Örnek Cümleler

Bir trafik kazasında.
ln an accident.
Trafik kazası geçirdin.
You were in a traffic accident.
Trafik kazası nasıl oldu?
How did the traffic accident happen?
O, trafik kazasında öldü.
He died in the traffic accident.
Tom trafik kazasında öldü.
Tom was killed in the accident.
Tom trafik kazası geçirdi.
Tom had a traffic accident.
Trafik kazasında yaralandı.
He got injured in the traffic accident.
Bir trafik kazası geçirdim.
I got in an accident.
O bir trafik kazası geçirdi.
He was in a traffic accident.
Tom trafik kazasında ölmedi.
Tom didn't die in a car accident.
Amcam trafik kazası geçirdi.
My uncle was involved in the traffic accident.
Trafik kazasında yaralandım.
I got injured in the traffic accident.
trafik kazası ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod